
Bilişsel davranışçı terapi (BDT) çocuklarda nedir, hangi durumlarda etkilidir ve nasıl uygulanır? Kaygı, OKB ve depresyonda süreç, teknikler ve ebeveynin rolü.
Çocuğunuzun kaygısı, takıntıları ya da öfke patlamaları karşısında "konuşarak gerçekten bir şey değişir mi?" diye düşünmek çok doğaldır. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), tam da bu noktada devreye giren, çocuğun düşünce, duygu ve davranış örüntülerini fark edip değiştirmesine yardımcı olan ve etkinliği en çok araştırılmış psikoterapi yöntemlerinden biridir. Doğru uygulandığında BDT; çocuğun yaşına uyarlanmış, hedefe yönelik ve çoğu zaman sınırlı sayıda seanstan oluşan bir çalışmadır.
Bu rehberde BDT'nin ne olduğunu, hangi durumlarda işe yaradığını, bir sürecin nasıl ilerlediğini ve ebeveyn olarak sizin rolünüzü, çocuk ve ergen psikiyatristi Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'nun klinik yaklaşımıyla ele alıyoruz. BDT çoğu zaman tek başına değil, çocuğun ihtiyacına göre tasarlanan bütüncül bir planın parçası olarak uygulanır; genel çerçeveyi çocuk psikoterapisi rehberimizde bulabilirsiniz.
Önemli Noktalar - BDT, düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağı temel alan, kanıta dayalı bir terapi yöntemidir. - Çocuklarda en çok kaygı bozuklukları, fobiler, obsesif kompulsif bozukluk ve depresyonda etkilidir. - Yöntem çocuğun yaşına uyarlanır: küçük çocuklarda oyun, öykü ve çizim; ergenlerde daha çok konuşma ve beceri çalışması öne çıkar. - Ebeveyn katılımı, kazanılan becerilerin eve taşınması açısından sürecin ayrılmaz parçasıdır. - BDT genellikle hedefe yönelik ve sınırlı sayıda seanstan oluşur; "yıllarca sürecek" bir süreç değildir. - Her çocuğa her durumda BDT uygun olmayabilir; doğru yöntem ayrıntılı bir değerlendirmeyle belirlenir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Nedir? BDT, duygusal ve davranışsal zorlukların olayların kendisine değil, o olaylara yüklediğimiz anlamlara ve verdiğimiz tepkilere bağlı olduğu fikrine dayanır. Çocuk, kendisini kaygılandıran ya da öfkelendiren durumlarda devreye giren düşünce ve davranış kalıplarını önce fark etmeyi, sonra sınamayı ve daha işlevsel olanlarla değiştirmeyi öğrenir. Buradaki amaç çocuğu "sorunlu" olarak etiketlemek değil; ona yaşamı boyunca kullanabileceği baş etme becerileri kazandırmaktır.
Yöntem, onlarca yıllık bilimsel araştırmaya dayanır ve dünya genelinde çocuk ruh sağlığı kılavuzlarında sık önerilen yaklaşımların başında gelir. Ancak bu güçlü kanıt temeli, BDT'nin her çocuğa aynı kalıpla uygulanacağı anlamına gelmez; yöntemin özü esnekliktir. İyi bir uygulama, kanıta dayalı ilkeleri çocuğun özgün hikâyesiyle buluşturmayı gerektirir.
Düşünce, Duygu ve Davranış Üçgeni BDT'nin merkezinde basit ama güçlü bir model vardır: ne düşündüğümüz ne hissettiğimizi, ne hissettiğimiz de ne yaptığımızı etkiler. Örneğin sınav öncesi "kesinlikle başaramayacağım" diye düşünen bir çocuk yoğun kaygı hisseder ve çalışmaktan kaçınır; kaçınma da başarısızlık olasılığını artırarak ilk düşünceyi âdeta "doğrular". BDT bu kısır döngüyü görünür kılar ve çocuğun döngünün herhangi bir noktasından, yani düşünceden, duygudan ya da davranıştan müdahale etmesini sağlar.
