
Çocuk psikiyatristi mi, psikolog mu? İki mesleğin eğitimi, tanı ve ilaç yetkisi, test ve psikoterapideki rolleri, birlikte nasıl çalıştıkları ve hangi durumda önce hangisine başvurulacağı.
Çocuğunun ruhsal durumu için destek aramaya karar veren ailenin karşılaştığı ilk soru çoğu zaman şudur: "Çocuk psikiyatristine mi gitmeliyiz, psikoloğa mı?" Soru basit görünür, ama yanıtı ailenin elindeki bilgiye göre bazen gereksiz bir bekleyişe, bazen de birbirini tekrar eden başvurulara yol açar.
İki meslek aynı alanda çalışır, sıklıkla aynı çocuğun bakımında birlikte yer alır ve birbirinin işini tamamlar. Farklar ise eğitim yolunda, tanı ve tedavi yetkisinde, günlük pratikte hangi işe daha çok zaman ayrıldığında ortaya çıkar.
Bu yazı iki mesleğin eğitimini, tanı koyma, ilaç yazma, test uygulama ve psikoterapi alanlarındaki rollerini, ekip çalışmasının nasıl işlediğini ve hangi durumda hangi uzmana başvurmanın daha uygun olduğunu anlatıyor.
Önemli Noktalar
- Çocuk ve ergen psikiyatristi, tıp fakültesinden sonra çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında uzmanlık eğitimi almış bir hekimdir.
- Psikolog, psikoloji lisans eğitimi almış; klinik alanda çalışanlar çoğunlukla klinik psikoloji yüksek lisansı ya da doktorası yapmış uzmanlardır.
- Psikiyatrik tanı koyma ve ilaç tedavisi başlatma hekimin sorumluluğundadır.
- Psikolojik testlerin uygulanması ve yorumlanması, psikologların güçlü olduğu alanlardan biridir.
- Psikoterapi her iki mesleğin de uyguladığı bir tedavi yöntemidir.
- Birçok çocukta en iyi sonuç, iki mesleğin birlikte çalıştığı planla alınır.
- Doğru ilk adım, çocuğun belirtilerinin şiddetine, türüne ve süresine göre değişir.
- Acil bir güvenlik sorunu varsa uzman seçimi beklenmez; 112 aranır.
Bu Soru Neden Sık Soruluyor?
Ailelerin kararsızlığının anlaşılır nedenleri vardır. İki meslek de "ruh sağlığı uzmanı" olarak anılır, ikisi de çocukla konuşur, oyun ve çizimle çalışabilir, aileye öneriler verir. Dışarıdan bakınca aralarındaki fark belirgin değildir.
Buna bir de "psikiyatriste gitmek ağır bir durum demektir" ya da "psikiyatrist hemen ilaç verir" gibi yaygın inanışlar eklenir. Bu inanışlar, bazı ailelerin psikiyatrik değerlendirme gerektiren bir tabloda bile başvuruyu ertelemesine neden olabilir.
Hangi belirtilerin uzman görüşü gerektirdiğini yaş gruplarına göre çocuk psikiyatristine ne zaman gidilmeli yazımızda, ergenlik dönemine özgü tabloları ise ergen psikiyatristi ne yapar yazımızda ele aldık. Bu yazının odağı ise iki mesleğin farkı ve birlikte nasıl çalıştığıdır.
Eğitim Yolu: İki Farklı Başlangıç
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi
Çocuk ve ergen psikiyatristi önce tıp fakültesini bitirir. Bu eğitim, insan bedeninin bütününü, hastalıkların biyolojik temelini, ilaçların etki ve yan etkilerini, fizik muayeneyi ve laboratuvar tetkiklerinin yorumlanmasını kapsar.
