Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Üstün Zekâlı Çocuklar: Belirtiler, Değerlendirme ve Destek

Ana SayfaBlog
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
10 Ekim 2026
Üstün Zekâlı Çocuklar: Belirtiler, Değerlendirme ve Destek

Üstün zekâ okul başarısını garanti etmez. Uygun destek verilmediğinde sıkılma, mükemmeliyetçilik ve motivasyon kaybı sık görülür; zekâ ruhsal zorlanmaya karşı bağışıklık sağlamaz.

Üstün zekâ, ailelerin hem gururlandığı hem de zorlandığı bir konudur. Çocuğun erken okuması, karmaşık sorular sorması ve akranlarından farklı ilgi alanları taşıması sevindiricidir; ancak aynı çocuk okulda sıkılabilir, akranlarıyla anlaşmakta zorlanabilir ve yoğun duygusal tepkiler gösterebilir.

Bu yazı, üstün zekânın nasıl tanındığını, değerlendirmenin nasıl yapıldığını, sık karşılaşılan yanlış anlamaları ve bu çocukların hangi desteklere ihtiyaç duyduğunu ele alır.

Üstün zekâ bir tanı değildir; akranlardan farklı bir gelişimsel profildir. Ancak desteklenmediğinde ruhsal sorunlara zemin hazırlayabilir — bu yazının konusu tam da budur.

Önemli Noktalar

  • Üstün zekâ tek başına yüksek test puanı değildir; hızlı öğrenme, derinlemesine ilgi ve farklı düşünme biçimi bir aradadır.
  • Üstün zekâ okul başarısını garanti etmez. Bu çocukların bir bölümü sıkılma, motivasyon kaybı veya eşlik eden bir öğrenme güçlüğü nedeniyle düşük performans gösterir.
  • Yoğun duygusal tepkiler, mükemmeliyetçilik ve varoluşsal sorgulamalar bu grupta sıktır ve kaygı riskini artırır.
  • Üstün zekâ ile DEHB, otizm spektrumu veya öğrenme güçlüğü birlikte bulunabilir; bu duruma "iki kez farklı" denir ve iki tablo birbirini maskeleyebilir.
  • Değerlendirme yalnızca zekâ testi değildir; akademik beceriler, dikkat işlevleri ve duygusal durum birlikte ele alınır.

Üstün Zekâ Nedir?

Üstün zekâ, bilişsel işlevlerde akranlara göre belirgin biçimde ileri düzeyde performans gösterilmesidir. Standart zekâ testlerinde belirli bir eşiğin üzerinde puan alınması ölçüt olarak kullanılır; ancak bu tek başına yeterli bir tanım değildir.

Çağdaş yaklaşımlar üstün zekâyı üç bileşenle ele alır: yüksek bilişsel kapasite, göreve bağlanma ve süreklilik, yaratıcılık. Yalnızca test puanına bakmak, bu bileşenlerden ikisini görmezden gelir.

Yaygın Yanlış Anlamalar

  • "Üstün zekâlı çocuk her derste başarılıdır." Değildir. Yetenek profili dengesiz olabilir; matematikte çok ileriyken yazmada zorlanabilir.
  • "Kendi kendine halleder, desteğe ihtiyacı yoktur." Tam tersine, uygun uyaran verilmediğinde sıkılır, motivasyonunu ve zamanla yeteneğine olan güvenini kaybeder.
  • "Duygusal olarak da akranlarından ileridir." Bilişsel gelişim duygusal gelişimden hızlı ilerleyebilir. Sekiz yaşında bir çocuk on beş yaşında bir konuyu tartışabilir ama sekiz yaşında bir duygusal tepki verir. Bu uyumsuzluk hem ailede hem çocukta yanlış beklenti yaratır ve çocuğun anlaşılmadığını hissetmesine yol açar.
  • "Sürekli mutlu ve kendine güvenlidir." Mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu ve yalnızlık bu grupta sık görülür.