BDT Çocuklarda Yetişkinlerden Nasıl Ayrılır? Çocuklarda BDT, yetişkin modelinin küçültülmüş bir kopyası değildir. Soyut düşünme henüz gelişmekte olduğundan kavramlar somutlaştırılır: duygular bir termometreyle ölçülür, düşünceler "düşünce baloncukları" olarak çizilir, cesaret adımları bir merdiven gibi sıralanır. Ergenlerde ise iş birliği, gizlilik ve özerklik ön plana çıkar; genç, kendi hedeflerinin sahibi hâline getirilir. Bu gelişimsel uyarlama, yöntemin başarısında belirleyici rol oynar.
BDT Hangi Durumlarda Etkilidir? BDT, çocuk ve ergen ruh sağlığında etkinliği en güçlü kanıtlarla desteklenen yaklaşımlardan biridir. Özellikle içe yönelim sorunları adı verilen kaygı ve duygudurum problemlerinde çoğu kılavuzda ilk sırada önerilir.
Kaygı Bozuklukları ve Fobiler Ayrılma kaygısı, yaygın kaygı, sosyal kaygı ve özgül fobilerde BDT, çocukların büyük bölümünde belirgin düzelme sağlar. Yöntemin en etkili bileşenlerinden biri kademeli maruz bırakmadır: çocuk, korktuğu durumla güvenli ve basamaklı biçimde, kaçınmadan temas etmeyi öğrenir. Çocuklarda kaygı bozukluğu tedavisi söz konusu olduğunda BDT, sıklıkla ilk tercih edilen yaklaşımdır.
Obsesif Kompulsif Bozukluk OKB'de, BDT'nin özelleşmiş bir biçimi olan "maruz bırakma ve tepki önleme" uygulanır. Çocuk, takıntılı düşüncelerin yarattığı kaygıyla, zorlantılı davranışa başvurmadan kalmayı adım adım öğrenir ve zamanla kaygının kendiliğinden azaldığını deneyimler. Obsesif kompulsif bozukluk tedavisinde bu yöntem, belirtilerin şiddetine göre ilaç tedavisiyle birlikte ya da tek başına kullanılabilir.
Depresyon, Öfke ve Davranış Sorunları Ergen depresyonunda BDT, olumsuz ve katı düşünce kalıplarını ele alır ve gencin keyif veren etkinliklere yeniden katılımını destekler. Davranışsal etkinleştirme adı verilen bu yaklaşım, çökkünlük nedeniyle geri çekilen gencin yaşamına küçük adımlarla hareket ve anlam katmayı hedefler. Öfke ve davranış sorunlarında ise dürtü kontrolü, problem çözme ve sakinleşme becerileri çalışılır; çocuk, tepki vermeden önce durup düşünmeyi adım adım öğrenir. DEHB gibi durumlara eşlik eden öfke patlamalarında da davranışçı teknikler, ebeveyn rehberliğiyle birlikte sıklıkla işe yarar. Burada önemli olan, belirtinin ardındaki nedeni doğru anlamak ve tekniği buna göre seçmektir.
Bir BDT Süreci Nasıl İlerler? BDT, rastgele sohbetlerden değil; yapılandırılmış ve hedefe yönelik seanslardan oluşur. Süreç genellikle birbirini izleyen birkaç aşamada ilerler.
İlk Değerlendirme ve Hedef Belirleme İlk görüşmelerde çocuğun zorlandığı durumlar, belirtilerin şiddeti ve güçlü yanları ayrıntılı biçimde değerlendirilir. Ardından çocuk ve aileyle birlikte somut, ölçülebilir hedefler belirlenir: "okula ağlamadan gitmek" ya da "gece kendi odasında uyuyabilmek" gibi. Hedeflerin çocuğun kendi diliyle tanımlanması, onun motivasyonunu ve sürece sahiplenmesini belirgin biçimde artırır.
