
Altı yaşından küçük çocukta alma davranışı hırsızlık değildir. Yaşa göre anlamı, altta yatan nedenler, ailenin yapması ve yapmaması gerekenler.
Çocuğunun cebinden ona ait olmayan bir şey çıktığında ailelerin ilk tepkisi genellikle korkudur: "Benim çocuğum hırsız mı oluyor?"
Bu soru, davranışı anlamayı zorlaştıran bir çerçeveden çıkar. Çocukluk çağında alma davranışının anlamı yaşa göre tamamen değişir ve çoğu zaman ahlaki bir sorun değil, gelişimsel ya da duygusal bir durumdur.
Bu yazı, hangi yaşta neyin beklenen olduğunu, davranışın altındaki nedenleri, ailenin ne yapması ve özellikle ne yapmaması gerektiğini anlatıyor.
Önemli Noktalar
- Altı yaşından küçük çocukta alma davranışı hırsızlık değildir; mülkiyet kavramı henüz yerleşmemiştir.
- Davranışın kendisi değil, altındaki neden belirleyicidir.
- Çocuğa "hırsız" etiketi koymak davranışı azaltmaz, kimliğe yerleştirir.
- Bildiğiniz bir şeyi soru hâline getirmek çocuğu yalana zorlar.
- Telafi, cezadan daha etkilidir.
- Sonuçlara rağmen tekrarlayan ve yalan, saldırganlık, kural ihlaliyle birlikte giden davranış değerlendirme gerektirir.
Yaşa Göre Anlamı
Okul Öncesi (2-5 yaş)
Bu yaşta çocuk "benim" ve "senin" ayrımını henüz tam kuramamıştır. İstediği bir şeyi alması, ahlaki bir ihlal değil, gelişimsel bir aşamadır.
Dürtü kontrolü de henüz olgunlaşmamıştır: çocuk istediğini erteleyemez. Markette rafa uzanıp bir şey alması ya da arkadaşının oyuncağını cebine koyması bu yaşta beklenen bir durumdur.
Bu dönemde yapılması gereken ceza değil, öğretimdir: nesnenin sahibine geri verilmesi ve mülkiyet kavramının sakin biçimde anlatılması.
İlkokul (6-11 yaş)
Bu yaşta çocuk almanın yanlış olduğunu bilir. Dolayısıyla davranış artık bilgisizlikten değil, başka bir nedenden kaynaklanır.
En sık nedenler dürtüselliktir, akran ilişkisine girme çabasıdır ya da duygusal bir ihtiyacın karşılanmamasıdır. Bu yaşta tek seferlik bir olay çoğu zaman endişe verici değildir; tekrarlayan örüntü ise araştırılmalıdır.
Ergenlik
Ergenlikte davranışın anlamı daha karmaşıktır. Akran baskısı, heyecan arayışı, grup içinde kabul görme çabası, otoriteye meydan okuma ve bazen maddi ihtiyaç rol oynar.
Bu yaşta düzenli para çalma, özellikle ev içinden ve gizlice yapılıyorsa, madde kullanımı açısından da değerlendirilmelidir.
Ahlaki Gelişim Nasıl İlerler?
Alma davranışını anlamak için çocuğun kuralları nasıl kavradığını bilmek gerekir. Ahlaki gelişim tek seferde oluşmaz; yaşla birlikte aşamalı olarak derinleşir.
İlk aşamada kural, sonucundan ibarettir: çocuk bir şeyin yanlış olduğunu, ceza gerektirdiği için bilir. Bu nedenle küçük çocukta "yakalanmazsam sorun yok" düşüncesi olağandır ve ahlaki bir eksiklik göstergesi değildir.
Sonraki aşamada karşılıklılık gelişir: çocuk, kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapmaması gerektiğini kavrar. Bu, empatiyle birlikte ilerler ve okul çağında belirginleşir.
