Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doğum Sonrası Depresyon ve Bebeğe Etkisi

Ana SayfaBlog
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
6 Ekim 2026
Doğum Sonrası Depresyon ve Bebeğe Etkisi

Doğum sonrası depresyon bir karakter zayıflığı değil, tanısı konulabilen ve tedavi edilebilen bir tablodur. Tedavi edildiğinde bebeğe etkisi büyük ölçüde önlenir.

Doğumdan sonra beklenen his mutluluktur. Bu beklenti, kendini iyi hissetmeyen anneyi ikinci bir yükün altına sokar: hem çökkünlük hem de bunu hissettiği için suçluluk.

Doğum sonrası depresyon bir karakter zayıflığı, bir tercih ya da "annelik becerisinin eksikliği" değildir. Hormonal, biyolojik ve psikososyal etkenlerin bir araya geldiği, tanısı konulabilen ve tedavi edilebilen bir tablodur.

Bu yazı, doğum sonrası hüzünle depresyonu ayırmanıza, belirtileri tanımanıza, bebeğin gelişimi üzerindeki etkisini anlamanıza ve ne zaman yardım almanız gerektiğini görmenize yardımcı olur.

Önemli Noktalar

  • Doğum sonrası hüzün (baby blues) doğumların büyük bölümünde görülür, birkaç gün sürer ve kendiliğinden geçer; depresyon değildir.
  • Doğum sonrası depresyon belirtileri iki haftadan uzun sürer, günün çoğunu kaplar ve işlevselliği bozar.
  • Tedavi edilmediğinde yalnızca anneyi değil, bebeğin duygusal ve bilişsel gelişimini de etkiler.
  • Babalarda da doğum sonrası depresyon görülür; sıklıkla gözden kaçar ve öfke, geri çekilme ya da işe aşırı yönelme biçiminde ortaya çıkar.
  • Erken tanı ve tedaviyle iyileşme oranı yüksektir; emzirme dönemine uygun tedavi seçenekleri bulunur ve karar anneyle birlikte verilir.

Doğum Sonrası Hüzün mü, Depresyon mu?

Bu ayrım en kritik noktadır çünkü ikisi tamamen farklı yaklaşımlar gerektirir.

Doğum Sonrası Hüzün (Baby Blues)

Doğumdan sonraki ilk günlerde başlar. Ağlamaklılık, duygudurum dalgalanması, kaygı ve yorgunluk görülür. Hormonal değişim ve uyku yoksunluğuyla ilişkilidir.

Belirleyici özelliği: kendiliğinden geçer ve annenin bebeğine bakma kapasitesini belirgin biçimde bozmaz. Tedavi gerektirmez; destek ve dinlenme yeterlidir.

Doğum Sonrası Depresyon

Belirtiler iki haftadan uzun sürer, şiddeti azalmaz ya da artar. Annenin günlük işlevselliği bozulur; bebeğe bakmak, kendi bakımını yapmak ve ev işlerini sürdürmek zorlaşır.

Başlangıcı doğumdan sonraki ilk haftalarda olabileceği gibi, aylar sonra da ortaya çıkabilir. Gebelik döneminde başlayan ve doğum sonrasına uzanan biçimleri de vardır.

Doğum Sonrası Psikoz

Nadir görülen ancak acil müdahale gerektiren bir tablodur. Gerçeği değerlendirmede bozulma, hezeyanlar, varsanılar, aşırı huzursuzluk ve düzensiz davranış görülür. Genellikle doğumdan sonraki ilk iki hafta içinde başlar.

Bu tablo acil müdahale gerektirir. Anne ve bebeğin güvenliği açısından gecikmeden en yakın acil servise başvurulmalıdır.