Seanslarda Neler Yapılır? Her seansın belirli bir yapısı vardır: önceki haftanın gözden geçirilmesi, yeni bir becerinin öğretilmesi ve bu becerinin oyun ya da alıştırmayla pekiştirilmesi. Çocuk, seanslar arasında denemesi için küçük "ev ödevleri" alır. Bu alıştırmalar, terapi odasında öğrenilenlerin okulda, evde ve arkadaş ilişkilerinde gerçek yaşama aktarılmasını sağlayan en önemli köprüdür. Seanslar genellikle haftada bir yapılır; ilerledikçe aralar açılır ve çocuk kazandığı becerileri giderek daha bağımsız biçimde kullanmaya başlar. Bu kademeli bağımsızlaşma, BDT'nin temel amaçlarından biridir.
Ebeveynin Rolü Çocuğun BDT'den en çok yararlanması, büyük ölçüde ebeveynin sürece katılımına bağlıdır. Anne ve baba çoğu zaman bir tür "yardımcı terapist" gibi çalışır: evde becerileri hatırlatır, cesaret adımlarını destekler ve çocuğun kaçınmasını farkında olmadan pekiştirmekten kaçınmayı öğrenir. Bu nedenle seanslarda ebeveyne de düzenli olarak yer verilir.
BDT Ne Kadar Sürer ve Ne Zaman Sonuç Verir? BDT'nin en belirgin özelliklerinden biri, çoğu durumda sınırlı ve öngörülebilir bir süreye sahip olmasıdır. Tek bir kaygı alanında yoğunlaşan basit fobilerde birkaç seans yeterli olabilirken; yaygın kaygı, OKB ya da depresyon gibi daha karmaşık durumlarda süreç birkaç aya yayılabilir. Burada önemli olan seans sayısının kendisi değil, çocuğun belirlenen hedeflere ulaşıp ulaşmadığıdır. İyi planlanmış bir BDT sürecinde aile, çoğu zaman ilk haftalardan itibaren küçük ama anlamlı değişimleri fark etmeye başlar.
İlerleme düzenli olarak gözden geçirilir; beklenen gelişme sağlanamıyorsa plan yeniden ele alınır. Bu şeffaflık, ailenin sürece güvenini artırır. Ankara'daki ailelerin sık sorduğu "ne zaman sonuç alırız?" sorusunun yanıtı çocuktan çocuğa değişse de, kalıcı kazanımların seans odasının dışına taşındığında ortaya çıktığını unutmamak gerekir.
Yaşa Uygun ve Oyun Temelli Teknikler Küçük çocuklarda BDT, çoğunlukla oyunun içine yerleştirilir. Kahraman hikâyeleri, kuklalar, duygu kartları ve çizimler aracılığıyla çocuk soyut kavramları somut biçimde deneyimler. "Cesaret merdiveni", "endişe canavarını küçültmek" ya da "düşünce dedektifi olmak" gibi metaforlar, çocuğun sürece gönüllü katılımını kolaylaştırır. Ergenlerde ise uygulamalar daha çok günlük tutma, davranış deneyleri ve beceri provalarıyla yürür. Her durumda belirleyici olan, tekniğin çocuğun gelişim düzeyine ve ilgi alanına özenle uyarlanmasıdır.
Bu oyunlu dil, yöntemi hafifletmez; aksine çocuğun zor kavramları kendi dünyasında anlamlandırmasını sağlar. Bir çocuk için "korkuyla yüzleşmek" soyut ve ürkütücü bir ifadeyken, "cesaret merdivenini bir basamak çıkmak" ulaşılabilir ve hatta heyecan verici bir hedefe dönüşür. İyi bir terapist, bu metaforları her çocuğun ilgi alanına göre kişiselleştirir; kimi çocukla futbol, kimiyle çizgi roman kahramanları üzerinden aynı beceriyi çalışabilir.
BDT ile Diğer Terapi Yöntemleri Arasındaki Fark Aileler çoğu zaman BDT'yi oyun terapisi, aile terapisi ya da destekleyici görüşmelerle karıştırır. BDT, bu yöntemler içinde en yapılandırılmış ve hedefe yönelik olanıdır; belirli belirtileri ölçülebilir hedeflerle, somut tekniklerle ele alır. Oyun terapisi daha çok duyguların serbest ifadesine ve ilişki kurmaya dayanırken, aile terapisi sorunu çocuğun değil, ailenin ilişki örüntülerinin bütününde ele alır.