Son aşamada kural içselleşir: çocuk kimse görmese de yanlış olduğu için yapmaz. Bu aşama ergenlik boyunca olgunlaşmayı sürdürür.
Ailenin buradaki rolü, kuralı yalnızca cezayla değil, etkisiyle birlikte anlatmaktır. "Alırsan ceza alırsın" ile "aldığında arkadaşın kendini kötü hissetti" farklı aşamalara seslenir; ikincisi içselleşmeyi destekler.
Bu çerçeve, neden tek seferlik olayların büyütülmemesi gerektiğini de açıklar. Çocuk kuralı öğrenme sürecindedir ve öğrenme hatasız ilerlemez.
Altta Yatan Nedenler
Dürtüsellik. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda alma davranışı, planlı bir eylemden çok anlık dürtüye kapılma biçiminde ortaya çıkar. Çocuk sonrasında çoğu zaman pişmandır ve neden yaptığını açıklayamaz.
Aidiyet arayışı. Arkadaş edinmekte zorlanan çocuk, aldığı şeyleri dağıtarak ilişki kurmaya çalışabilir. Bu örüntüde çalınan nesne çocuğun kendisinde kalmaz; başkalarına verilir.
Karşılanmamış duygusal ihtiyaç. İlgi eksikliği yaşayan çocukta alma davranışı, boşluğu somut bir nesneyle doldurma çabası olabilir. Kardeş doğumu, boşanma, taşınma gibi değişimlerden sonra başlayan davranışta bu olasılık öne çıkar.
Öfke ve misilleme. Kızgın olduğu kişiden bir şey almak, ergenlikte ve okul çağında görülen bir öfke ifadesi biçimidir.
Sınır sınama. Kuralın gerçekten var olup olmadığını denemek, özellikle tutarsız sınırların bulunduğu evlerde görülür.
Gerçek ihtiyaç. Temel ihtiyaçları karşılanmayan çocuk, yiyecek ya da okul malzemesi alabilir. Bu durumda asıl konu davranış değil, ihmaldir.
Davranım bozukluğu. Çalma davranışı yalan, saldırganlık, kural ihlali ve başkalarının haklarını çiğneme ile birlikte gidiyorsa, tablo daha geniş bir davranış sorununun parçası olabilir.
Kleptomani Nedir, Çocukta Görülür mü?
Kleptomani, çalma dürtüsüne direnememe ile giden ender bir tablodur. Çocuklarda çok nadirdir ve çoğu zaman yanlış kullanılan bir terimdir.
Ayırt edici özelliği, alınan nesnenin çocuk için bir değeri ya da işlevi olmamasıdır. Kişi nesneye ihtiyaç duymaz, çoğu zaman kullanmaz, saklar ya da atar. Davranış öncesinde artan gerilim, sırasında rahatlama ve sonrasında suçluluk bildirilir.
Çocuklarda görülen alma davranışının büyük bölümü kleptomani değildir; dürtüsellik, duygusal ihtiyaç ya da akran etkisiyle açıklanır.
Ailenin Yapması Gerekenler
Sakin Kalın
İlk tepki çoğu zaman belirleyicidir. Öfke ve panik, çocuğu savunmaya ve yalana iter; davranışın nedenini öğrenme olasılığını ortadan kaldırır.
Bildiğinizi Soru Hâline Getirmeyin
"Sen mi aldın?" sorusu, cevabı bildiğiniz bir durumda çocuğu yalana zorlar. Sonra yalan da cezalandırılır ve çocuk iki kat suçlu duruma düşer.
Daha işlevli olan, bilineni sakin biçimde söylemektir: "Kalemin çantanda olduğunu gördüm. Birlikte geri vereceğiz."
Telafiyi Sağlayın
Ceza yerine onarım. Alınan şey sahibine geri verilir; kırılmış ya da harcanmışsa çocuk bunu kendi imkânıyla telafi eder. Küçük bir ev işi ya da harçlığından kesinti bu işlevi görür.