Türkiye'de çocuk ve ergen psikiyatrisi ayrı bir ana uzmanlık dalıdır. Hekim, tıp fakültesinden sonra uzmanlık sınavıyla doğrudan bu alana girer ve birkaç yıl süren uzmanlık eğitimini tamamlar. Bu süre boyunca bebeklikten ergenliğin sonuna kadar ruhsal bozuklukların tanısı, ilaç tedavisi, psikoterapi yöntemleri, nörogelişimsel değerlendirme, aile ile çalışma ve acil psikiyatri üzerine eğitim alır. Bazı ülkelerde ise önce genel psikiyatri, ardından çocuk ve ergen psikiyatrisi yan dal eğitimi yapılır.
"Doçent" ya da "profesör" gibi unvanlar ise akademik unvanlardır; uzmanlığın üzerine akademik çalışma, yayın ve eğitim deneyimiyle kazanılır.
Psikolog ve Klinik Psikolog
Psikolog, üniversitelerin psikoloji bölümünden mezun olan kişidir. Lisans eğitimi gelişim, öğrenme, algı, kişilik, sosyal psikoloji ve araştırma yöntemleri gibi geniş bir alanı kapsar.
Klinik alanda, yani ruhsal sorunları olan kişilerle çalışmak isteyen psikologlar genellikle klinik psikoloji alanında yüksek lisans ve bazen doktora yapar. Bu eğitim; psikolojik değerlendirme, test uygulama, psikoterapi kuramları ve süpervizyon altında klinik uygulamayı içerir. Çocuklarla çalışan klinik psikologlar, gelişim psikolojisi ve çocuk psikoterapisi alanında ek eğitim ve deneyim edinir.
Unvanlar ve bunlara bağlı yetkiler zaman zaman düzenlemelerle değişebilir. Güncel çerçeveyi merak eden aileler için en doğru yol, ilgili meslek kuruluşları ya da sağlık kurumlarıyla teyit etmektir.
Tanı Koyma
Psikiyatrik tanı, bir belirti listesinin işaretlenmesinden ibaret değildir. Çocuğun gelişim öyküsü, belirtilerin ne zaman ve hangi ortamda ortaya çıktığı, işlevselliği ne ölçüde etkilediği, aile öyküsü, tıbbi durumu ve eşlik eden sorunlar birlikte değerlendirilir.
Çocuk ve ergen psikiyatristi, bu değerlendirmeyi tıbbi bir çerçeveyle yapar. Tiroid sorunları, uyku bozuklukları, bazı nörolojik durumlar ya da kullanılan ilaçların yan etkileri de ruhsal belirtilere benzeyen tablolar oluşturabilir. Hekim gerekli gördüğünde kan tetkiki, uyku değerlendirmesi ya da ilgili bölümlere yönlendirme ister. Tıbbi raporlar, özel eğitim ve okul düzenlemeleri için gereken sağlık belgeleri de hekim değerlendirmesine dayanır.
Psikologlar da kapsamlı klinik değerlendirme yapar ve bulgularını ayrıntılı raporlarla aktarır. Test sonuçları ve gözlemleri, tanı sürecinin önemli yapı taşlarındandır. Uygulamada tanı çoğu zaman iki mesleğin bulgularının bir araya gelmesiyle netleşir.
Kanıta dayalı değerlendirme üzerine yapılan çalışmalar, tek bir görüşmeye ya da tek bir teste dayanmak yerine, farklı kaynaklardan (aile, çocuk, öğretmen) ve farklı yöntemlerden (görüşme, gözlem, ölçek, test) gelen bilgilerin birleştirilmesini önerir. Bu yaklaşım, iş birliğinin neden gerekli olduğunu da açıklar.
İlaç Yazma Yetkisi
İki meslek arasındaki en net fark budur. İlaç tedavisini başlatma, dozunu ayarlama, yan etkileri izleme ve gerektiğinde sonlandırma kararı hekimin sorumluluğundadır. Psikologlar ilaç yazmaz.