Belirtiler

Duygusal Belirtiler

  • Çoğu gün süren çökkünlük, boşluk hissi
  • Daha önce keyif veren şeylerden zevk alamama
  • Bebeğe karşı beklediğinden farklı hissetme: mesafe, ilgisizlik ya da aşırı kaygı
  • Yoğun suçluluk ve yetersizlik duygusu: "kötü bir anneyim"
  • Sinirlilik, öfke patlamaları
  • Sürekli ağlama ya da tam tersine hiç ağlayamama

Bedensel ve Bilişsel Belirtiler

  • Bebek uyurken bile uyuyamama ya da aşırı uyuma
  • İştahta belirgin azalma veya artış
  • Sürekli yorgunluk, enerji yokluğu
  • Odaklanma ve karar verme güçlüğü
  • Açıklanamayan bedensel ağrılar

Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler

  • Bebeğe zarar verme korkusu veya istem dışı gelen düşünceler
  • Kendine zarar verme ya da ölme düşüncesi
  • Bebekle ilgilenmeyi tamamen bırakma
  • Gerçeklikten kopma belirtileri

Bebeğe zarar verme düşüncesi ailelerin en çok korktuğu ve en az dile getirdiği belirtidir. Bu düşüncelerin büyük bölümü istem dışı ve kaygı kaynaklıdır, anne bunları korkuyla karşılar ve asla uygulamak istemez. Yine de mutlaka paylaşılmalı ve değerlendirilmelidir.

Doğum Sonrası Kaygı Bozukluğu

Depresyonla birlikte ya da ondan bağımsız olarak doğum sonrası kaygı bozukluğu da görülür ve sıklıkla gözden kaçar.

Belirtileri: bebeğin nefes alıp almadığını sürekli kontrol etme, bebeği başkasına bırakamama, olası felaketlerle ilgili tekrarlayan düşünceler, çarpıntı ve göğüste sıkışma, bebek uyurken bile gevşeyememe.

Belirli bir tedirginlik yeni ebeveynlikte olağandır. Kaygı işlevselliği bozduğunda, anne dinlenemez hâle geldiğinde ve kontroller günün büyük bölümünü kapladığında değerlendirme gerekir.

Neden Olur?

Tek bir nedeni yoktur; etkenler bir araya gelir.

Biyolojik Etkenler

Doğumdan sonra östrojen ve progesteron düzeylerindeki ani düşüş, duygudurumu düzenleyen sistemleri etkiler. Tiroid işlev bozukluğu ve demir eksikliği de tabloyu ağırlaştırabilir; bu nedenle değerlendirmede tetkik istenir.

Psikolojik ve Öyküye Bağlı Etkenler

  • Daha önce depresyon ya da kaygı bozukluğu geçirmiş olmak (en güçlü risk etkeni)
  • Önceki bir gebelikte doğum sonrası depresyon yaşamış olmak
  • Gebelik döneminde depresif belirtiler
  • Travmatik doğum deneyimi
  • Kendi çocukluğunda ihmal veya istismar öyküsü

Sosyal Etkenler

  • Yetersiz sosyal destek, yalnızlık
  • Eşle ilişkide gerginlik
  • Ekonomik zorluk
  • Bebeğin sağlık sorunu, prematürite, yoğun bakım süreci
  • Beslenme güçlükleri, kolik, uyku düzensizliği

Gerçekçi Olmayan Beklentiler

"Mükemmel anne" beklentisi, sosyal medyadaki kusursuz annelik anlatıları ve çevrenin "en mutlu günlerin" söylemi, annenin kendi yaşadığını anormal sanmasına yol açar. Bu, yardım aramayı geciktiren en yaygın etkendir; anne kendi yaşadığını kimsenin yaşamadığını sanır ve susar.

Ne Zaman Başlar?

Doğum sonrası depresyonun başlangıç zamanı sanıldığından geniştir. Belirtiler doğumdan sonraki ilk haftalarda başlayabileceği gibi, üçüncü, altıncı hatta on ikinci ayda da ortaya çıkabilir.

Gebelik döneminde başlayıp doğum sonrasına uzanan biçimleri de vardır; bu durumda tablo genellikle daha uzun sürer ve erken fark edilmesi önemlidir.