Belirtiler: Nasıl Fark Edilir?

Erken Dönem

  • Dil gelişiminde erkenlik: erken ve karmaşık cümle kurma, geniş sözcük dağarcığı
  • Sıra dışı bellek: bir kez duyduğunu uzun süre hatırlama
  • Yoğun merak: "neden" sorularının hem sıklığı hem derinliği
  • Kendi kendine okumayı öğrenme
  • Belirli bir konuya olağandışı yoğunlukta ilgi

Okul Çağı

  • Konuyu bir kez duyunca kavrama, tekrara ihtiyaç duymama
  • Soyut ve karmaşık ilişkileri erken kurma
  • Adalet ve etik konularında yoğun duyarlılık
  • Yetişkinlerle konuşmayı akranlarına tercih etme
  • Ayrıntıya ve kurallara takılma
  • Kolay işleri yapmayı reddetme, zor olanı seçme

Sosyal ve Duygusal Özellikler

  • Yoğun duygusal tepkiler, yüksek hassasiyet
  • Mükemmeliyetçilik: hatasız olmadığında başlamamayı tercih etme
  • Varoluşsal sorgulamalar: ölüm, sonsuzluk, adalet üzerine erken yaşta düşünme
  • Akranlarıyla ortak ilgi bulamama, yalnızlık hissi
  • Eleştiriye aşırı duyarlılık

Bu özelliklerin hepsi her üstün zekâlı çocukta bulunmaz. Profil çocuktan çocuğa belirgin biçimde değişir; bazı çocuklarda sosyal uyum hiç sorun olmazken, bazılarında en zorlayıcı alan burasıdır.

Değerlendirme Süreci

Ne Zaman Değerlendirme İstenir?

Değerlendirme genellikle iki nedenden biriyle gündeme gelir: ya çocuğun ileri performansı fark edilmiştir ve uygun eğitim planlaması istenmektedir, ya da tam tersine çocuk zorlanmakta ve nedeni anlaşılamamaktadır.

İkinci durum ailelerin şaşırdığı noktadır: üstün zekâ, okul sorunlarının da nedeni olabilir.

Neleri Kapsar?

Kapsamlı bir değerlendirme yalnızca zekâ testinden ibaret değildir:

  • Gelişim ve eğitim öyküsü: Beceriler ne zaman kazanıldı, okulda süreç nasıl ilerledi
  • Bilişsel değerlendirme: WISC-R veya WISC-IV gibi standart zekâ testleri; yalnızca toplam puan değil, alt test profili de incelenir
  • Akademik beceri ölçümü: Okuma, yazma, matematik becerilerinin yaş normlarıyla karşılaştırılması
  • Dikkat ve yürütücü işlevler: Sıkılmaya bağlı dikkat dağınıklığı ile DEHB'nin ayırt edilmesi
  • Duygusal değerlendirme: Kaygı, mükemmeliyetçilik, öz saygı
  • Okul gözlemi: Öğretmen geri bildirimi

Alt Test Profili Neden Önemli?

Toplam puan tek başına yanıltıcı olabilir. Alt testler arasında belirgin fark bulunması — örneğin sözel alanda çok yüksek, işlemleme hızında düşük puan — eşlik eden bir güçlüğe işaret edebilir.

Bu profil, eğitim planlamasını doğrudan belirler: çocuğun neyi kolaylıkla yaptığı kadar neyde desteğe ihtiyaç duyduğu da görülür.

"İki Kez Farklı" Çocuklar

Üstün zekâ ile bir gelişimsel tanının birlikte bulunmasına iki kez farklılık denir. Sık görülen birliktelikler:

  • Üstün zekâ ve DEHB: Çocuk zekâsıyla dikkat sorununu bir süre telafi eder; güçlük genellikle ders yükü artınca ortaya çıkar.
  • Üstün zekâ ve özgül öğrenme güçlüğü: Yüksek kapasite, disleksiyi uzun süre gizleyebilir. Çocuk metni ezberleyerek ya da bağlamdan çıkararak idare eder.
  • Üstün zekâ ve otizm spektrumu: Yoğun ilgi alanları ve ayrıntı odaklılık iki tabloda da görülebilir; ayrım sosyal iletişim alanında yapılır.