Bu yöntemler birbirinin alternatifi değil, çoğu zaman birbirinin tamamlayıcısıdır. Küçük bir çocukta BDT, oyunun diliyle yürütülebilir; bir ergende ise aile görüşmeleriyle desteklenebilir. Hangi yöntemin ya da hangi bileşimin uygun olduğuna, çocuğun yaşı, tanısı ve ailenin ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek karar verilir. Bu nedenle tek bir yöntemi baştan "en iyisi" ilan etmek yerine, çocuğa özel bir plan oluşturmak esastır.
BDT Hakkında Sık Yanlış Bilinenler BDT'nin "sadece pozitif düşünme" olduğu yaygın bir yanılgıdır; oysa yöntem, düşünceleri gerçekçi biçimde sınamayı ve davranışı değiştirmeyi hedefler, boş bir iyimserlik önermez. Bir diğer yanlış inanış, terapinin çocuğu "konuşmaya zorlamak" olduğudur; iyi bir BDT çocuğun hızına saygı gösterir ve güven ilişkisi üzerine kurulur. "İlaç almak terapiyi gereksiz kılar" ya da bunun tam tersi de doğru değildir; birçok durumda en iyi sonuç, ikisinin uygun biçimde birleştirilmesiyle elde edilir. Son olarak BDT, sonsuza dek sürecek bir bağımlılık değildir; çocuğa kendi araçlarını kazandırıp terapistin yavaşça geri çekilmesini amaçlayan bir süreçtir.
Ebeveyn Olarak Evde Neler Yapabilirsiniz? BDT'nin kalıcı sonuç vermesi, büyük ölçüde evde sürdürülen küçük uygulamalara bağlıdır. Ebeveyn olarak atabileceğiniz basit ama güçlü adımlar vardır:
- Çocuğunuzun attığı cesaret adımlarını, sonucundan bağımsız olarak fark edin ve takdir edin.
- Kaygıyı azaltmak için kaçınmaya izin vermek yerine, çocuğunuzu küçük ve güvenli denemelere nazikçe yönlendirin.
- Duyguları adlandırın: "Şu an gerginsin, bu çok anlaşılır" demek, çocuğun duygusunu düzenlemesine yardımcı olur.
- Kendi baş etme biçiminizle model olun; çocuklar en çok gözlemleyerek öğrenir.
- Sabırlı olun ve ilerlemeyi bir yarış değil, birlikte çıkılan bir yolculuk olarak görün.
Bu yaklaşımlar terapinin yerini tutmaz; ancak seanslarda öğrenilenleri pekiştirerek sürecin etkisini belirgin biçimde artırır. Ankara'da birçok aile, bu küçük günlük değişikliklerin zamanla ne kadar büyük fark yarattığını deneyimlemektedir.
BDT Çocuğun Okul ve Günlük Yaşamına Nasıl Yansır? BDT'nin asıl hedefi, çocuğun yalnızca seans odasında değil, günlük yaşamının tamamında daha iyi hissetmesidir. Okula gitmekten kaçınan bir çocuğun yeniden sınıfa dönebilmesi, arkadaş edinmekte zorlanan bir çocuğun sosyal ortamlara katılabilmesi ya da sınav kaygısı yaşayan bir ergenin gerçek potansiyelini gösterebilmesi, bu yöntemin somut çıktılarıdır. Kazanılan baş etme becerileri zamanla çocuğun kimliğinin doğal bir parçası hâline gelir.