Geç başlangıçlı tablolar sıklıkla gözden kaçar çünkü aile "o dönem geçti" diye düşünür. Oysa bebeğin altıncı ayında başlayan bir çökkünlük de doğum sonrası depresyon kapsamındadır.

Bebeğe Etkisi

Bu bölüm anneleri kaygılandırabilir; ancak amaç suçlamak değil, tedavinin neden önemli olduğunu göstermektir. Tedavi edilen depresyonda bu etkiler büyük ölçüde önlenir.

Bağlanma Üzerine Etkisi

Bebek, bakım verenle kurduğu karşılıklı etkileşim üzerinden dünyayı öğrenir: ağladığında yanıt alması, gülümsediğinde karşılık görmesi. Depresyondaki annede bu karşılıklılık azalabilir; yanıtlar gecikir ya da yüz ifadesi sönükleşir.

Bu durum güvenli bağlanmanın kurulmasını zorlaştırabilir. Ancak bağlanma tek bir dönemle sınırlı değildir; annenin iyileşmesiyle ilişki onarılabilir.

Duygusal ve Bilişsel Gelişim

Uzun süre tedavi edilmeyen anne depresyonu, çocukta ileride duygu düzenleme güçlüğü, kaygı ve davranış sorunları riskini artırır. Dil gelişiminde gecikme de bildirilmiştir; çünkü bebeğe yöneltilen konuşma miktarı azalır.

Belirleyici olan depresyonun süresi ve şiddetidir. Kısa süreli ve tedavi edilen bir dönem, kalıcı bir etki bırakmaz.

Koruyucu Etkenler

Babanın ya da diğer bakım verenin duyarlı ilgisi, bebeği önemli ölçüde korur. Bu nedenle tedavi planı yalnızca anneyi değil, bakım verenler ağını kapsar. Bebeğin günün bir bölümünde karşılıklı, yanıt veren bir etkileşim içinde olması, annenin iyileşme sürecinde önemli bir tampon oluşturur.

Babalarda Doğum Sonrası Depresyon

Sık gözden kaçan bir tablodur. Babalarda belirtiler çoğu zaman klasik çökkünlük biçiminde görünmez; öfke, sinirlilik, işe aşırı yönelme, aileden geri çekilme ya da alkol kullanımında artış biçiminde ortaya çıkar.

Annede depresyon bulunması, babada da riski artırır. Her iki ebeveynin de etkilendiği durumlarda bebeğin koruyucu kaynağı azalır; bu nedenle babanın değerlendirilmesi ihmal edilmemelidir.

Tedavi

Psikoterapi

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'nun yaklaşımında hafif ve orta şiddetteki tablolarda psikoterapi ilk basamaktır. Bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası terapi, doğum sonrası depresyonda etkinliği gösterilmiş yaklaşımlardır.

Kişilerarası terapi bu dönemde özellikle uygundur; rol değişimi, eş ilişkisi ve sosyal destek gibi doğum sonrasına özgü konuları doğrudan ele alır.

İlaç Tedavisi

Orta ve şiddetli tablolarda, belirtiler işlevselliği belirgin biçimde bozduğunda gündeme gelir.

Emzirme konusunda ailelerin en sık sorusu şudur: "İlaç kullanırsam emziremez miyim?" Emzirme döneminde kullanılabilecek, süte geçişi düşük olan seçenekler bulunmaktadır. Karar, annenin tablosunun şiddeti ve tercihleri gözetilerek birlikte verilir.

Tedavi edilmeyen depresyonun bebeğe etkisinin, uygun seçilmiş bir ilacın riskinden daha büyük olabileceği de bu kararda tartılır.

Sosyal Destek ve Uyku

Uyku yoksunluğu hem tetikleyici hem sürdürücü bir etkendir ve tedavinin görmezden gelinemeyecek bileşenidir. Gece bakımının paylaşılması, annenin kesintisiz bir uyku bloğu alabilmesi tedavinin somut bir parçasıdır.