Bu fark, psikiyatriste giden her çocuğun ilaç alacağı anlamına gelmez. Çocuk psikiyatrisinde birçok tablo, özellikle hafif ve orta düzeydeki kaygı, uyum sorunları ve davranış güçlükleri, ilk aşamada psikoterapi ve ebeveyn çalışmasıyla ele alınır. İlaç, belirli durumlarda ve belirli bir hedefle, ailenin bilgilendirilmiş onamıyla gündeme gelir.
Bazı durumlarda ise ilaç tedavisinin güçlü kanıtı vardır. Örneğin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda büyük ölçekli MTA çalışması, dikkatle izlenen ilaç tedavisinin temel belirtiler üzerinde davranışçı tedaviden daha güçlü etki gösterdiğini bildirmiştir. Çocukluk çağı kaygı bozukluklarında yapılan geniş bir çalışmada ise bilişsel davranışçı terapi ile ilacın birlikte kullanıldığı grubun, tek başına her iki tedaviden daha iyi yanıt verdiği görülmüştür. Ergen depresyonunda da benzer biçimde birleşik tedavinin avantajı bildirilmiştir. Bu çalışmalar, psikoterapi ile ilacın birbirinin rakibi değil, gerektiğinde birbirini tamamlayan araçlar olduğunu gösterir.
İlaç tedavisi hakkındaki ayrıntılı bilgiler için DEHB ilaç tedavisi rehberimize bakabilirsiniz.
Psikolojik Testler ve Ölçekler
Psikolojik testler, belirli bir beceriyi ya da özelliği standart koşullarda ölçen araçlardır. Zekâ ve bilişsel beceri testleri, dikkat testleri, gelişim testleri, kişilik ve duygu durumunu değerlendiren testler bunlara örnektir.
Bu testlerin uygulanması ve yorumlanması özel eğitim gerektirir. Bazı testler için ayrıca teste özgü sertifika eğitimi aranır. Psikologlar bu alanda en çok deneyime sahip meslek grubudur. Bilişsel değerlendirmenin nasıl yapıldığını WISC-R zekâ testi yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.
Çocuk psikiyatristi ise testleri çoğu zaman bir soruyu yanıtlamak için ister: "Okul başarısızlığının arkasında öğrenme güçlüğü mü var, dikkat sorunu mu, yoksa ikisi birden mi?" Test sonucu tek başına tanı değildir; görüşme, gözlem, okul bilgisi ve tıbbi değerlendirmeyle birlikte yorumlanır.
Ebeveyn ve öğretmenin doldurduğu belirti ölçekleri ise her iki meslek tarafından da sık kullanılır. Bu ölçekler tarama ve izlem için değerlidir, ancak klinik görüşmenin yerini tutmaz.
Psikoterapi: Her İki Mesleğin Ortak Alanı
Psikoterapi, konuşma, oyun, beceri öğretimi ve aileyle çalışma yoluyla yürütülen yapılandırılmış bir tedavidir. Çocuklarda en sık kullanılan yöntemler bilişsel davranışçı terapi, oyun terapisi, ebeveyn eğitimi programları ve aile odaklı yaklaşımlardır.
Hem çocuk ve ergen psikiyatristleri hem de klinik psikologlar psikoterapi uygular. Pratikte ise iş bölümü çoğu zaman şöyle şekillenir: Psikiyatrist değerlendirme, tanı, tedavi planı ve gerekiyorsa ilaç izlemini yürütür; haftalık ve uzun süreli psikoterapi seansları ise psikolog tarafından sürdürülür. Bu bir kural değil, zaman ve kaynakların verimli kullanılmasına dayanan yaygın bir düzendir.
Elli yıllık araştırmayı bir araya getiren kapsamlı bir meta-analiz, çocuk ve ergenlere yönelik psikoterapilerin anlamlı bir yarar sağladığını, ancak etkinin tanıya, yönteme ve uygulamanın kalitesine göre değiştiğini göstermiştir. Bu nedenle terapistin mesleğinden çok, uyguladığı yöntemin o soruna uygun ve kanıta dayalı olması önemlidir. Çocuk psikoterapisinin türleri hakkında daha fazla bilgi için psikoterapi sayfamıza bakabilirsiniz.