Öğretmenlerle kurulan iş birliği, bu aktarımı güçlendiren en önemli etkenlerden biridir. Çocuğun okulda yaşadığı zorluklar ve gösterdiği ilerlemeler, ailenin onayıyla paylaşıldığında destek tutarlı ve bütüncül hâle gelir. Ankara'da birçok ailenin gözlemlediği gibi, evde, okulda ve terapide aynı dilin konuşulması, çocuğun kendini güvende hissetmesini ve kazanımlarını uzun vadede korumasını kolaylaştırır. Böylece BDT, tek bir belirtiyi ortadan kaldırmanın ötesine geçerek çocuğun genel uyumunu, öz güvenini ve ilişkilerini destekleyen bir sürece dönüşür. Bu bütünsel etki, yöntemin neden yalnızca bir "teknik" değil, çocuğun gelişimine yapılan bir yatırım olarak görüldüğünü de açıklar.
Uzman Görüşü Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre BDT'nin çocuklarda en değerli yanı, çocuğu edilgen bir "hasta" konumundan çıkarıp kendi zorluklarıyla baş eden bir "takım oyuncusu" hâline getirmesidir. Çocuk, kaygısının ya da öfkesinin kendisini yöneten bir güç değil; üzerinde çalışabileceği, anlaşılabilir bir örüntü olduğunu gördüğünde, tedaviye katılımı da belirgin biçimde artar.
Mehtap Eroğlu, tekniğin seçiminden önce ayrıntılı bir değerlendirmenin şart olduğunu vurgular. Aynı "öfke" belirtisi; bir çocukta kaygıdan, bir diğerinde dikkat sorunlarından, bir başkasında ise uyku düzensizliğinden kaynaklanıyor olabilir. Doğru tanı konmadan seçilen bir teknik, zaman kaybına yol açabilir. Bu nedenle BDT, bir hekimin yürüttüğü bütüncül değerlendirmenin ardından planlanmalıdır.
Bir çocuk ve ergen psikiyatristi olarak Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, gerektiğinde BDT'yi ilaç tedavisiyle birleştirmenin ya da aile görüşmeleriyle desteklemenin önemine dikkat çeker. Amaç, mümkün olan en az müdahaleyle en kalıcı iyileşmeyi sağlamaktır. Terapinin başarısı yalnızca seans odasında değil, kazanılan becerilerin çocuğun günlük yaşamına ne kadar aktarılabildiğinde ölçülür.
Son olarak ailelerin sabırlı olması gerektiğini hatırlatır: ilerleme çoğu zaman düz bir çizgi izlemez, iniş çıkışlar normaldir. Önemli olan, çocuğun küçük adımlarını fark etmek ve bu adımları birlikte kutlamaktır.
Ankara'da Değerlendirme ve Randevu Süreci Ankara'da çocuğunuz için bilişsel davranışçı terapi düşünüyorsanız, ilk adım doğru bir değerlendirmedir. Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'nun Çankaya'daki muayenehanesinde süreç, çocuğun ve ailenin ayrıntılı dinlenmesiyle başlar; belirtilerin kaynağı anlaşılmadan hiçbir teknik önerilmez. Bu ilk görüşme, Ankara'daki ailelerin en çok merak ettiği "çocuğuma hangi yöntem uygun?" sorusuna sağlam bir temel oluşturur.
Değerlendirmenin ardından, çocuğun yaşına ve tanısına uygun bir plan oluşturulur. Bu plan yalnızca BDT'yi değil; gerektiğinde ebeveyn danışmanlığını, okul iş birliğini ve uygun olduğu durumlarda ilaç tedavisini de kapsayabilir. Ankara ve çevresinden gelen ailelere, sürecin her aşaması anlaşılır biçimde aktarılır. Çocuk ve ergen psikiyatrisi alanındaki hizmetlerin ayrıntısına psikoterapi hizmet sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Randevu oluşturmak veya sürecle ilgili sorularınızı iletmek için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz. Ankara'da çocuğunuzun ihtiyacına uygun, bilimsel ve sıcak bir yaklaşım arıyorsanız, erken değerlendirme çoğu zaman en büyük farkı yaratan adımdır.