Ev işlerinin devredilmesi, ziyaretlerin sınırlanması ve annenin günde bir süre bebekten ayrı kalabilmesi de destekleyicidir.

Emzirme ve İlaç: Karar Nasıl Verilir?

Bu konu ailelerin en çok zorlandığı noktadır ve genellikle ya hep ya hiç olarak algılanır.

Gerçekte karar üç şeyin tartılmasıyla verilir: annenin tablosunun şiddeti, emzirmenin anne için taşıdığı önem ve seçilecek ilacın süte geçiş özellikleri. Emzirme döneminde kullanım verisi daha geniş olan seçenekler bulunmaktadır.

Emzirmeyi bırakmak da meşru bir tercihtir ve suçluluk konusu yapılmamalıdır. Depresyonu tedavi edilmiş, bebeğine yanıt verebilen bir anne, tükenmiş hâlde emziren bir anneden bebeği için daha koruyucudur.

Anne-Bebek Odaklı Çalışma

Bağlanma ilişkisinin zorlandığı durumlarda anne ve bebeğin birlikte çalışıldığı yaklaşımlar kullanılır. Amaç, karşılıklı etkileşimi yeniden kurmak ve annenin bebeğin sinyallerini okuma güvenini artırmaktır.

Yakınlar Ne Yapabilir?

Doğum sonrası depresyonda çevrenin tutumu, annenin yardım alıp almamasını doğrudan belirler.

Yardımcı Olan Yaklaşımlar

  • Somut yardım önerin. "Bir şeye ihtiyacın olursa söyle" yerine "salı akşamı yemeği ben getiriyorum" ya da "bu öğleden sonra bebeğe ben bakayım, sen uyu" daha işlevseldir.
  • Duyguyu geçersiz kılmayın. "Bak bebeğin sapasağlam, şükret" gibi ifadeler suçluluğu artırır.
  • Uyku için alan açın. Annenin kesintisiz bir uyku bloğu alabilmesi tedavinin parçasıdır.
  • Ziyaretleri sınırlayın. İlk haftalarda sürekli misafir, dinlenmeyi imkânsız kılar.
  • Yardım almayı normalleştirin. "Bu çok yaygın ve tedavisi var" cümlesi, utancı azaltan en etkili ifadedir.

Kaçınılması Gerekenler

  • "Ben de yaşadım, geçer" — beklemeyi teşvik eder, başvuruyu geciktirir.
  • Annelik becerisini eleştirmek — zaten yüksek olan yetersizlik duygusunu derinleştirir.
  • Bebeği tamamen devralmak — anneyi ilişkiden dışlar ve güvensizliğini artırır. Destek olmak, yerine geçmek değildir.
  • Karşılaştırma — "kardeşin doğum yaptığında böyle olmamıştı" türü ifadeler yalnızlaştırır.

Ne Zaman Yardım Alınmalı?

  • Belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa
  • Günlük işlevsellik bozulmuşsa: bebeğe bakmak, kendi bakımını yapmak zorlaşıyorsa
  • Bebeğe karşı hiçbir şey hissetmiyorsanız ya da yoğun mesafe varsa
  • Suçluluk ve yetersizlik duygusu yatıştırılamıyorsa
  • Kendinize ya da bebeğe zarar verme düşünceleri geliyorsa
  • Uyku fırsatı olduğunda bile uyuyamıyorsanız
  • Çevrenizdekiler değişimi fark edip endişelendiriyorsa

Son maddedeki belirtilerden biri varsa beklenmemelidir: zarar verme düşüncesi veya gerçeklikten kopma belirtilerinde acil başvuru gerekir.

Sonraki Gebelikler ve Önleme

Bir gebelikte doğum sonrası depresyon yaşamış olmak, sonraki gebeliklerde riski artıran en güçlü etkenlerden biridir. Ancak bu, tekrarlayacağı anlamına gelmez; önceden bilinmesi koruyucu bir avantajdır.