Bu çocuklarda iki tablo birbirini maskeler: zekâ güçlüğü, güçlük de zekâyı gizler. Sonuç genellikle "ortalama" bir performanstır ve hiçbir tanı konulmaz. Oysa çocuk her iki yönden de desteksiz kalmıştır: ne kapasitesine uygun bir uyaran alır, ne de güçlüğüne yönelik bir destek. Bu çocuklarda zamanla motivasyon kaybı ve öz saygı sorunları belirginleşir.

Kız Çocuklarında Tanınma Sorunu

Üstün zekâ kız çocuklarında daha geç tanınır. Bunun başlıca nedeni, kızların uyum sağlamaya daha fazla eğilim göstermesi ve farklılıklarını gizlemesidir.

Bu çocuklar sınıfta bildiklerini söylemekten kaçınabilir, akranlarıyla ortak olmak için kendilerini düşürebilir ve "sessiz iyi öğrenci" rolüne yerleşebilir. Sorun çıkarmadıkları için değerlendirme gerekliliği fark edilmez.

Uzun vadede bu gizleme, hem kapasiteye uygun bir eğitim alınamamasına hem de gerçek benliğin ifade edilememesine bağlı bir yalnızlığa yol açar.

Erken Tanınmanın Önemi

Üstün zekânın erken fark edilmesi bir ayrıcalık meselesi değil, uygun eğitsel planlamanın önkoşuludur.

Okul öncesi ve ilkokulun ilk yıllarında yapılan doğru düzenleme, çocuğun öğrenmeye dair olumlu tutumunu korur. Geç kalındığında ise çoğu zaman şu tablo oluşur: uzun yıllar sıkılmış, çalışma becerisi geliştirmemiş ve okula karşı isteğini kaybetmiş bir öğrenci.

Bu noktadan sonra müdahale, yalnızca eğitsel değil ruhsal desteği de gerektirir.

Karşılaşılan Zorluklar

Okulda Sıkılma ve Düşük Performans

Uyaran düzeyi kapasitesinin altında kalan çocuk önce sıkılır, sonra dikkatini kaybeder, ardından motive olmayı bırakır. Bu tablo kolayca dikkat eksikliğiyle karıştırılır.

Ayırt edici nokta şudur: sıkılmaya bağlı dikkat dağınıklığı ilgi çekici bir görevde kaybolur; DEHB'de ise ilgi çekici olmayan görevlerde de, çoğu ortamda sürer.

Uzun süren sıkılma, "az çalışarak da yeterli olurum" alışkanlığını yerleştirir. Bu çocuklar zorlandıkları ilk noktada — genellikle ortaokul ya da lisede — çalışma becerisi geliştirmedikleri için ciddi biçimde takılır.

Mükemmeliyetçilik

Kolay öğrenen çocuk, zorlanmayı bilmez. Bir şeyi ilk denemede yapamadığında bunu yetenek eksikliği olarak okur ve denemeyi bırakır.

Bu, başarısızlık korkusuna ve kaçınmaya dönüşebilir: çocuk yapamayacağını düşündüğü işe hiç başlamaz. Zamanla kaygı bozukluğuna zemin hazırlar ve çocuğun kendi kapasitesine olan güvenini de aşındırır.

Akran İlişkileri

Ortak ilgi alanı bulamamak yalnızlığa yol açabilir. Çocuk ya kendini gizleyerek uyum sağlamaya çalışır ya da tamamen geri çekilir.

Kendini gizleme özellikle kız çocuklarında sıktır ve tanınmayı geciktirir. Çocuk bu uyum çabasıyla kısa vadede kabul görür, ancak kendini ifade edememenin yarattığı yalnızlık zamanla derinleşir.

