Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Yaşa Göre Cinsel Eğitim Rehberi

Ana SayfaBlog
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
10 dk okuma
Son güncelleme: 30 Ekim 2026
Yaşa Göre Cinsel Eğitim Rehberi

Cinsel eğitim tek bir konuşma değil, yaşla birlikte derinleşen bir çerçevedir. 0-3’ten ergenliğe hangi yaşta ne anlatılmalı, ebeveyn nasıl bir dil kullanmalı.

Birçok ebeveyn bu konuyu "vakti gelince konuşuruz" diye erteler. Oysa vakit, çocuk ilk soruyu sorduğunda gelmiştir — ve bu soru çoğu zaman üç yaşında, en beklenmedik anda gelir.

Cinsel eğitim tek bir konuşma değildir. Bedeni tanımak, sınır koymayı öğrenmek, mahremiyeti kavramak ve güvende kalmak üzerine, yaşla birlikte derinleşen bir çerçevedir.

Bu yazı, hangi yaşta neyin anlatılması gerektiğini, ebeveynin nasıl bir dil kullanabileceğini ve sık karşılaşılan durumlarda ne yapılacağını anlatıyor.

Önemli Noktalar

  • Cinsel eğitim tek bir konuşma değil, yaşla birlikte yenilenen bir çerçevedir.
  • Doğru anatomik adları kullanmak, çocuğun gerektiğinde anlaşılır biçimde anlatabilmesini sağlar.
  • Bilgi vermek merakı artırmaz; bilgisizlik riski artırır.
  • Beden sınırı ve "hayır" deme hakkı, cinsel eğitimin koruyucu çekirdeğidir.
  • Sorulmayan ayrıntıyı anlatmak gerekmez; sorulan kadarını cevaplamak yeterlidir.
  • Ergenlikte internet, ilk bilgi kaynağı hâline gelir; boşluk doldurulmazsa oradan dolar.

Neden Erken Başlamak Gerekir?

Ailelerin en yaygın çekincesi, bilginin merakı ve erken davranışı artıracağıdır. Araştırma bulguları bunun tersini göstermektedir: yaşa uygun bilgi alan çocuklarda cinselliğe başlama yaşı gecikmekte ve riskli davranış azalmaktadır.

İkinci gerekçe korunmadır. İstismarın çoğu, çocuğun tanıdığı bir kişi tarafından gerçekleştirilir ve sözcükleri olmayan çocuk olanı anlatamaz. Beden bölümlerinin adlarını bilmek ve hangi dokunuşun uygun olmadığını öğrenmiş olmak, hem anlatmayı hem de erken fark edilmeyi kolaylaştırır.

Üçüncüsü, boşluğun mutlaka doldurulacak olmasıdır. Çocuk cevabı ailesinden alamazsa akranlarından ya da internetten alır; her iki kaynak da düzeltilmesi güç bilgiler içerir.

0-3 Yaş: Bedeni Tanıma

Bu dönemde cinsel eğitim, bedenin doğal biçimde adlandırılmasından ibarettir.

Doğru adları kullanın. Kol, diz ve kulak gibi cinsel organların da doğru adları öğretilmelidir. Takma adlar kullanmak, çocuğun ileride bir durumu anlatmasını zorlaştırır ve o bölgelerin konuşulamaz olduğu mesajını verir.

Beden merakını olağan karşılayın. Bu yaşta çocuğun kendi bedenini keşfetmesi ve dokunması gelişimsel olarak olağandır. Utandırmak ya da cezalandırmak yerine yönlendirme işe yarar.

Mahremiyeti göstermeye başlayın. Tuvalet ve banyo sırasında kapının kapatılması, giyinirken oda düzeni gibi uygulamalar sözden önce örnekle öğretilir.

Bez ve tuvalet sırasında izin dilini kurun. "Şimdi bezini değiştiriyorum" demek, bedenin sahibinin çocuk olduğu fikrinin ilk adımıdır.

3-6 Yaş: Sınırlar ve Mahremiyet

Soruların en yoğun geldiği dönemdir. "Ben nereden geldim?" sorusu çoğu çocukta bu yaşta sorulur.