Ekip Çalışması: Rakip Değil, Tamamlayıcı
Çocuk ruh sağlığında iş birliği bir tercih değil, çoğu zaman gerekliliktir. Çocuğun hayatı ev, okul, arkadaş çevresi ve sağlık sistemi arasında geçer; tek bir uzmanın tüm bu alanları kapsaması güçtür.
Birinci basamakta yürütülen iş birliğine dayalı bakım modelleri üzerine yapılan araştırmalar, farklı meslek gruplarının ortak bir plan etrafında çalıştığı modellerin, ergen depresyonunda ve çocukluk çağı davranış sorunlarında olağan bakıma göre daha iyi sonuç verdiğini göstermiştir. İyi işleyen bir ekipte:
- Ortak bir tedavi hedefi vardır ve aile bu hedefi bilir.
- Uzmanlar, ailenin onayıyla düzenli bilgi paylaşır.
- Her uzman kendi uzmanlık alanında sorumluluk alır.
- Aile, farklı uzmanlardan çelişkili mesajlar almaz; bir çelişki olursa uzmanlar bunu kendi aralarında netleştirir.
- Okul ile gerekli iletişim, ailenin bilgisi ve onayıyla yürütülür.
Ailenin burada önemli bir rolü vardır. Farklı uzmanlardan alınan raporları saklamak, her birine diğerinin görüşünü iletmek ve uzmanların birbiriyle iletişim kurmasına izin vermek, sürecin tutarlı ilerlemesini kolaylaştırır.
Karşılaşabileceğiniz Diğer Meslekler
Çocuğun ihtiyacına göre sürece başka meslek grupları da katılabilir. Bu meslekleri tanımak, hangi desteğin nereden alınacağını anlamayı kolaylaştırır.
- Psikolojik danışman (rehber öğretmen): Okul içinde öğrencinin uyumu, akademik ve sosyal gelişimi için çalışır. Okulla iş birliğinin ilk adresidir.
- Çocuk gelişimi uzmanı: Özellikle erken çocuklukta gelişim takibi ve gelişimi destekleyen programlarda yer alır.
- Dil ve konuşma terapisti: Konuşma gecikmesi, artikülasyon sorunları, kekemelik ve dil bozukluklarında değerlendirme ve terapi yapar.
- Ergoterapist: Günlük yaşam becerileri, ince motor beceriler ve duyusal düzenleme alanlarında çalışır.
- Özel eğitim öğretmeni: Öğrenme güçlüğü ve gelişimsel farklılığı olan çocuklarda bireysel eğitim programlarını uygular.
- Çocuk hekimi ve çocuk nöroloğu: Bedensel sağlık, nöbetler ve nörolojik durumların değerlendirilmesinde yer alır.
Ankara gibi büyük şehirlerde bu meslek gruplarının çoğuna hem kamu hem de özel kurumlarda ulaşmak mümkündür. Bu mesleklerin hiçbiri bir diğerinin yerini tutmaz. Örneğin konuşması geciken bir çocukta dil ve konuşma terapisi gereklidir, ancak altta otizm spektrum bozukluğu ya da işitme sorunu olup olmadığının değerlendirilmesi de gerekir.
Hangi Durumda Önce Hangisine?
Kesin bir kural yoktur. Ankara'da ya da bulunduğunuz şehirde hangi uzmana başvuracağınızı düşünürken aşağıdaki örnekler, ailelerin karar vermesine yardımcı olacak genel bir çerçeve sunar.