Duygusal Yoğunluk

Bilişsel gelişimin duygusal gelişimden hızlı ilerlemesi, çocuğun anlayabildiği ama baş edemediği konularla karşılaşmasına yol açar. Savaş haberleri, iklim krizi veya ölüm gibi konular bu çocuklarda erken ve yoğun kaygı yaratabilir.

Okulla İş Birliği

Değerlendirme raporunun okulla paylaşılması, önerilerin uygulanabilmesi için gereklidir. Ancak paylaşımın nasıl yapıldığı önemlidir.

Raporun tamamı yerine, okulda uygulanabilecek somut öneriler öne çıkarılmalıdır: hangi derste zenginleştirme, hangi konuda ek materyal, hangi durumlarda tekrar gerekmiyor.

Ankara'daki okullarda rehberlik servisiyle kurulan iletişim, bu önerilerin sınıf içinde karşılık bulmasını sağlayan temel kanaldır. Öğretmenin çocuğu "zaten biliyor, kendi halleder" diye görmesi, en sık karşılaşılan ve en çok zarar veren yaklaşımdır.

Destek Yaklaşımları

Eğitsel Düzenlemeler

  • Zenginleştirme: Aynı sınıfta daha derin ve karmaşık içerik sunulması
  • Hızlandırma: Belirli derslerde üst sınıf düzeyinde çalışma
  • Gruplama: Benzer düzeydeki akranlarla birlikte çalışma imkânı
  • Proje temelli öğrenme: İlgi alanında derinleşmeye izin veren çalışmalar

Hangisinin uygun olduğu çocuğun bilişsel profiline, sosyal olgunluğuna ve okulun imkânlarına göre belirlenir. Hızlandırma kararı özellikle dikkatli verilmelidir; bilişsel olarak hazır olan bir çocuk sosyal olarak hazır olmayabilir.

Ailenin Rolü

  • Başarıyı değil çabayı övün. "Çok zekisin" yerine "bu problemde pes etmedin" ifadesi, zorlanmaya tahammülü artırır.
  • Zorlanacağı alanlara alan açın. Her şeyin kolay geldiği bir yaşam, başarısızlığa dayanma becerisini geliştirmez.
  • Kimliğini zekâya indirgemeyin. "Bizim zeki çocuk" tanımı, çocuğa değerinin performansa bağlı olduğunu öğretir.
  • Duygusal yaşını unutmayın. Bir konuyu tartışabiliyor olması, duygusal olarak da hazır olduğu anlamına gelmez.
  • Akran alanı kurun. Benzer ilgi alanına sahip çocuklarla buluşacağı ortamlar yalnızlığı azaltır.

Ergenlikte Görünüm

Ergenlik döneminde üstün zekâlı gençlerde iki farklı yol sık görülür.

Birincisi, kapasitesine uygun uyaran bulan ve derinleşen gençler; bu grupta ilgi alanları belirginleşir, akademik ya da sanatsal üretim artar.

İkincisi, uzun süre sıkılmış ve çalışma becerisi geliştirmemiş gençler. Ders yükünün arttığı lise döneminde bu gençler ilk kez gerçek bir zorlanmayla karşılaşır ve çoğu zaman bununla baş edemez. "Zeki ama çalışmıyor" tanımı genellikle bu tabloyu anlatır ve tembellik değil, geliştirilmemiş bir beceri eksikliğidir.

Bu dönemde ayrıca kimlik ve anlam sorgulamaları yoğunlaşır; gençte "beklentileri karşılayamama" kaygısı belirginleşebilir.

Ne Zaman Psikiyatrik Destek Gerekir?