Telafinin çocukla birlikte yapılması, geri verme anını taşınabilir kılar. Geri verme küçük çocuk için son derece zor bir andır; yalnız bırakılmamalıdır.
Etiket Koymayın
"Hırsız" sözcüğü davranışı azaltmaz. Çocuk bu tanımı kimliğinin parçası olarak içselleştirebilir ve davranış kalıcılaşır.
Davranış ile kişi ayrılmalıdır: "Bu yaptığın doğru değildi" ile "sen hırsızsın" arasında büyük fark vardır.
Herkesin Önünde Utandırmayın
Akrabalara, kardeşlere ya da öğretmene olayın anlatılması, çocuğa ders vermez; utanç yaratır. Utanç ise davranışı azaltmak yerine gizlemeyi öğretir.
Nedenini Araştırın
Davranışın hangi bağlamda ortaya çıktığı önemlidir. Ne zaman başladı, ne alındı, kimden alındı, alınan şey ne yapıldı? Bu sorular altta yatan nedeni çoğu zaman görünür kılar.
Alınan şeyin başkalarına dağıtılması aidiyet arayışını, saklanması duygusal ihtiyacı, belirli bir kişiden alınması öfkeyi düşündürür.
Ev İçinde Yapıyı Gözden Geçirin
Harçlık düzeninin olmaması ya da tutarsız olması, ilkokul çağında alma davranışını artıran etkenlerdendir. Düzenli ve yaşa uygun bir harçlık, çocuğa hem sahip olma hem de erteleme deneyimi kazandırır.
Evde para ve değerli eşyaların ortada bırakılmaması da bir önlem değil, dürtüselliği olan çocuğu zor duruma sokmama yöntemidir.
Harçlık Düzeni Nasıl Kurulur?
İlkokul çağında alma davranışını azaltan en somut düzenlemelerden biri, düzenli ve yaşa uygun bir harçlıktır.
Harçlığın işlevi para vermek değil, deneyim kazandırmaktır: sahip olma, erteleme, biriktirme ve seçim yapma. Bu becerileri deneyimlemeyen çocuk, istediğini elde etmenin başka yollarını arar.
Uygulamada işe yarayan birkaç ilke vardır. Harçlık düzenli ve öngörülebilir olmalı, davranışa bağlı ödül hâline getirilmemelidir; ceza olarak kesilmesi, harçlığın öğretici işlevini ortadan kaldırır. Miktarın akranlarınkinden çok uzak olmaması, çocuğun grup içinde zorlanmasını engeller.
Ankara'daki başvurularda, harçlık düzeni kurulduktan sonra ilkokul çağındaki alma davranışının belirgin biçimde azaldığı sıkça gözlenir.
Kardeşten Alma ve Ev İçi Çalma
Ev içinde gerçekleşen alma davranışı, dışarıdakinden farklı bir anlam taşır ve farklı ele alınmalıdır.
Kardeşin Eşyasını Alma
Kardeşler arasında izinsiz eşya alma çok yaygındır ve çoğu zaman mülkiyet sorunundan değil, ilişkideki dengeden kaynaklanır. Kardeşine kızgın olan çocuk, en değerli eşyasını alarak öfkesini ifade eder.
Bu durumda ceza tek başına işe yaramaz; kardeş ilişkisindeki gerilimin ele alınması gerekir. Her çocuğun dokunulmaz sayılan birkaç eşyasının olması ve bu sınırın aile tarafından korunması, çatışmayı belirgin biçimde azaltır.
Evden Para Alma
Ebeveynin cüzdanından para alınması, ailelerin en çok sarsıldığı durumdur. Burada da soru "neden" olmalıdır.
Küçük çocukta bu davranış çoğu zaman paranın değerini kavramamakla ilgilidir. İlkokul çağında harçlık düzeninin olmaması ya da akranlarına göre belirgin biçimde az olması rol oynar. Ergenlikte düzenli ve gizlenen para alma, madde kullanımı açısından da değerlendirilmelidir.