Önce Çocuk Psikiyatristinin Değerlendirmesi Uygun Olduğunda
- Belirtiler şiddetliyse ya da çocuğun okul, aile ve arkadaş hayatını belirgin biçimde bozuyorsa
- Kendine zarar verme, ölümden söz etme ya da intihar düşüncesi varsa
- Gerçeklikle bağın zayıfladığını düşündüren belirtiler (olmayan sesler duyma, şüphecilik, garip inanışlar) varsa
- Dikkat eksikliği, otizm spektrum bozukluğu ya da başka bir nörogelişimsel durumdan şüpheleniliyorsa
- Belirgin iştah, kilo ya da uyku değişiklikleri varsa
- Daha önce başlanan psikoterapiye rağmen ilerleme olmuyorsa
- Çocuk halen bir psikiyatrik ilaç kullanıyorsa ya da ilaç tedavisi konusunda soru varsa
- Tıbbi bir hastalığın ruhsal belirtilerle birlikte seyrettiği durumlarda
Psikoloğa Başvurmanın Uygun Olabileceği Durumlar
- Belirli bir yaşam olayına (taşınma, kardeş doğumu, okul değişikliği) bağlı, hafif ve yakın zamanda başlamış uyum güçlükleri
- Hafif düzeyde kaygı ya da belirli bir korku
- Tanısı konmuş bir durum için psikoterapi ya da test önerilmişse
- Ebeveynlik becerilerine yönelik destek ve rehberlik ihtiyacı
Bu ayrım kesin değildir. İyi bir psikolog, değerlendirme sırasında psikiyatrik bir değerlendirme gerektiğini fark ettiğinde aileyi yönlendirir; iyi bir psikiyatrist de psikoterapi gerektiğinde uygun bir psikologla iş birliği kurar. Önemli olan, hangi kapıdan girilirse girilsin, çocuğun ihtiyacı olan değerlendirmeye zamanında ulaşmasıdır.
Acil Durumlar
Çocuk ya da ergen kendine veya başkasına zarar verme riski taşıyorsa, uzman seçimi için beklenmez. 112 aranır ya da en yakın acil servise başvurulur ve çocuk yalnız bırakılmaz.
Bir Uzmanla Görüşürken Sorulabilecek Sorular
Hangi meslekten olursa olsun, ilk görüşmede şu soruları sormak ailelere yol gösterir:
- Çocuğumun durumuna ilişkin değerlendirmeniz nedir, bir tanı düşünüyor musunuz?
- Önerdiğiniz tedavi yöntemi nedir ve bu sorun için kanıtı ne durumdadır?
- Tedavinin hedefleri neler, ilerlemeyi nasıl izleyeceğiz?
- Başka bir uzmanla iş birliği gerekecek mi?
- Aile olarak bizden beklenen nedir?
- Okul ile iletişim gerekirse bu nasıl yürütülecek?
Bu sorulara açık ve anlaşılır yanıt verilmesi, doğru bir başlangıç yapıldığının iyi bir göstergesidir.
Sık Karşılaşılan Yanlış İnanışlar
"Psikiyatriste gitmek, durumun ağır olduğu anlamına gelir." Hayır. Çocuk psikiyatristine başvuruların önemli bir bölümü hafif ve orta düzeydeki sorunlar, gelişimsel sorular ya da ebeveynlik konusundaki belirsizlikler içindir.
"Psikiyatrist yalnızca ilaç verir." Çocuk psikiyatristinin işi değerlendirme, tanı, tedavi planlama, psikoterapi, ebeveyn danışmanlığı ve okul ile iş birliğini kapsar. İlaç bu araçlardan yalnızca biridir.
"Psikolog yalnızca konuşur, gerçek tedavi yapmaz." Hayır. Kanıta dayalı psikoterapiler, birçok çocukluk çağı sorununda ilk seçenek tedavilerdir ve etkinlikleri araştırmalarla gösterilmiştir.
"İkisine birden gitmek gereksiz masraftır." Her çocuk için geçerli değildir, ancak iki mesleğin birlikte çalıştığı durumlarda planlanmış bir iş bölümü, çoğu zaman tekrar eden başvuruları azaltır.
Uzman Görüşü
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre ailelerin "psikiyatrist mi, psikolog mu?" sorusunun arkasında çoğu zaman başka bir soru yatar: "Çocuğumun sorunu ne kadar ciddi?" Bu sorunun yanıtını aile tek başına vermek zorunda değildir. İlk değerlendirmenin amacı da tam olarak budur: sorunun ne olduğunu, ne kadar ciddi olduğunu ve kimlerle nasıl bir plan yapılacağını netleştirmek.