  • Okula gitme isteğinin kaybolması, devamsızlık
  • Kaygı belirtileri: uykusuzluk, bedensel yakınmalar, aşırı endişe
  • Mükemmeliyetçiliğin işlevselliği bozması: ödeve hiç başlayamama
  • Belirgin yalnızlık, akran ilişkilerinden tamamen çekilme
  • Depresif belirtiler, değersizlik ifadeleri
  • Eşlik eden bir tanı şüphesi: DEHB, öğrenme güçlüğü, otizm spektrumu

Kardeşler ve Aile Dengesi

Bir çocuğa üstün zekâ tanımlaması yapıldığında, ailedeki dengeler farkında olmadan değişebilir.

En sık görülen iki örüntü şudur. Birincisi, kaynakların — zaman, ilgi, maddi olanak — o çocuğa kayması ve diğer kardeşlerin geri planda kalması. İkincisi, kardeşlerin kendilerini "zeki olmayan" olarak konumlandırması.

Ailede rollerin bu şekilde sabitlenmesi her iki taraf için de zararlıdır: üstün zekâlı çocuk performans baskısı altına girer, kardeş ise kendi güçlü yanlarını görmeyi bırakır.

Önerilen yaklaşım, her çocuğun kendi alanındaki gelişiminin ayrı ayrı görülmesi ve karşılaştırma dilinin evden çıkarılmasıdır. Zekâdan bir aile kimliği üretilmemelidir.

Uzman Görüşü

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre üstün zekâ değerlendirmesi taleplerinde en sık karşılaşılan durum, ailenin yalnızca bir puan öğrenmek istemesidir. Oysa tek başına puan, çocuğa nasıl destek olunacağını göstermez.

Ankara'da yürütülen değerlendirmelerdeki klinik deneyim, asıl yararın alt test profilinin ve eşlik eden tabloların görünür olmasından geldiğini göstermektedir. Çocuğun neyi kolaylıkla yaptığı kadar neyde zorlandığı da eğitim planını belirler.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ayrıca, üstün zekânın koruyucu bir etken olduğu varsayımının hatalı olduğunu vurgular. Uygun destek verilmediğinde bu çocuklarda kaygı, mükemmeliyetçilik ve akademik motivasyon kaybı sık görülür. Zekâ, ruhsal zorlanmaya karşı bir bağışıklık sağlamaz.

Bir diğer önemli nokta, "iki kez farklı" çocukların gözden kaçmasıdır. Yüksek kapasite bir öğrenme güçlüğünü ya da dikkat sorununu yıllarca gizleyebilir; çocuk ortalama performans gösterdiği için hiçbir değerlendirme yapılmaz ve desteksiz kalır.

Ankara'da Değerlendirme ve Randevu Süreci

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'nun Ankara'daki muayenehanesine üstün zekâ değerlendirmesi talepleri çoğunlukla iki kaynaktan gelir: okul rehberlik servisi yönlendirmesi ya da ailenin kendi gözlemi. Bir bölümü ise çocuk okulda zorlandığı için başvurur ve değerlendirme sonunda tablo beklenenin tersine çıkar.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu tarafından Ankara'da yürütülen değerlendirme birkaç seansa yayılır. Önce gelişim ve eğitim öyküsü alınır, ardından standart bir zekâ testi uygulanır ve akademik beceriler yaş normlarıyla karşılaştırılır. Dikkat işlevleri ve duygusal durum ayrıca değerlendirilir. Ankara'daki bu değerlendirmelerde eşlik eden bir öğrenme güçlüğü ya da dikkat sorunu bulunup bulunmadığı özellikle araştırılır; iki kez farklı tablolar en sık bu aşamada ortaya çıkar.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu tarafından hazırlanan değerlendirme raporu yalnızca bir puan içermez; çocuğun bilişsel profilini, güçlü yanlarını, desteklenmesi gereken alanları ve okulda uygulanabilecek düzenleme önerilerini kapsar.

Ankara'daki ailelerin randevuya gelirken getirmesi yararlı olanlar: son iki yılın karneleri, defterler, okul rehberlik servisinin gözlem notları ve varsa daha önce uygulanmış testler.