Kısa ve doğru cevap verin. Bu yaşta çocuğun merakı çoğu zaman sandığımızdan basittir. "Annenin karnındaki özel bir yerde, rahimde büyüdün" cevabı genellikle yeterlidir. Sorulmayan ayrıntıyı anlatmak gerekmez.

Mahrem bölge kavramını kurun. İç çamaşırının örttüğü yerlerin özel olduğunu, bu bölgelere başkalarının bakmaması ve dokunmaması gerektiğini anlatın. İstisnalar da açıkça söylenmelidir: temizlik için anne baba, muayene için hekim — o da ebeveyn yanındayken.

"Hayır" deme hakkını tanıyın. Çocuğun istemediğinde akrabasına sarılmayı ya da öpücük vermeyi reddedebilmesi önemlidir. "Ayıp olmasın" diye zorlamak, beden sınırının başkalarının isteğine göre esneyebileceğini öğretir.

Sır ve sürpriz ayrımını öğretin. Sürpriz sonunda açılır ve sevindirir; sır saklanır ve rahatsız eder. "Bu bizim aramızda kalsın" denen hiçbir şeyin saklanmaması gerektiğini net biçimde söyleyin.

Güvenli erişkin listesi yapın. Çocuğun zorlandığında gidebileceği en az üç erişkini birlikte belirleyin.

6-9 Yaş: Bedenin Değişimi ve Kurallar

Bu yaşta çocuk toplumsal kuralları kavrar ve akran etkisi artar.

Ergenlik öncesi hazırlık başlar. Bedenin ilerleyen yıllarda değişeceği, bunun herkeste farklı zamanda olduğu anlatılmalıdır. Hazırlık, değişim başlamadan önce yapıldığında kaygı belirgin olarak azalır.

Üreme konusunu yaşa uygun genişletin. Bebeğin nasıl oluştuğu bu yaşta daha ayrıntılı sorulur. Doğru ve sade bilgi, uydurma açıklamalardan daha iyidir; sonradan düzeltmek zordur.

Dijital güvenliği başlatın. Çevrimiçi ortamda tanışılan kişiler, fotoğraf paylaşımı ve uygunsuz içerikle karşılaşma bu yaşta gündeme gelir. Çocuğa, rahatsız edici bir şey gördüğünde suçlanmayacağını ve size söyleyebileceğini net biçimde anlatın.

Akranlardan gelen bilgiyi düzeltin. Bu yaşta çocuklar birbirinden bilgi alır ve çoğu yanlıştır. "Arkadaşların ne diyor?" sorusu, düzeltme fırsatı yaratır.

9-12 Yaş: Ergenliğe Hazırlık

Ergenlik belirtileri başlamadan önce bilgi verilmelidir. Kızlarda âdet, erkeklerde ses değişimi ve gece boşalmaları hazırlıksız yaşandığında korku ve utanç yaratır.

Beklenen değişimleri anlatın. Boy uzaması, terleme, cilt değişiklikleri, kıllanma, göğüs gelişimi, âdet ve gece boşalmaları. Bunların her çocukta farklı zamanda olduğu vurgulanmalıdır; erken ya da geç gelişen çocuk kendini anormal hissedebilir.

Her iki cinsiyete de her ikisini anlatın. Kız çocuğunun erkeklerdeki değişimi, erkek çocuğunun âdeti bilmesi hem merakı hem de alay riskini azaltır.

Pratik hazırlık yapın. Âdet öncesinde çantada ped bulundurmak, ne yapılacağını önceden konuşmak kaygıyı belirgin biçimde azaltır.

Mahremiyet ve beden değişimi ilişkisini kurun. Bu yaşta çocuk kendi odasında yalnız kalma ihtiyacı duyar; bu olağandır ve desteklenmelidir.

Cinsel içerikli görüntülerle karşılaşmayı konuşun. Çocuk bu yaşta istemeden bu tür içeriklerle karşılaşabilir. Önceden konuşulmuş olması, karşılaştığında size söylemesini kolaylaştırır.