Gebelik Döneminde Yapılabilecekler

  • Öykünün doğum öncesinde hekimle paylaşılması ve izlem planı kurulması
  • Gebelikte başlayan depresif belirtilerin beklenmeden ele alınması
  • Doğum sonrası ilk haftalar için destek ağının önceden planlanması: kim, hangi gün, ne yapacak
  • Uyku düzeninin baştan paylaşılacak biçimde konuşulması

Erken Tarama

Doğum sonrası ilk aylarda yapılan kısa tarama ölçekleri, tabloyu erken yakalamanın etkili bir yoludur. Bu ölçekler tanı koymaz ancak değerlendirme gerektiren anneleri belirler.

Ankara'daki izlem süreçlerinde bu taramanın, özellikle öyküsü olan annelerde rutin biçimde tekrarlanması önerilmektedir.

Uzman Görüşü

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre doğum sonrası depresyonda en büyük engel tanı değil, yardım aramanın önündeki utançtır. Anneler çoğu zaman hissettiklerini dile getirdiklerinde "kötü anne" olarak görülmekten korkar ve susar.

Ankara'da yürütülen görüşmelerdeki klinik deneyim, bu duygunun adının konulmasının başlı başına rahatlatıcı olduğunu göstermektedir. Yaşananın yaygın, tanınabilir ve tedavi edilebilir bir tablo olduğunu öğrenmek, sürecin en önemli adımıdır.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ayrıca, bebeğe zarar verme düşüncelerinin doğru anlaşılmasının önemini vurgular. Bu düşüncelerin büyük bölümü kaygı kaynaklı, istem dışı düşüncelerdir ve anne bunlardan dehşete düşer. Dile getirilmeleri tehlikeyi değil, değerlendirilme ihtiyacını gösterir.

Bir diğer önemli nokta, tedavinin yalnızca anneye değil sisteme yönelik olmasıdır. Uyku düzeninin paylaşılması, eşin sürece katılması ve sosyal desteğin düzenlenmesi, tek başına ilaçtan daha belirleyici olabilir.

Ankara'da Değerlendirme ve Randevu Süreci

Ankara'da doğum sonrası depresyon nedeniyle yapılan başvurular çoğunlukla gecikmeli gerçekleşir; anneler aylarca beklemiş, kendi kendilerine düzeltmeye çalışmış olarak gelir.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu tarafından Ankara'da yürütülen değerlendirmede süreç, belirtilerin ne zaman başladığı ve nasıl seyrettiğiyle başlar. Doğum öncesi ruhsal öykü, doğum deneyimi, uyku düzeni ve sosyal destek ayrı ayrı ele alınır. Tiroid işlevleri ve demir düzeyi gibi tıbbi nedenlerin elenmesi için tetkik istenebilir.

Değerlendirmenin ikinci bölümü anne-bebek ilişkisine yöneliktir: annenin bebeğe dair hisleri, bakım rutinleri ve zorlandığı anlar konuşulur. Mümkün olduğunda eşin de görüşmeye katılması önerilir; Ankara'daki başvurularda eşin sürece dâhil olduğu olgularda iyileşmenin belirgin biçimde hızlandığı gözlenmektedir.

Ankara'da bebek psikiyatrisi kapsamında yürütülen bu değerlendirmeler, hem annenin tedavisini hem bebeğin gelişimsel izlemini birlikte ele alır. Doç. Dr. Mehtap Eroğlu tarafından yürütülen izlemde bebeğin gelişim basamakları da takip edilir; böylece annenin tedavisi sürerken bebeğin gelişiminde bir gecikme olup olmadığı erken fark edilir.

İlk randevuya gelirken getirilmesi yararlı olanlar: gebelik ve doğum kayıtları, bebeğin sağlık izlem defteri, varsa son kan tetkikleri ve kullanılan ilaçların listesi.

Ankara'da bu süreçte destek arıyorsanız, bebek psikiyatrisi hizmeti sayfamızı inceleyebilir ve randevu talebi oluşturabilirsiniz.

Özetle

Doğum sonrası depresyon yaygın, tanınabilir ve tedavi edilebilir bir tablodur. Doğum sonrası hüzünden farkı, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi ve işlevselliği bozmasıdır.