Ankara'da çocuğunuz için kapsamlı bir nörogelişimsel değerlendirme planlamak isterseniz, süreç hakkında bilgi alabilir ve randevu talebi oluşturabilirsiniz.

Özetle

Üstün zekâ bir tanı değil, bir gelişimsel farklılıktır ve tek başına yüksek test puanına indirgenemez.

Okul başarısını garanti etmez; sıkılma, mükemmeliyetçilik veya eşlik eden bir öğrenme güçlüğü nedeniyle düşük performans görülebilir.

Bilişsel gelişimin duygusal gelişimden hızlı ilerlemesi, bu çocuklarda yoğun duygusal tepkilere ve erken varoluşsal kaygılara yol açabilir.

Değerlendirmenin asıl değeri puanda değil, alt test profilinde ve eşlik eden tabloların görünür olmasındadır. Uygun eğitsel düzenleme ve ailenin doğru tutumuyla bu çocuklar potansiyellerini kullanabilir.

WISC-R zekâ testinin alt testleri ve sonuçların nasıl yorumlandığı hakkında ayrıntılı bilgi için WISC-R zeka testi rehberimize bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Çocuğumun üstün zekâlı olduğunu nasıl anlarım?

Erken ve karmaşık dil gelişimi, sıra dışı bellek, yoğun merak, kendi kendine okumayı öğrenme ve belirli bir konuya olağandışı ilgi erken belirtilerdir. Okul çağında konuyu bir kez duyunca kavrama, soyut ilişkileri erken kurma ve adalet konularında yoğun duyarlılık görülür. Ancak kesin değerlendirme standart bir zekâ testi ve kapsamlı bir incelemeyle yapılır.

Üstün zekâlı çocuk her derste başarılı olur mu?

Hayır. Yetenek profili dengesiz olabilir; matematikte çok ileriyken yazmada zorlanabilir. Ayrıca üstün zekâ okul başarısını garanti etmez: sıkılma, motivasyon kaybı ya da eşlik eden bir öğrenme güçlüğü nedeniyle düşük performans görülebilir. Uyaran düzeyi kapasitesinin altında kalan çocuk önce sıkılır, sonra dikkatini kaybeder.

Üstün zekâ ile DEHB birlikte olabilir mi?

Evet, buna 'iki kez farklılık' denir. Üstün zekâ ile DEHB, özgül öğrenme güçlüğü veya otizm spektrumu birlikte bulunabilir. Bu çocuklarda iki tablo birbirini maskeler: zekâ güçlüğü, güçlük de zekâyı gizler. Sonuç genellikle ortalama bir performanstır ve hiçbir tanı konulmaz; çocuk her iki yönden de desteksiz kalır.

Sıkılma mı, dikkat eksikliği mi?

Ayırt edici nokta şudur: sıkılmaya bağlı dikkat dağınıklığı ilgi çekici bir görevde kaybolur; DEHB'de ise ilgi çekici olmayan görevlerde de, çoğu ortamda sürer. Bu ayrım kapsamlı bir değerlendirmeyle yapılır; dikkat işlevleri ayrıca ölçülür.

Değerlendirme sadece zekâ testi mi?

Hayır. Kapsamlı bir değerlendirme gelişim ve eğitim öyküsünü, bilişsel değerlendirmeyi (alt test profili dâhil), akademik beceri ölçümünü, dikkat ve yürütücü işlevleri, duygusal durumu ve okul gözlemini kapsar. Asıl değer toplam puanda değil, alt test profilinde ve eşlik eden tabloların görünür olmasındadır.

Çocuğuma 'çok zekisin' demeli miyim?

Başarıyı değil çabayı övmek daha işlevseldir. 'Çok zekisin' yerine 'bu problemde pes etmedin' ifadesi, zorlanmaya tahammülü artırır. Kimliğini zekâya indirgemek — 'bizim zeki çocuk' — çocuğa değerinin performansa bağlı olduğunu öğretir ve mükemmeliyetçiliği besler.