12-18 Yaş: Değerler, Rıza ve Sorumluluk

Ergenlikte konu bilgiden çok değerler, ilişki ve sorumluluk üzerinedir.

Rıza kavramını açıkça konuşun. Rızanın özgürce verilmesi gerektiği, her an geri alınabileceği, sessizliğin ya da direnmemenin rıza anlamına gelmediği açıkça anlatılmalıdır. Bu, hem korunma hem de sorumluluk açısından temel konudur.

İlişkide saygı ve sınırları ele alın. Kıskançlığın sevgi göstergesi olmadığı, telefon kontrolünün ve sosyal çevreden koparmanın şiddetin erken biçimleri olduğu konuşulmalıdır.

Korunma bilgisini eksiksiz verin. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve korunma yöntemleri hakkında doğru bilgi, ergeni cinselliğe yöneltmez; riski azaltır.

Dijital mahremiyeti konuşun. Görüntü paylaşımının geri alınamazlığı, şantaj riski ve bu durumda ne yapılacağı ele alınmalıdır. Ergen, böyle bir durumda suçlanmayacağını bilmelidir; aksi hâlde yardım istemez.

Kapıyı açık tutun. Bu yaşta ergen her şeyi anlatmaz ve bu olağandır. Önemli olan, gerektiğinde gelebileceği bir kapının açık olduğunu bilmesidir.

Ebeveynin Dili

Soruyu geciktirmeyin. "Sonra konuşuruz" cevabı, konunun konuşulamaz olduğu mesajını verir. Uygun an değilse zaman verin ve mutlaka dönün.

Şaşırmayın, tepki vermeyin. Yüz ifadeniz cevabınızdan daha çok şey anlatır.

Sorulan kadarını cevaplayın. Çocuğun sorusu çoğu zaman sandığınızdan dardır. Önce ne bildiğini sorun: "Sen ne düşünüyorsun?"

Bilmediğinizde söyleyin. "Bilmiyorum, öğrenip sana söyleyeceğim" güveni artırır.

Utanç sözcüklerinden kaçının. "Ayıp", "günah", "pis" gibi ifadeler bedeni utançla ilişkilendirir ve ileride sorun yaşandığında anlatmayı engeller.

Tek seferlik konuşma beklemeyin. Küçük ve tekrar eden konuşmalar, tek bir büyük konuşmadan daha etkilidir.

Zor Sorulara Hazır Cevaplar

Ailelerin en çok zorlandığı anlar, hazırlıksız yakalandıkları sorulardır. Birkaç yaygın soruya yaşa uygun çerçeveler:

"Bebek nasıl oluyor?" (4-6 yaş): "Annenin bedeninde yumurta, babanın bedeninde sperm var. İkisi birleştiğinde annenin karnındaki rahimde bebek büyümeye başlıyor."

"Nereden çıkıyor?" (4-6 yaş): "Annenin bedeninde bunun için özel bir yol var; bebek oradan çıkıyor. Bazen de doktor ameliyatla alıyor."

"Siz de yaptınız mı?" (6-9 yaş): "Evet, sen böyle oldun. Bu yetişkinlerin kendi aralarında, özel olarak yaptığı bir şey."

"Eşcinsellik ne demek?" (7 yaş ve üstü): "Bazı insanlar karşı cinsten birine, bazıları kendi cinsinden birine âşık olur. İnsanlar farklı olabilir."

Bu cevapların ortak özelliği kısa, doğru ve yargısız olmalarıdır. Çocuk daha fazlasını merak ederse sorar; sormadıysa o an için yeterlidir.

Eşler Arasında Ortak Çerçeve

Ankara'daki başvurularda sık görülen bir güçlük, ebeveynlerin bu konuda farklı düşünmesidir. Biri açık ve erken konuşmak isterken diğeri konunun ertelenmesi gerektiğini düşünebilir.

Çocuk açısından asıl sorun, hangi görüşün doğru olduğu değil, çelişkili mesaj almasıdır. Bir ebeveynden cevap alıp diğerinden susturulan çocuk, konunun tehlikeli olduğu sonucunu çıkarır.