Özetle Bilişsel davranışçı terapi, çocuklarda kaygı, OKB, depresyon ve davranış sorunlarında etkinliği kanıtlanmış, yaşa uyarlanabilen ve genellikle kısa süreli bir yöntemdir. Başarısı; doğru tanıya, çocuğun gelişim düzeyine uygun tekniklere ve ebeveynin aktif katılımına bağlıdır. BDT'nin çocuğunuz için uygun olup olmadığına, ancak ayrıntılı bir değerlendirmeyle karar verilebilir. Doğru zamanda atılan bu adım, çocuğunuza yalnızca bugünkü zorluğunu aşmasında değil, yaşamı boyunca kullanabileceği baş etme becerilerini kazanmasında da yardımcı olur. Unutmayın: erken ve doğru bir değerlendirme, çocuğunuzun önündeki yolu belirgin biçimde kısaltabilir ve bu yolculuğu hem çocuk hem de aile için daha güvenli kılar.
Sık Sorulan Sorular
Bilişsel davranışçı terapi (BDT) nedir?
BDT, duygusal ve davranışsal zorlukların olaylara yüklenen anlamlara ve verilen tepkilere bağlı olduğu fikrine dayanan, kanıta dayalı bir psikoterapi yöntemidir. Çocuk; düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağı fark etmeyi, işlevsiz kalıpları sınamayı ve daha yardımcı olanlarla değiştirmeyi öğrenir. Amaç, çocuğa yaşam boyu kullanabileceği baş etme becerileri kazandırmaktır.
BDT çocuklarda kaç yaşından itibaren uygulanabilir?
BDT, okul öncesi dönemden ergenliğe kadar geniş bir yaş aralığında uygulanabilir; ancak yöntem çocuğun gelişim düzeyine uyarlanır. Küçük çocuklarda oyun, hikâye ve çizim kullanılırken, ergenlerde daha çok konuşma ve beceri çalışması öne çıkar. Çok küçük çocuklarda süreç büyük ölçüde ebeveyn üzerinden yürütülebilir.
BDT ne kadar sürer?
BDT genellikle sınırlı ve öngörülebilir sürelidir. Basit fobilerde birkaç seans yeterli olabilirken; yaygın kaygı, OKB ya da depresyon gibi durumlarda süreç birkaç aya yayılabilir. Önemli olan seans sayısı değil, çocuğun belirlenen hedeflere ulaşmasıdır. İlerleme düzenli olarak gözden geçirilir.
BDT hangi durumlarda etkilidir?
Çocuklarda BDT en çok kaygı bozuklukları, fobiler, obsesif kompulsif bozukluk ve depresyonda etkilidir. Öfke ve davranış sorunlarında da davranışçı teknikler yararlı olabilir. Özellikle kaygı ve duygudurum sorunlarında birçok kılavuzda ilk sırada önerilen yaklaşımlardan biridir.
BDT sırasında ilaç tedavisi de gerekir mi?
Her zaman gerekmez. Hafif ve orta şiddetteki birçok durumda BDT tek başına yeterli olabilir. Daha ağır tablolarda ise en iyi sonuç, BDT ile ilaç tedavisinin uygun biçimde birleştirilmesiyle alınabilir. Bu kararı, çocuğu değerlendiren hekim çocuğun durumuna göre verir.
Ebeveyn seanslara katılır mı?
Evet. Ebeveyn katılımı, çocuğun BDT'den en çok yararlanması için önemlidir. Anne baba çoğu zaman 'yardımcı terapist' gibi çalışır: evde becerileri hatırlatır, cesaret adımlarını destekler ve kaçınmayı farkında olmadan pekiştirmekten kaçınmayı öğrenir. Bu nedenle seanslara düzenli olarak dâhil edilir.
BDT ile oyun terapisi arasındaki fark nedir?
BDT, oyun terapisine göre daha yapılandırılmış ve hedefe yöneliktir; belirli belirtileri ölçülebilir hedeflerle ve somut tekniklerle ele alır. Oyun terapisi ise daha çok duyguların serbest ifadesine dayanır. İkisi birbirinin alternatifi değildir; küçük çocuklarda BDT zaten oyunun diliyle yürütülebilir.
Çocuğum konuşmak istemiyor, BDT yine de işe yarar mı?