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, iki mesleğin birbirinin rakibi olarak algılanmasının en çok çocuğa zarar verdiğini vurgulamaktadır. Klinik pratikte en iyi sonuçlar, psikiyatrist ile psikoloğun aynı hedef üzerinde uzlaştığı, aileye tutarlı bilgi verdiği ve düzenli iletişim kurduğu durumlarda alınır.
Ankara'daki değerlendirmelerde sık karşılaşılan bir durum, ailenin uzun süre psikoterapiye devam ettiği halde, altta yatan bir dikkat sorunu ya da duygu durum bozukluğunun gözden kaçmış olmasıdır. Tersine, yalnızca ilaçla izlenen ve psikoterapi desteği hiç almamış çocuklar da görülür. Her iki durumda da eksik olan, tedavinin bütüncül biçimde planlanmasıdır.
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre ilaç kararı hiçbir zaman ilk görüşmenin otomatik bir sonucu değildir. Tanı netleştikten, aile bilgilendirildikten ve ilaç dışı seçenekler konuşulduktan sonra, gerekiyorsa ailenin onamıyla birlikte verilir.
Son olarak, hangi uzmanla başlanırsa başlansın, ailenin kendi gözlemlerini ve sorularını açıkça paylaşması sürecin en değerli katkılarından biridir. Uzmanlar çocuğu birkaç saat görür, aile ise her gün.
Ankara'da Değerlendirme ve Randevu Süreci
Ankara'da çocuk psikiyatrisine yapılan başvuruların önemli bir bölümü, ailenin daha önce bir psikolog, okul rehber öğretmeni ya da çocuk hekimi tarafından yönlendirilmesiyle gerçekleşir. Bu yönlendirme, iş birliğinin doğal başlangıç noktasıdır.
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu tarafından Ankara'da yürütülen değerlendirmede önce çocuğun gelişim öyküsü, belirtileri, okul durumu ve aile bilgileri alınır; çocukla yaşına uygun biçimde ayrıca görüşülür. Gerekli görülürse psikolojik test, dil ve konuşma değerlendirmesi ya da tıbbi tetkik istenir.
Ankara'daki değerlendirme sonunda aileye bulgular, varsa tanı ve önerilen plan açıkça anlatılır. Plan psikoterapi, ebeveyn danışmanlığı, okul ile iş birliği ve gerekiyorsa ilaç tedavisini içerebilir. Psikoterapi başka bir uzmanla sürdürülecekse, ailenin onayıyla bilgi paylaşımı planlanır.
Ankara dışından gelen aileler için önceki raporların, okul değerlendirmelerinin ve varsa psikolog raporlarının görüşmeden önce hazırlanması, değerlendirmenin daha verimli ilerlemesini sağlar.
Ankara'daki değerlendirme süreci hakkında bilgi almak için çocuk psikiyatrisi sayfamızı inceleyebilir ya da randevu talebi oluşturabilirsiniz.
Özetle
Çocuk ve ergen psikiyatristi, tıp eğitiminin ardından çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında uzmanlaşmış bir hekimdir; psikiyatrik tanı koyar, tıbbi değerlendirme yapar, gerektiğinde ilaç tedavisini başlatır ve izler. Psikolog ise psikoloji eğitimi almış, klinik alanda çalışanları çoğunlukla klinik psikoloji yüksek lisansı ya da doktorası yapmış uzmanlardır; psikolojik testler ve psikoterapi alanında güçlü bir rol üstlenir.
Psikoterapi her iki mesleğin ortak alanıdır. Birçok çocukta en iyi sonuç, iki mesleğin ortak bir plan etrafında birlikte çalıştığı durumlarda alınır.