Ev içinde paranın ortada bırakılmaması bir güvensizlik işareti değil, dürtüselliği olan çocuğu zor durumda bırakmama yöntemidir.
Yalan ve Çalma Birlikteyse
Alma davranışı çoğu zaman yalanla birlikte gelir; çünkü çocuk sonucundan korkar. Bu ikisinin birlikte bulunması tek başına endişe verici değildir.
Ayırt edilmesi gereken iki örüntü vardır. Birincisinde çocuk korktuğu için inkâr eder, yakalandığında utanır ve pişmanlık gösterir. Bu beklenen bir tepkidir.
İkincisinde yalan yalnızca örtme amacı taşımaz; çocuk rahatça ve sık yalan söyler, yakalandığında pişmanlık göstermez, başkalarını suçlar. Bu örüntü saldırganlık ve kural ihlaliyle birleştiğinde daha geniş bir davranış sorununu düşündürür ve değerlendirme gerektirir.
Ailenin burada yapabileceği en işlevli şey, yalanı ayrı bir suç olarak cezalandırmak yerine, doğruyu söylemeyi mümkün kılan bir ortam kurmaktır. Doğruyu söylediğinde sonucun daha hafif olacağını bilmek, çocuğun yalana başvurma olasılığını azaltır.
Okulla İlişki
Davranış okulda gerçekleşmişse, okulla ortak bir çerçeve kurulması gerekir.
Konuşulması gerekenler: olayın sınıf önünde ele alınmaması, telafi sürecinin nasıl yürütüleceği, çocuğa yapıştırılan bir etiketin engellenmesi ve tekrarı hâlinde ailenin bilgilendirilme biçimi.
Okulun ceza odaklı yaklaşımı, özellikle dürtüselliği olan çocuklarda etkisizdir. Öğretmenin davranışı kişilik özelliği olarak değil, çözülebilir bir sorun olarak ele alması belirleyicidir.
Ne Zaman Değerlendirme Gerekir?
Aşağıdaki durumlarda bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurulması önerilir:
- Davranışın sonuçlara rağmen tekrarlaması
- Yalan, saldırganlık, kural ihlali ve okuldan kaçma ile birlikte gitmesi
- Altı yaşından sonra sıklaşarak sürmesi
- Ani başlaması ve ailede bir değişimle zamanlamasının örtüşmesi
- Alınan şeyin çocuk için hiçbir işlevi olmaması
- Ergende düzenli para alma ve bunun gizlenmesi
- Pişmanlık ve suçluluğun hiç görülmemesi
- Akran ilişkilerinin bozulması, arkadaş kaybı
Değerlendirmede Ne Yapılır?
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'nun yaklaşımında değerlendirme davranışın haritalanmasıyla başlar: ne zaman başladı, hangi sıklıkta, hangi bağlamda, ne alınıyor ve alınanın akıbeti ne oluyor.
Ardından eşlik eden tablolar taranır: dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlüğü, karşıt olma karşıt gelme bozukluğu, kaygı ve depresyon. Ailedeki değişimler, sınır ve tutarlılık düzeni ile akran ilişkileri de incelenir.
Davranışın işlevini anlamak tedavi planını doğrudan belirler; aidiyet arayışından kaynaklanan bir örüntü ile dürtüsellikten kaynaklanan bir örüntü farklı müdahale gerektirir.
Tedavi
Tedavinin merkezinde ebeveyn danışmanlığı yer alır: tutarlı sınır, telafi temelli yaklaşım ve etiketlemeden kaçınma.
Dürtüsellik öne çıkıyorsa, dikkat eksikliğinin tedavisi davranış üzerinde doğrudan etki gösterir. Akran ilişkisi zayıfsa sosyal beceri çalışması eklenir. Duygusal ihtiyaç ya da bir kayıp söz konusuysa bireysel terapi planlanır.