İyi bir BDT, çocuğu konuşmaya zorlamaz; çocuğun hızına saygı gösterir ve güven ilişkisi üzerine kurulur. Özellikle küçük çocuklarda süreç oyun, çizim ve metaforlarla yürütülür. Çekingen çocuklarda ilk seanslar ilişki kurmaya ayrılır; zamanla katılım genellikle artar.
BDT'nin etkisi kalıcı mıdır?
BDT'nin amacı, çocuğa kendi baş etme araçlarını kazandırıp terapistin yavaşça geri çekilmesidir. Kazanılan beceriler günlük yaşama aktarıldığında etkisi kalıcı olabilir. Araştırmalar, BDT'nin etkilerinin tedavi sonrasında da sürdürülebildiğini göstermektedir; gerektiğinde kısa hatırlatma seansları planlanabilir.
Ankara'da çocuğum için BDT değerlendirmesini nasıl başlatabilirim?
İlk adım ayrıntılı bir değerlendirmedir; belirtilerin kaynağı anlaşılmadan hiçbir teknik önerilmez. Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'nun Ankara Çankaya'daki muayenehanesinde süreç, çocuğun ve ailenin dinlenmesiyle başlar. Randevu için web sitesindeki iletişim sayfasını kullanabilir veya telefonla ulaşabilirsiniz.
Kaynakça
- Kendall, P. C. (1994). Treating Anxiety Disorders in Children: Results of a Randomized Clinical Trial. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 62(1), 100-110.
- Walkup, J. T., Albano, A. M., Piacentini, J., et al. (2008). Cognitive Behavioral Therapy, Sertraline, or a Combination in Childhood Anxiety. New England Journal of Medicine, 359(26), 2753-2766.
- James, A. C., Reardon, T., Soler, A., James, G., & Creswell, C. (2020). Cognitive Behavioural Therapy for Anxiety Disorders in Children and Adolescents. Cochrane Database of Systematic Reviews, (11), CD013162.
- Pediatric OCD Treatment Study (POTS) Team. (2004). Cognitive-Behavior Therapy, Sertraline, and Their Combination for Children and Adolescents with Obsessive-Compulsive Disorder. JAMA, 292(16), 1969-1976.
- Compton, S. N., March, J. S., Brent, D., et al. (2004). Cognitive-Behavioral Psychotherapy for Anxiety and Depressive Disorders in Children and Adolescents: An Evidence-Based Medicine Review. Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry, 43(8), 930-959.
- Weisz, J. R., McCarty, C. A., & Valeri, S. M. (2006). Effects of Psychotherapy for Depression in Children and Adolescents: A Meta-Analysis. Psychological Bulletin, 132(1), 132-149.
- Stallard, P. (2002). Think Good – Feel Good: A Cognitive Behaviour Therapy Workbook for Children and Young People. Chichester: John Wiley & Sons.
- Kendall, P. C., & Hedtke, K. A. (2006). Cognitive-Behavioral Therapy for Anxious Children: Therapist Manual (3rd ed.). Ardmore, PA: Workbook Publishing.
- March, J. S., & Mulle, K. (1998). OCD in Children and Adolescents: A Cognitive-Behavioral Treatment Manual. New York: Guilford Press.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez. Çocuğunuzla ilgili bir endişeniz varsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun. Acil durumlarda 112'yi arayın.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
Doçent, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi. Uzmanlık eğitimini Ankara Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında tamamladı. 15 yılı aşkın klinik deneyim. Türk Psikiyatri Derneği üyesi.
Tam Profili Görüntüleİlgili hizmet: Ankara'da çocuk psikiyatrisi değerlendirmesi
İlgili Yazılar

Çocuk İhmali ve İstismarı: Belirtiler ve Yapılması Gerekenler

Çocuk Psikiyatristi ile Psikolog Arasındaki Fark

Deprem ve Afet Sonrası Çocuk Ruh Sağlığı

Çocuklarda Karın ve Baş Ağrısı: Psikosomatik Belirtiler

Çocuklarda Oyun Terapisi Nedir? Kapsamlı Ebeveyn Rehberi