Belirtiler şiddetliyse, güvenlik sorunu varsa, nörogelişimsel bir durumdan şüpheleniliyorsa ya da ilaç tedavisi gündemdeyse çocuk psikiyatristinin değerlendirmesiyle başlamak uygundur. Hafif ve yakın zamanda başlamış uyum güçlüklerinde ise psikolog iyi bir başlangıç noktası olabilir. Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ile yapılacak bir değerlendirme, çocuğunuz için hangi desteğin gerektiğini netleştirmeye yardımcı olur.
Sık Sorulan Sorular
Çocuk psikiyatristi ile psikolog arasındaki temel fark nedir?
Çocuk ve ergen psikiyatristi, tıp fakültesinden sonra çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında uzmanlık eğitimi almış bir hekimdir; tanı koyar, tıbbi değerlendirme yapar ve gerektiğinde ilaç tedavisini yönetir. Psikolog ise psikoloji eğitimi almış, klinik alanda çoğunlukla yüksek lisans ya da doktora yapmış bir uzmandır; psikolojik test ve psikoterapide güçlü bir rol üstlenir.
Psikolog ilaç yazabilir mi?
Hayır. İlaç tedavisini başlatma, doz ayarlama, yan etki izleme ve sonlandırma kararı hekimin sorumluluğundadır. Psikolog, ilaç gerekebileceğini düşündüğünde aileyi bir çocuk psikiyatristine yönlendirir.
Çocuk psikiyatristine gitmek mutlaka ilaç kullanmak demek mi?
Hayır. Hafif ve orta düzeydeki birçok sorun ilk aşamada psikoterapi ve ebeveyn çalışmasıyla ele alınır. İlaç, belirli durumlarda, belirli bir hedefle ve ailenin bilgilendirilmiş onamıyla gündeme gelir.
Çocuk psikiyatristi psikoterapi yapar mı?
Evet. Çocuk ve ergen psikiyatristleri uzmanlık eğitimleri sırasında psikoterapi yöntemleri üzerine de eğitim alır. Pratikte ise uzun süreli ve haftalık psikoterapi seansları sıklıkla bir klinik psikologla iş birliği içinde sürdürülür.
Psikolojik testleri kim uygular?
Zekâ, dikkat, gelişim ve kişilik testlerinin uygulanması ve yorumlanması özel eğitim gerektirir ve bu alanda en çok deneyime sahip meslek grubu psikologlardır. Çocuk psikiyatristi testleri belirli bir soruyu yanıtlamak için ister ve sonucu görüşme, gözlem ve tıbbi değerlendirmeyle birlikte yorumlar.
Hangi durumda önce çocuk psikiyatristine başvurmalıyım?
Belirtiler şiddetliyse, kendine zarar verme ya da intihar düşüncesi varsa, dikkat eksikliği veya otizm gibi nörogelişimsel bir durumdan şüpheleniliyorsa, iştah, kilo ya da uykuda belirgin değişiklik varsa ya da süren psikoterapiye rağmen ilerleme olmuyorsa önce çocuk psikiyatristinin değerlendirmesi uygundur.
Hangi durumda psikolog iyi bir başlangıç olabilir?
Belirli bir yaşam olayına bağlı, hafif ve yakın zamanda başlamış uyum güçlüklerinde, hafif kaygı ya da belirli bir korkuda ve ebeveynlik desteği ihtiyacında psikolog iyi bir başlangıç noktası olabilir. Gerekirse psikolog aileyi psikiyatrik değerlendirmeye yönlendirir.
Psikiyatrist ve psikolog birlikte nasıl çalışır?
İyi işleyen bir ekipte ortak bir tedavi hedefi vardır, uzmanlar ailenin onayıyla düzenli bilgi paylaşır ve her biri kendi alanında sorumluluk alır. Sık görülen düzende psikiyatrist değerlendirme, tanı ve gerekiyorsa ilaç izlemini, psikolog ise düzenli psikoterapi seanslarını yürütür.
Acil bir durumda kime başvurmalıyım?