Davranış daha geniş bir davranış sorununun parçasıysa yaklaşım çok bileşenlidir ve okul iş birliğini içerir. Bu konuda karşıt olma karşıt gelme bozukluğu yazımıza bakabilirsiniz.
Uzman Görüşü
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre ailelerin en sık yaptığı hata, davranışı ahlaki bir mesele olarak ele almaktır. Bu çerçeve, nedeni araştırmayı engeller ve müdahaleyi cezaya indirger. Oysa çocuklukta alma davranışının büyük bölümü ahlaki bir bozukluk değil, gelişimsel ya da duygusal bir durumdur.
İkinci sık hata, itiraf ettirmeye çalışmaktır. Bildiği bir şeyi soru hâline getiren ebeveyn, çocuğu yalana zorlamış olur; ardından yalan da cezalandırılınca güven ilişkisi zedelenir.
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ayrıca alınan şeyin akıbetinin tanısal değer taşıdığını vurgulamaktadır. Nesnenin başkalarına dağıtılması aidiyet arayışını, saklanıp kullanılmaması duygusal bir boşluğu, belirli bir kişiden alınması ise öfkeyi düşündürür. Bu ayrıntı çoğu zaman sorulmaz ve gözden kaçar.
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ayrıca yalanın ayrı bir suç gibi ele alınmasının sakıncasına dikkat çekmektedir. Doğruyu söylediğinde de aynı ağırlıkta ceza alan çocuk, yalan söylemeyi mantıklı bir seçenek olarak öğrenir. Doğruyu söylemenin sonucu hafifletmesi, güven ilişkisini koruyan basit ama etkili bir ilkedir.
Dördüncü nokta, tek seferlik olayların aşırı büyütülmemesi gerektiğidir. İlkokul çağında tek bir olay çoğu çocukta görülür ve uygun bir telafi süreciyle kapanır; aşırı tepki davranışı sürdürebilir.
Ankara'da Değerlendirme ve Randevu Süreci
Ankara'da çalma davranışı nedeniyle yapılan başvurularda dikkat çeken bir örüntü vardır: aileler çoğunlukla davranış okulda görüldükten ve öğretmen tarafından bildirildikten sonra başvurur. Ev içinde gerçekleşen ve fark edilen olaylar ise sıklıkla "aile içinde halledilir" ve başvuru gecikir.
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu tarafından Ankara'da yürütülen değerlendirmede bu nedenle öykü ev ve okul olmak üzere iki kaynaktan alınır. Davranışın yalnızca tek bir ortamda görülmesi, ortama özgü bir tepkiyi; her iki ortamda sürmesi ise daha yaygın bir düzenleme güçlüğünü düşündürür.
Ankara'daki ailelerin sık sorduğu bir konu, çocuğun karakola ya da güvenlik görevlisine götürülerek korkutulmasının işe yarayıp yaramayacağıdır. Bu yöntem kısa vadede davranışı durdurabilir ancak nedeni ele almaz; ayrıca çocukta yoğun utanç ve güven kaybı yaratır.
Ankara'daki ailelerin dile getirdiği bir diğer konu, kardeşler arasındaki eşya çatışmalarının aileyi yıpratmasıdır. Her çocuğun dokunulmaz sayılan birkaç eşyasının belirlenmesi ve bu sınırın tutarlı biçimde korunması, ev içindeki gerilimi azaltan en pratik düzenlemedir.
Ankara'daki ailelerin getirmesi yararlı olanlar: davranışın ne zaman ve hangi bağlamda gerçekleştiğine dair basit bir kayıt, okul gözlemi ve varsa daha önce yapılmış değerlendirme raporları.
Ankara'da çocuğunuzun davranış sorunları için değerlendirme planlamak isterseniz, çocuk psikiyatrisi hizmeti hakkında bilgi alabilir ve randevu talebi oluşturabilirsiniz.