Pratik çözüm, çocukla konuşmadan önce eşler arasında basit bir çerçeve üzerinde anlaşmaktır: hangi yaşta ne anlatılacak, hangi sözcükler kullanılacak, soru geldiğinde kim cevaplayacak. Bu çerçevenin ayrıntılı olması gerekmez; tutarlı olması yeterlidir.

Sık Karşılaşılan Durumlar

Kendine dokunma. Okul öncesinde olağandır. Utandırmak yerine mahremiyet çerçevesi kurulur: bunun özel bir alanda yapılabileceği anlatılır. Sıklığın artması ve gündelik yaşamı engellemesi durumunda değerlendirme gerekir. Bu konuda çocuklarda mastürbasyon davranışı yazımıza bakabilirsiniz.

Doktorculuk oyunu. Benzer yaştaki çocuklar arasında karşılıklı merak olağandır. Yaş farkının belirgin olması, zorlama, gizlilik ve yaşa uygun olmayan davranış içermesi durumunda değerlendirme gerekir.

Uygunsuz içerikle karşılaşma. Panik ve ceza yerine sakin bir konuşma işe yarar. Çocuğun size söylemiş olması olumlu bir işarettir ve bu davranış desteklenmelidir.

Yaşa uygun olmayan cinsel bilgi. Çocuğun yaşının çok üstünde ayrıntılı bilgi göstermesi uyarıcıdır ve nereden öğrendiğinin araştırılması gerekir.

Okulun Rolü ve Aile ile Uyum

Cinsel eğitim yalnızca evde yürüyen bir süreç değildir. Okul, akran grubu ve medya da bu bilgiyi şekillendirir.

Okulla Ne Konuşulmalı?

Okulun bu alanda ne yaptığını bilmek, evdeki çerçeveyle uyum kurmayı sağlar. Rehberlik servisinin hangi yaşta hangi içeriği verdiği, beden eğitimi ve fen derslerinde konunun nasıl ele alındığı sorulabilir.

Ergenlik öncesi dönemde okulda yapılan bilgilendirme çalışmaları, aileden gelen bilgiyle çeliştiğinde çocukta kafa karışıklığı yaratır. Çelişkiyi çözmenin en pratik yolu, okulda ne anlatıldığını öğrenip evde o çerçeveyi genişletmektir.

Akran Bilgisinin Düzeltilmesi

Okul çağında çocuklar bilginin önemli bölümünü birbirinden alır ve bu bilgi çoğunlukla yanlış ya da eksiktir. Yanlış bilgiyi doğrudan reddetmek yerine merak üzerinden ilerlemek işe yarar: "Arkadaşların bunu nasıl anlatıyor?" sorusu, düzeltme için doğal bir alan açar.

Ankara'daki ailelerin sık dile getirdiği bir durum, çocuğun okuldan gelip yaşına uygun olmayan bir ifade kullanmasıdır. Buradaki doğru tepki paniklemek ya da cezalandırmak değil, sözcüğün ne anlama geldiğini sakin biçimde sormak ve doğru bilgiyi vermektir.

Medya ve İçerik Denetimi

Dizi, film ve sosyal medya içerikleri bu alanda ailenin fark ettiğinden daha erken etkili olur. İçeriği tümüyle engellemek çoğu yaşta mümkün değildir; daha işlevli olan, birlikte izlenen içerik üzerine konuşmaktır.

Bir ilişkinin nasıl gösterildiği, rızanın nasıl ele alındığı ve gerçek hayatla farkı üzerine yapılan kısa yorumlar, ayrı bir ders vermekten daha etkilidir.

Özel Durumlar

Gelişimsel Farklılığı Olan Çocuklar

Otizm spektrum bozukluğu, zihinsel yetersizlik veya gelişimsel gerilik bulunan çocuklarda cinsel eğitim daha da önemlidir; çünkü bu çocuklarda istismar riski daha yüksektir.