Çocuk ya da ergen kendine veya başkasına zarar verme riski taşıyorsa uzman seçimi için beklenmez. 112 aranır ya da en yakın acil servise başvurulur ve çocuk yalnız bırakılmaz.
İlk görüşmeye ne getirmeliyim?
Varsa daha önceki psikolog ve hekim raporları, test sonuçları, okul ve öğretmen değerlendirmeleri, karne ve kullanılan ilaçların listesi yararlıdır. Farklı uzmanlardan alınan raporların bir arada tutulması, değerlendirmenin daha verimli ilerlemesini sağlar.
Kaynakça
- American Academy of Child and Adolescent Psychiatry (1997). Practice Parameters for the Psychiatric Assessment of Children and Adolescents. Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry, 36(10 Suppl), 4S-20S.
- Hunsley, J., & Mash, E. J. (2007). Evidence-Based Assessment. Annual Review of Clinical Psychology, 3, 29-51.
- Weisz, J. R., Kuppens, S., Ng, M. Y., Eckshtain, D., Ugueto, A. M., Vaughn-Coaxum, R., Jensen-Doss, A., et al. (2017). What Five Decades of Research Tells Us About the Effects of Youth Psychological Therapy: A Multilevel Meta-Analysis and Implications for Science and Practice. American Psychologist, 72(2), 79-117.
- MTA Cooperative Group (1999). A 14-Month Randomized Clinical Trial of Treatment Strategies for Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder. Archives of General Psychiatry, 56(12), 1073-1086.
- Walkup, J. T., Albano, A. M., Piacentini, J., Birmaher, B., Compton, S. N., Sherrill, J. T., Ginsburg, G. S., et al. (2008). Cognitive Behavioral Therapy, Sertraline, or a Combination in Childhood Anxiety. New England Journal of Medicine, 359(26), 2753-2766.
- March, J., Silva, S., Petrycki, S., Curry, J., Wells, K., Fairbank, J., et al. (2004). Fluoxetine, Cognitive-Behavioral Therapy, and Their Combination for Adolescents With Depression: Treatment for Adolescents With Depression Study (TADS) Randomized Controlled Trial. JAMA, 292(7), 807-820.
- Richardson, L. P., Ludman, E., McCauley, E., Lindenbaum, J., Larison, C., Zhou, C., Clarke, G., et al. (2014). Collaborative Care for Adolescents With Depression in Primary Care: A Randomized Clinical Trial. JAMA, 312(8), 809-816.
- Kolko, D. J., Campo, J., Kilbourne, A. M., Hart, J., Sakolsky, D., & Wisniewski, S. (2014). Collaborative Care Outcomes for Pediatric Behavioral Health Problems: A Cluster Randomized Trial. Pediatrics, 133(4), e981-e992.
- Kazak, A. E., Hoagwood, K., Weisz, J. R., Hood, K., Kratochwill, T. R., Vargas, L. A., & Banez, G. A. (2010). A Meta-Systems Approach to Evidence-Based Practice for Children and Adolescents. American Psychologist, 65(2), 85-97.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez. Çocuğunuzla ilgili bir endişeniz varsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun. Acil durumlarda 112'yi arayın.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
Doçent, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi. Uzmanlık eğitimini Ankara Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında tamamladı. 15 yılı aşkın klinik deneyim. Türk Psikiyatri Derneği üyesi.
Tam Profili Görüntüleİlgili hizmet: Ankara'da çocuk psikiyatrisi değerlendirmesi
İlgili Yazılar

Deprem ve Afet Sonrası Çocuk Ruh Sağlığı

Çocuklarda Karın ve Baş Ağrısı: Psikosomatik Belirtiler

Çocuklarda Oyun Terapisi Nedir? Kapsamlı Ebeveyn Rehberi

Çocuklarda Seçici Yeme ve ARFID: Çocuğum Yemek Yemiyor

Çocuk Psikoterapisi Ankara: Süreç, Yöntemler ve Aileler İçin Kapsamlı Rehber