Özetle
Altı yaşından küçük çocukta alma davranışı hırsızlık değildir; mülkiyet kavramı henüz yerleşmemiştir. Bu yaşta gereken ceza değil, öğretimdir.
Okul çağında davranışın anlamı altındaki nedene bağlıdır: dürtüsellik, aidiyet arayışı, karşılanmamış duygusal ihtiyaç, öfke ya da sınır sınama. Alınan şeyin akıbeti bu nedeni çoğu zaman görünür kılar.
Etiket koymak ve herkesin önünde utandırmak davranışı azaltmaz; gizlemeyi öğretir. Telafi, cezadan daha etkilidir.
Sonuçlara rağmen tekrarlayan ve yalan, saldırganlık, kural ihlaliyle birlikte giden davranış değerlendirme gerektirir. Öfke ve davranış yönetimi için davranış bozuklukları ve öfke yönetimi yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Dört yaşındaki çocuğum markette bir şey aldı, hırsızlık mı?
Hayır. Bu yaşta 'benim' ve 'senin' ayrımı henüz tam kurulmamıştır ve dürtü kontrolü olgunlaşmamıştır. Çocuk istediğini erteleyemez. Bu gelişimsel bir aşamadır, ahlaki bir ihlal değil. Yapılması gereken ceza değil öğretimdir: nesnenin sahibine geri verilmesi ve mülkiyetin sakin biçimde anlatılması.
'Sen mi aldın?' diye sormalı mıyım?
Cevabı biliyorsanız hayır. Bu soru çocuğu yalana zorlar; ardından yalan da cezalandırılınca çocuk iki kat suçlu duruma düşer ve güven zedelenir. Bildiğinizi sakin biçimde söyleyin: 'Kalemin çantanda olduğunu gördüm. Birlikte geri vereceğiz.'
Ceza mı vermeliyim?
Telafi cezadan daha etkilidir. Alınan şey sahibine geri verilir; harcanmış ya da kırılmışsa çocuk kendi imkânıyla telafi eder. Geri verme anı küçük çocuk için çok zordur, bu nedenle çocuk yalnız bırakılmamalı, süreç birlikte yürütülmelidir.
Çocuğuma 'hırsız' demek ders olur mu?
Hayır, tam tersi etki yapar. Çocuk bu tanımı kimliğinin parçası olarak içselleştirebilir ve davranış kalıcılaşır. Davranış ile kişi ayrılmalıdır: 'Bu yaptığın doğru değildi' ile 'sen hırsızsın' arasında büyük fark vardır. Herkesin önünde utandırmak da davranışı azaltmaz, gizlemeyi öğretir.
Altta ne olabilir?
En sık nedenler dürtüsellik (özellikle DEHB'de), arkadaş edinme ve aidiyet arayışı, karşılanmamış duygusal ihtiyaç, öfke ve misilleme, sınır sınama ve bazen gerçek ihtiyaçtır. Alınan şeyin akıbeti nedeni çoğu zaman gösterir: dağıtılması aidiyet arayışını, saklanması duygusal boşluğu, belirli bir kişiden alınması öfkeyi düşündürür.
Çocuklarda kleptomani olur mu?
Çok nadirdir ve sıkça yanlış kullanılan bir terimdir. Ayırt edici özelliği, alınan nesnenin kişi için bir değeri ya da işlevi olmamasıdır; kullanılmaz, saklanır ya da atılır. Öncesinde artan gerilim, sırasında rahatlama, sonrasında suçluluk bildirilir. Çocuklardaki alma davranışının büyük bölümü kleptomani değildir.
Harçlık vermeli miyim?
Evet. Düzenli ve yaşa uygun harçlık, ilkokul çağında alma davranışını azaltan en somut düzenlemelerden biridir. İşlevi para vermek değil deneyim kazandırmaktır: sahip olma, erteleme, biriktirme ve seçim yapma. Harçlık davranışa bağlı ödül hâline getirilmemeli, ceza olarak kesilmemelidir.