Yaklaşımda birkaç fark vardır: bilgi somut ve görsel olmalı, kurallar açık ve tekrarlı biçimde verilmeli, mahremiyet kuralları yazılı ya da resimli olarak somutlaştırılmalıdır. "Uygun dokunuş" gibi soyut kavramlar yerine "iç çamaşırının örttüğü yerlere kimse dokunamaz" gibi net kurallar daha işlevseldir.

Bu çocuklarda ergenlik dönemi hazırlığı erken başlatılmalı ve davranışın uygun ortamda yapılması somut biçimde öğretilmelidir.

Tek Ebeveynli ve Farklı Aile Yapıları

Ebeveynlerden biri yoksa ya da çocuk farklı cinsiyetteki ebeveynle yaşıyorsa, ergenlik konularının konuşulması zorlaşabilir. Bu durumda güvenilen bir akraba, aile hekimi ya da okul rehberlik servisi destek kaynağı olabilir.

Önemli olan, konunun hiç konuşulmaması değil, çocuğun güvendiği bir erişkinden doğru bilgiyi almasıdır.

Uzman Görüşü

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre ailelerin en sık yaptığı hata, konuyu ergenliğe ertelemektir. Oysa koruyucu etki en çok okul öncesi dönemde kurulur; beden sınırı, doğru adlandırma ve "hayır" deme hakkı bu yaşlarda öğrenilir.

İkinci sık hata, çocuğun sorusunu olduğundan geniş yorumlamaktır. Üç yaşındaki bir çocuğun "ben nereden geldim" sorusu, çoğu zaman yalnızca hangi hastanede doğduğunu merak etmesidir. Önce ne sorduğunu anlamak, doğru cevabı vermenin ilk koşuludur.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ayrıca takma adların sanıldığından daha önemli bir sorun olduğunu vurgulamaktadır. Cinsel organları için uydurma sözcükler kullanan çocuk, bir istismar durumunda anlattığı şey anlaşılmayabilir; bu, adli süreçte de sorun yaratır.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, gelişimsel farklılığı olan çocuklarda bu eğitimin daha da kritik olduğunu belirtmektedir. Bu çocuklarda istismar riski yüksektir ve soyut kurallar yerine somut, tekrarlı ve görsel destekli bir çerçeve gerekir.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, eşler arasında ortak bir çerçeve kurulmasının çocuk açısından içeriğin kendisinden daha belirleyici olduğunu vurgulamaktadır. Bir ebeveynden cevap alıp diğerinden susturulan çocuk, konunun tehlikeli olduğu sonucunu çıkarır ve sonraki sorularını hiç sormaz.

Dördüncü nokta, utanç dilinin uzun dönemli etkisidir. Bedenini utançla ilişkilendiren çocuk, ileride bir sorun yaşadığında ailesine başvurmaz. Koruyuculuğun temeli, konuşulabilir bir ilişkidir.

Ankara'da Değerlendirme ve Randevu Süreci

Ankara'da bu konuyla ilgili başvurular genellikle iki biçimde gelir. Birincisi, ailenin çocuğun davranışından kaygılanmasıdır: yaşa uygun olmayan bilgi, tekrarlayan cinsel içerikli oyun ya da kendine dokunmanın sıklaşması. İkincisi, ailenin ne anlatacağını bilememesi ve yönlendirme istemesidir.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu tarafından Ankara'da yürütülen değerlendirmede önce davranışın gelişimsel olarak beklenen sınırlar içinde olup olmadığı belirlenir. Bu ayrım kritiktir: olağan bir davranışın sorun olarak ele alınması gereksiz utanç yaratırken, uyarıcı bir bulgunun gözden kaçması korunmayı geciktirir.

Ankara'daki ailelerin sık dile getirdiği bir güçlük, eşler arasında bu konuda görüş farkı bulunmasıdır. Bir ebeveyn açık konuşmak isterken diğeri erken bulabilir. Ortak bir çerçeve kurulması, çocuğun çelişkili mesaj almasını önler.

Ankara'daki başvurularda, ailenin en çok zorlandığı yaş aralığının dokuz-on iki olduğu görülmektedir. Bu dönemde çocuk hem soru sormayı azaltır hem de bilgiye en çok ihtiyaç duyar; ailenin konuyu açması gerekir.