Tedavi edilmediğinde yalnızca anneyi değil bebeğin duygusal ve bilişsel gelişimini de etkiler; ancak belirleyici olan depresyonun süresi ve şiddetidir. Tedavi edilen bir dönem kalıcı etki bırakmaz.

Emzirme döneminde kullanılabilecek tedavi seçenekleri vardır ve karar anneyle birlikte verilir. Babalarda da görülür ve gözden kaçmamalıdır.

Bebeğe ya da kendine zarar verme düşünceleri, gerçeklikten kopma belirtileri acil başvuru gerektirir.

Bebeklik döneminde ruhsal değerlendirme ve erken müdahale hakkında bilgi için bebek psikiyatristi rehberimize bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Doğum sonrası hüzün ile depresyon arasındaki fark ne?

Doğum sonrası hüzün (baby blues) doğumdan sonraki ilk günlerde başlar, ağlamaklılık ve duygudurum dalgalanmasıyla görülür ve kendiliğinden geçer; tedavi gerektirmez. Depresyonda ise belirtiler iki haftadan uzun sürer, şiddeti azalmaz ya da artar ve annenin günlük işlevselliğini bozar: bebeğe bakmak, kendi bakımını yapmak zorlaşır.

Doğum sonrası depresyon ne zaman başlar?

Başlangıç zamanı sanıldığından geniştir. Belirtiler doğumdan sonraki ilk haftalarda başlayabileceği gibi üçüncü, altıncı hatta on ikinci ayda da ortaya çıkabilir. Gebelik döneminde başlayıp doğum sonrasına uzanan biçimleri de vardır. Geç başlangıçlı tablolar sıklıkla gözden kaçar çünkü aile 'o dönem geçti' diye düşünür.

Bebeğime zarar verme düşünceleri geliyor, tehlikeli miyim?

Bu düşüncelerin büyük bölümü istem dışı ve kaygı kaynaklıdır; anne bunları korkuyla karşılar ve asla uygulamak istemez. Dile getirilmeleri tehlikeyi değil, değerlendirilme ihtiyacını gösterir. Yine de mutlaka bir uzmanla paylaşılmalıdır. Gerçeklikten kopma belirtileri eşlik ediyorsa acil başvuru gerekir.

İlaç kullanırsam emziremez miyim?

Emzirme döneminde kullanılabilecek, süte geçişi düşük olan seçenekler bulunmaktadır. Karar üç şeyin tartılmasıyla verilir: tablonun şiddeti, emzirmenin anne için önemi ve ilacın süte geçiş özellikleri. Tedavi edilmeyen depresyonun bebeğe etkisinin, uygun seçilmiş bir ilacın riskinden daha büyük olabileceği de bu kararda göz önünde bulundurulur.

Depresyonum bebeğimi kalıcı olarak etkiler mi?

Belirleyici olan depresyonun süresi ve şiddetidir. Kısa süreli ve tedavi edilen bir dönem kalıcı bir etki bırakmaz. Uzun süre tedavi edilmeyen tablolarda çocukta ileride duygu düzenleme güçlüğü, kaygı ve davranış sorunları riski artar. Babanın veya diğer bakım verenin duyarlı ilgisi bebeği önemli ölçüde korur.

Babalarda da görülür mü?

Evet ve sıklıkla gözden kaçar. Babalarda belirtiler klasik çökkünlük biçiminde görünmeyebilir; öfke, sinirlilik, işe aşırı yönelme, aileden geri çekilme ya da alkol kullanımında artış biçiminde ortaya çıkar. Annede depresyon bulunması babada da riski artırır; her iki ebeveynin etkilendiği durumlarda bebeğin koruyucu kaynağı azalır.

Yakınım doğum sonrası depresyon yaşıyor, nasıl yardım edebilirim?