Yalan da söylüyorsa ne yapmalıyım?
Alma davranışı çoğu zaman yalanla birlikte gelir çünkü çocuk sonucundan korkar; bu tek başına endişe verici değildir. Yalanı ayrı bir suç gibi cezalandırmak yerine, doğruyu söylemeyi mümkün kılan bir ortam kurun. Doğruyu söylediğinde sonucun daha hafif olacağını bilmek, yalana başvurma olasılığını azaltır.
Ne zaman uzmana başvurmalıyım?
Davranış sonuçlara rağmen tekrarlıyorsa; yalan, saldırganlık, kural ihlali ve okuldan kaçma ile birlikte gidiyorsa; altı yaşından sonra sıklaşarak sürüyorsa; ani başlayıp ailedeki bir değişimle zamanlaması örtüşüyorsa; ergende düzenli ve gizlenen para alma varsa ya da hiç pişmanlık görülmüyorsa değerlendirme gerekir.
Karakola götürüp korkutmak işe yarar mı?
Kısa vadede davranışı durdurabilir ancak nedeni ele almaz. Ayrıca çocukta yoğun utanç ve güven kaybı yaratır; utanç davranışı azaltmak yerine gizlemeyi öğretir. Etkili yaklaşım nedeni anlamak, telafiyi sağlamak ve gerekiyorsa eşlik eden tabloyu tedavi etmektir.
Kaynakça
- American Psychiatric Association (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed.). Washington DC: APA.
- Kohlberg, L. (1984). The Psychology of Moral Development: The Nature and Validity of Moral Stages. Harper & Row.
- Grant, J. E., & Odlaug, B. L. (2008). Kleptomania: Clinical Characteristics and Treatment. Revista Brasileira de Psiquiatria, 30(Suppl 1), S11-S15.
- Frick, P. J., & Viding, E. (2009). Antisocial Behavior from a Developmental Psychopathology Perspective. Development and Psychopathology, 21(4), 1111-1131.
- Kazdin, A. E. (2005). Parent Management Training: Treatment for Oppositional, Aggressive, and Antisocial Behavior in Children and Adolescents. Oxford University Press.
- Talwar, V., & Crossman, A. (2011). From Little White Lies to Filthy Liars: The Evolution of Honesty and Deception in Young Children. Advances in Child Development and Behavior, 40, 139-179.
- Barkley, R. A. (2015). Attention-Deficit Hyperactivity Disorder: A Handbook for Diagnosis and Treatment (4th ed.). Guilford Press.
- Webster-Stratton, C., & Reid, M. J. (2010). The Incredible Years Parents, Teachers and Children Training Series. In: Evidence-Based Psychotherapies for Children and Adolescents (2nd ed.). Guilford Press.
- Burt, S. A. (2012). How Do We Optimally Conceptualize the Heterogeneity Within Antisocial Behavior? Clinical Psychology Review, 32(4), 263-279.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez. Çocuğunuzla ilgili bir endişeniz varsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun. Acil durumlarda 112'yi arayın.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
Doçent, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi. Uzmanlık eğitimini Ankara Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında tamamladı. 15 yılı aşkın klinik deneyim. Türk Psikiyatri Derneği üyesi.
Tam Profili Görüntüleİlgili hizmet: Ankara'da çocuk psikiyatrisi değerlendirmesi
İlgili Yazılar

Çocuklarda Yalan Söyleme: Nedenleri ve Ebeveyn Yaklaşımı

Çocuklarda Davranış Bozuklukları ve Öfke Yönetimi: Kapsamlı Ebeveyn Rehberi

Ergenlik Depresyonu: Kapsamlı Ebeveyn Rehberi

Karşıt Olma Karşıt Gelme Bozukluğu: Sürekli İtiraz Eden Çocuğunuz İçin Kapsamlı Rehber

Çocuk İhmali ve İstismarı: Belirtiler ve Yapılması Gerekenler