Ankara'da çocuk gelişimi ve davranışlarıyla ilgili değerlendirme planlamak isterseniz, çocuk psikiyatrisi hizmeti hakkında bilgi alabilir ve randevu talebi oluşturabilirsiniz.

Özetle

Cinsel eğitim tek bir konuşma değil, yaşla birlikte derinleşen bir çerçevedir ve okul öncesinde başlar.

Doğru anatomik adları kullanmak, beden sınırını öğretmek, "hayır" deme hakkını tanımak ve sır ile sürpriz ayrımını kurmak koruyucu çekirdeği oluşturur.

Bilgi vermek merakı ve erken davranışı artırmaz; bilgisizlik riski artırır. Sorulan kadarını cevaplamak ve utanç dilinden kaçınmak en işlevli yaklaşımdır.

Cinsel kimlik gelişimi hakkında ayrıntılı bilgi için çocuklarda cinsel kimlik gelişimi yazımıza bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Cinsel eğitime kaç yaşında başlanmalı?

Doğumdan itibaren, bedenin doğal biçimde adlandırılmasıyla. Bu tek bir konuşma değil, yaşla birlikte derinleşen bir çerçevedir. Koruyucu etki en çok okul öncesi dönemde kurulur; beden sınırı, doğru adlandırma ve 'hayır' deme hakkı bu yaşlarda öğrenilir. Ergenliğe ertelemek en sık yapılan hatadır.

Bilgi vermek merakı artırır mı?

Hayır. Araştırma bulguları tersini gösteriyor: yaşa uygun bilgi alan çocuklarda cinselliğe başlama yaşı gecikiyor ve riskli davranış azalıyor. Asıl risk bilgisizliktir. Ayrıca boşluk mutlaka dolar; çocuk cevabı ailesinden alamazsa akranlarından ya da internetten alır.

Cinsel organlar için takma ad kullanabilir miyim?

Kullanmamak daha doğrudur. Doğru anatomik adları bilen çocuk, bir sorun yaşadığında anlaşılır biçimde anlatabilir. Uydurma sözcükler kullanan çocuğun anlattığı bir istismar durumu anlaşılmayabilir ve bu adli süreçte de sorun yaratır. Ayrıca takma ad, o bölgelerin konuşulamaz olduğu mesajını verir.

'Ben nereden geldim?' sorusuna ne demeliyim?

Önce ne sorduğunu anlayın; üç yaşındaki bir çocuk çoğu zaman yalnızca hangi hastanede doğduğunu merak eder. Dört-altı yaş için yeterli bir cevap şudur: 'Annenin karnındaki özel bir yerde, rahimde büyüdün.' Sorulmayan ayrıntıyı anlatmak gerekmez; çocuk merak ederse sorar.

Çocuğumu akrabasına sarılmaya zorlamalı mıyım?

Hayır. Çocuğun istemediğinde sarılmayı ya da öpücük vermeyi reddedebilmesi, beden sınırı öğreniminin temel parçasıdır. 'Ayıp olmasın' diye zorlamak, beden sınırının başkalarının isteğine göre esneyebileceğini öğretir ve koruyucu etkiyi zayıflatır.

Ergenlik bilgisi ne zaman verilmeli?

Belirtiler başlamadan önce, yaklaşık dokuz-on iki yaş arasında. Kızlarda âdet, erkeklerde ses değişimi ve gece boşalmaları hazırlıksız yaşandığında korku ve utanç yaratır. Her iki cinsiyete de her ikisinin anlatılması hem merakı hem alay riskini azaltır.

Çocuğum kendine dokunuyor, ne yapmalıyım?

Okul öncesinde bu olağandır. Utandırmak ya da cezalandırmak yerine mahremiyet çerçevesi kurulur: bunun özel bir alanda yapılabileceği anlatılır. Sıklığın belirgin artması, gündelik yaşamı engellemesi ya da kendine zarar verecek biçimde olması durumunda değerlendirme gerekir.

Ergenime rıza konusunu nasıl anlatırım?