Somut yardım önerin: 'Bir şeye ihtiyacın olursa söyle' yerine 'salı akşamı yemeği ben getiriyorum' daha işlevseldir. Uyku için alan açın, ziyaretleri sınırlayın ve yardım almayı normalleştirin. Kaçınılması gerekenler: 'Ben de yaşadım, geçer' demek, annelik becerisini eleştirmek ve bebeği tamamen devralmak. Destek olmak, yerine geçmek değildir.

Sonraki gebelikte tekrarlar mı?

Bir gebelikte doğum sonrası depresyon yaşamış olmak riski artıran en güçlü etkenlerden biridir, ancak tekrarlayacağı anlamına gelmez. Önceden bilinmesi koruyucu bir avantajdır: öykünün doğum öncesinde paylaşılması, izlem planı kurulması, destek ağının ve uyku düzeninin önceden planlanması riski belirgin biçimde azaltır.

Doğum sonrası kaygı bozukluğu da var mı?

Evet, depresyonla birlikte ya da ondan bağımsız görülebilir ve sıklıkla gözden kaçar. Belirtileri: bebeğin nefes alıp almadığını sürekli kontrol etme, bebeği başkasına bırakamama, felaket düşünceleri, çarpıntı ve bebek uyurken bile gevşeyememe. Belirli bir tedirginlik olağandır; kaygı işlevselliği bozduğunda değerlendirme gerekir.

Hangi durumda acil başvurmalıyım?

Kendinize ya da bebeğinize zarar verme düşünceleri varsa, gerçeklikten kopma belirtileri (hezeyan, varsanı, aşırı huzursuzluk, düzensiz davranış) görülüyorsa beklenmemelidir. Bu tablo doğum sonrası psikoz olabilir ve anne ile bebeğin güvenliği açısından gecikmeden en yakın acil servise başvurulmalıdır.

Kaynakça

  1. O'Hara, M. W., & McCabe, J. E. (2013). Postpartum Depression: Current Status and Future Directions. Annual Review of Clinical Psychology, 9, 379-407.
  2. Stein, A., Pearson, R. M., Goodman, S. H., et al. (2014). Effects of Perinatal Mental Disorders on the Fetus and Child. The Lancet, 384(9956), 1800-1819.
  3. Cox, J. L., Holden, J. M., & Sagovsky, R. (1987). Detection of Postnatal Depression: Development of the 10-item Edinburgh Postnatal Depression Scale. British Journal of Psychiatry, 150, 782-786.
  4. National Institute for Health and Care Excellence. (2014, updated 2020). Antenatal and Postnatal Mental Health: Clinical Management and Service Guidance. NICE Guideline CG192.
  5. Paulson, J. F., & Bazemore, S. D. (2010). Prenatal and Postpartum Depression in Fathers and Its Association with Maternal Depression: A Meta-analysis. JAMA, 303(19), 1961-1969.
  6. Murray, L., Arteche, A., Fearon, P., et al. (2011). Maternal Postnatal Depression and the Development of Depression in Offspring Up to 16 Years of Age. Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry, 50(5), 460-470.
  7. Sockol, L. E. (2015). A Systematic Review of the Efficacy of Cognitive Behavioral Therapy for Treating and Preventing Perinatal Depression. Journal of Affective Disorders, 177, 7-21.
  8. Molyneaux, E., Howard, L. M., McGeown, H. R., et al. (2014). Antidepressant Treatment for Postnatal Depression. Cochrane Database of Systematic Reviews.
  9. American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed., text rev.). DSM-5-TR.
Doğum Sonrası DepresyonBebek PsikiyatrisiAnne Ruh SağlığıBağlanma
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doçent, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi. 15+ yıl klinik deneyim. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Türk Psikiyatri Derneği üyesi.

Tam Profili Görüntüle
Bilimin Işığında, Şefkatle

Her Çocuk Anlaşılmayı Hak Eder

Ruh sağlığı yolculuğunda ailenizle birlikte yürüyoruz. Kanıta dayalı tedavi yöntemleri ve empatik yaklaşımımızla çocuğunuzun yanındayız.