Sınıf atlatmalı mıyım?

Hızlandırma seçeneklerden biridir ancak karar dikkatli verilmelidir. Bilişsel olarak hazır olan bir çocuk sosyal olarak hazır olmayabilir. Diğer seçenekler zenginleştirme (aynı sınıfta daha derin içerik), gruplama ve proje temelli öğrenmedir. Hangisinin uygun olduğu çocuğun bilişsel profiline, sosyal olgunluğuna ve okulun imkânlarına göre belirlenir.

Kız çocuklarında neden geç fark ediliyor?

Kızlar uyum sağlamaya daha fazla eğilim gösterir ve farklılıklarını gizler. Sınıfta bildiklerini söylemekten kaçınabilir, akranlarıyla ortak olmak için kendilerini düşürebilir ve 'sessiz iyi öğrenci' rolüne yerleşebilirler. Sorun çıkarmadıkları için değerlendirme gerekliliği fark edilmez.

Ne zaman psikiyatrik destek gerekir?

Okula gitme isteğinin kaybolması, kaygı belirtileri (uykusuzluk, bedensel yakınmalar, aşırı endişe), mükemmeliyetçiliğin işlevselliği bozması (ödeve hiç başlayamama), belirgin yalnızlık, depresif belirtiler ya da eşlik eden bir tanı şüphesi varsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurulmalıdır.

Üstün zekâ ruhsal sorunlardan korur mu?

Hayır, bu yaygın bir yanılgıdır. Uygun destek verilmediğinde bu çocuklarda kaygı, mükemmeliyetçilik ve akademik motivasyon kaybı sık görülür. Bilişsel gelişimin duygusal gelişimden hızlı ilerlemesi, çocuğun anlayabildiği ama baş edemediği konularla erken karşılaşmasına da yol açar.

Kaynakça

  1. Renzulli, J. S. (1978). What Makes Giftedness? Reexamining a Definition. Phi Delta Kappan, 60(3), 180-184.
  2. Silverman, L. K. (2013). Giftedness 101. Springer Publishing Company.
  3. Reis, S. M., & Renzulli, J. S. (2004). Current Research on the Social and Emotional Development of Gifted and Talented Students. Psychology in the Schools, 41(1), 119-130.
  4. Foley-Nicpon, M., Allmon, A., Sieck, B., & Stinson, R. D. (2011). Empirical Investigation of Twice-Exceptionality: Where Have We Been and Where Are We Going? Gifted Child Quarterly, 55(1), 3-17.
  5. Steenbergen-Hu, S., Makel, M. C., & Olszewski-Kubilius, P. (2016). What One Hundred Years of Research Says About the Effects of Ability Grouping and Acceleration. Review of Educational Research, 86(4), 849-899.
  6. Dweck, C. S. (2006). Mindset: The New Psychology of Success. Random House.
  7. Neihart, M., Pfeiffer, S. I., & Cross, T. L. (2016). The Social and Emotional Development of Gifted Children: What Do We Know? (2nd ed.). Prufrock Press.
  8. Peterson, J. S. (2015). School Counselors and Gifted Kids: Respecting Both Cognitive and Affective. Journal of Counseling & Development, 93(2), 153-162.
  9. Wechsler, D. (2003). Wechsler Intelligence Scale for Children (4th ed.). NCS Pearson.
Üstün ZekâZeka TestiEğitsel DestekNörogelişimsel Değerlendirme
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doçent, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi. 15+ yıl klinik deneyim. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Türk Psikiyatri Derneği üyesi.

Tam Profili Görüntüle
Bilimin Işığında, Şefkatle

Her Çocuk Anlaşılmayı Hak Eder

Ruh sağlığı yolculuğunda ailenizle birlikte yürüyoruz. Kanıta dayalı tedavi yöntemleri ve empatik yaklaşımımızla çocuğunuzun yanındayız.