Açıkça: rızanın özgürce verilmesi gerektiğini, her an geri alınabileceğini, sessizliğin ya da direnmemenin rıza anlamına gelmediğini söyleyin. Ayrıca kıskançlığın sevgi göstergesi olmadığını, telefon kontrolü ve sosyal çevreden koparmanın şiddetin erken biçimleri olduğunu konuşun.

Eşimle aynı fikirde değiliz, ne yapmalıyız?

Çocuk açısından asıl sorun hangi görüşün doğru olduğu değil, çelişkili mesaj almasıdır. Bir ebeveynden cevap alıp diğerinden susturulan çocuk konunun tehlikeli olduğu sonucunu çıkarır. Çocukla konuşmadan önce basit bir çerçeve üzerinde anlaşın: hangi yaşta ne, hangi sözcükler, kim cevaplayacak.

Gelişimsel farklılığı olan çocukta nasıl olmalı?

Daha da önemlidir, çünkü bu çocuklarda istismar riski yüksektir. Bilgi somut ve görsel olmalı, kurallar açık ve tekrarlı verilmeli, mahremiyet kuralları yazılı ya da resimli olarak somutlaştırılmalıdır. 'Uygun dokunuş' gibi soyut kavramlar yerine 'iç çamaşırının örttüğü yerlere kimse dokunamaz' gibi net kurallar işe yarar.

Kaynakça

  1. World Health Organization Regional Office for Europe & BZgA (2010). Standards for Sexuality Education in Europe. Cologne: BZgA.
  2. UNESCO (2018). International Technical Guidance on Sexuality Education: An Evidence-Informed Approach (Revised ed.). Paris: UNESCO.
  3. Kirby, D. (2008). The Impact of Abstinence and Comprehensive Sex and STD/HIV Education Programs on Adolescent Sexual Behavior. Sexuality Research and Social Policy, 5(3), 18-27.
  4. American Academy of Pediatrics, Committee on Psychosocial Aspects of Child and Family Health (2001). Sexuality Education for Children and Adolescents. Pediatrics, 108(2), 498-502.
  5. Finkelhor, D. (2009). The Prevention of Childhood Sexual Abuse. The Future of Children, 19(2), 169-194.
  6. Walsh, K., Zwi, K., Woolfenden, S., & Shlonsky, A. (2015). School-Based Education Programmes for the Prevention of Child Sexual Abuse. Cochrane Database of Systematic Reviews, 4, CD004380.
  7. Friedrich, W. N., Fisher, J., Broughton, D., Houston, M., & Shafran, C. R. (1998). Normative Sexual Behavior in Children: A Contemporary Sample. Pediatrics, 101(4), e9.
  8. Schuster, M. A., Corona, R., Elliott, M. N., et al. (2008). Evaluation of Talking Parents, Healthy Teens, a New Worksite Based Parenting Programme. BMJ, 337, a308.
  9. Sullivan, P. M., & Knutson, J. F. (2000). Maltreatment and Disabilities: A Population-Based Epidemiological Study. Child Abuse & Neglect, 24(10), 1257-1273.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez. Çocuğunuzla ilgili bir endişeniz varsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun. Acil durumlarda 112'yi arayın.

Cinsel EğitimMahremiyetÇocuk KorumaErgenlik
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doçent, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi. Uzmanlık eğitimini Ankara Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında tamamladı. 15 yılı aşkın klinik deneyim. Türk Psikiyatri Derneği üyesi.

Tam Profili Görüntüle
Bilimin Işığında, Şefkatle

Her Çocuk Anlaşılmayı Hak Eder

Bebek, çocuk ve ergende; dikkat ve öğrenme güçlüklerinden kaygı, uyku ve davranış sorunlarına kadar geniş bir alanda, kanıta dayalı yöntemler ve aile odaklı empatik bir yaklaşımla yanınızdayız. İlk değerlendirmeden sürecin her adımına kadar; önce dinleyerek, açıkça anlatarak ve birlikte planlayarak çocuğunuzun ve ailenizin yanında oluyoruz.

0541 119 60 17Pzt–Cmt 09:00–19:00Çankaya, Ankara