Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Ankara'da DEHB Tedavisi: Kapsamlı Rehber

Ana SayfaBlogAnkara'da DEHB Tedavisi: Kapsamlı Rehber
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
19 Haziran 2026
DEHB
Ankara'da DEHB Tedavisi: Kapsamlı Rehber

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Ankara'da çocuk ve ergen psikiyatristlerine en sık başvuru nedenlerinden biridir ve okul çağı çocuklarının yaklaşık yüzde 5-7'sini etkilemektedir.

Ankara'da DEHB Tedavisi: Kapsamlı Rehber

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Ankara'da çocuk ve ergen psikiyatristlerine en sık başvuru nedenlerinden biridir ve okul çağı çocuklarının yaklaşık yüzde 5-7'sini etkilemektedir. Bu oran, Ankara'daki ilkokul ve ortaokullarda her sınıfta ortalama bir ila iki çocuğun DEHB ile yaşadığı anlamına gelmektedir. Ancak DEHB'nin yalnızca "hareketli çocuk" olmakla sınırlı olmadığını, dikkat düzenleme, dürtü kontrolü ve yürütücü işlevlerde kapsamlı bir farklılık olduğunu anlamak, doğru tedaviye ulaşmanın ilk adımıdır.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre, DEHB tanısı alan çocukların büyük çoğunluğu zamanında ve doğru müdahaleyle akademik, sosyal ve duygusal açıdan son derece başarılı bir yaşam sürdürebilmektedir. Ankara'da çocuk psikiyatristi olarak yürüttüğü klinik pratikte, erken fark edilen ve kanıta dayalı yöntemlerle ele alınan vakaların uzun vadeli prognozunun oldukça olumlu olduğunu vurgulamaktadır.

Bu rehber, Ankara'da yaşayan ve çocuğunda DEHB belirtileri gözlemleyen aileler için hazırlanmıştır. Değerlendirme sürecinden tedavi seçeneklerine, sık yapılan hatalardan pratik önerilere kadar kapsamlı bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır.

DEHB Belirtileri Ne Zaman Fark Edilir?

DEHB belirtileri çoğu zaman okul öncesi dönemde ipuçları verse de, ailelerin büyük bölümü ilkokul birinci veya ikinci sınıfta ciddi bir farkındalık geliştirmektedir. Bunun nedeni, yapılandırılmış okul ortamının çocuktan beklenen dikkat süresi, kurallara uyum ve öz düzenleme becerilerini belirgin şekilde artırmasıdır. Çocuk bu beklentileri karşılayamadığında, öğretmen geri bildirimleri ve akademik zorluklar aile için bir uyarı işareti oluşturur.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre, DEHB belirtileri üç ana grupta değerlendirilmelidir:

Birinci grup olan dikkatsizlik belirtileri, çocuğun verilen göreve odaklanmakta güçlük çekmesi, dış uyaranlara kolayca yönelmesi, eşyalarını sık kaybetmesi, günlük rutinleri unutması ve uzun süreli zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınması şeklinde kendini gösterir. Bu çocuklar sıklıkla "tembel" ya da "umursamaz" olarak yanlış etiketlenir; oysa sorun motivasyon değil, beynin dikkat düzenleme mekanizmasındaki farklılıktır.

İkinci grup olan hiperaktivite belirtileri, çocuğun sürekli hareket halinde olması, oturması gereken yerde kalkması, aşırı konuşması, sırasını bekleyememesi ve sanki bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranması biçiminde ortaya çıkar. Ankara'daki okullarda öğretmenler bu belirtileri genellikle "yaramazlık" olarak yorumlar; ancak deneyimli bir çocuk psikiyatristi, bu davranışların iradî olmadığını ve nörolojik temelli olduğunu bilir.

Üçüncü grup olan dürtüsellik belirtileri ise çocuğun soru bitmeden yanıt vermesi, başkalarının sözünü kesmesi, sonuçlarını düşünmeden hareket etmesi ve sabırsızlık göstermesi şeklinde gözlemlenir. Bu belirtiler özellikle sosyal ilişkilerde ciddi zorluklar yaratabilir ve çocuğun akran ilişkilerini olumsuz etkiler.

Ankara'da çocuk psikiyatristi olarak çalışan uzmanlar, belirtilerin en az altı aydır sürmesi, birden fazla ortamda (ev, okul, sosyal çevre) gözlemlenmesi ve çocuğun yaşına uygun işlevselliğini bozması durumunda kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirtmektedir. Belirtilerin yalnızca tek bir ortamda görülmesi, DEHB dışı nedenlere de işaret edebilir; bu nedenle ayırıcı tanı süreci büyük önem taşır.

Özellikle dikkat çekilmesi gereken bir nokta, DEHB'nin kız çocuklarında sıklıkla atlanmasıdır. Kız çocuklarında hiperaktivite bileşeni daha az belirgin olabilir ve dikkatsizlik ağırlıklı tip olarak ortaya çıkabilir. Bu çocuklar derste sessizce hayallere dalar, defterlerini düzensiz tutar ve ödevlerini tamamlamakta zorlanır; ancak sınıfta sorun çıkarmadıkları için öğretmenler tarafından fark edilmezler. Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, Ankara'daki kliniğinde kız çocuklarında DEHB farkındalığının artırılmasına özel önem vermektedir.

Ankara'da DEHB Değerlendirme Süreci

Ankara'da DEHB değerlendirmesi, deneyimli bir çocuk psikiyatristi tarafından yürütülen çok boyutlu ve sistematik bir süreçtir. Tek bir test ya da tek bir görüşmeyle konulamayacak kadar karmaşık bir tanı olan DEHB, bütüncül bir yaklaşım gerektirmektedir.

Klinik Görüşme

Değerlendirme sürecinin en temel ve en önemli bileşeni klinik görüşmedir. Ankara'da çocuk psikiyatristi ile yapılan ilk görüşme genellikle 45-60 dakika sürer ve birkaç aşamadan oluşur.

İlk aşamada aile ile görüşme yapılır. Çocuğun gelişim öyküsü, hamilelik ve doğum süreci, motor ve dil gelişimi, tuvalet eğitimi, uyku düzeni ve beslenme alışkanlıkları ayrıntılı şekilde sorgulanır. Ailenin DEHB veya diğer psikiyatrik bozukluklar açısından öyküsü de değerlendirilir; çünkü DEHB'nin güçlü bir genetik bileşeni olduğu bilinmektedir. Ebeveynlerin yaklaşık yüzde 25-30'unda da DEHB belirtileri bulunabilmektedir.

İkinci aşamada çocukla bireysel görüşme gerçekleştirilir. Çocuğun yaşına uygun tekniklerle iletişim kurulur; küçük çocuklarda oyun gözlemi, daha büyük çocuklarda yarı yapılandırılmış görüşme formatı kullanılır. Çocuğun dikkat süresi, görev değiştirme becerisi, dürtü kontrolü, duygusal düzenleme kapasitesi ve sosyal etkileşim becerileri doğrudan gözlemlenir.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, klinik görüşmenin hiçbir testle ikame edilemeyeceğini vurgular. Deneyimli bir çocuk psikiyatristi, görüşme sırasında çocuğun dikkat dağılıp dağılmadığını, konudan konuya atlayıp atlamadığını, hareket düzeyini ve duygusal tepkilerini doğrudan gözlemler. Bu gözlemler, tanı sürecinin belkemiğini oluşturur.

MOXO ve Nöropsikolojik Testler

Ankara'daki modern çocuk psikiyatrisi kliniklerinde DEHB değerlendirmesinde bilgisayar tabanlı dikkat testleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu testlerin en bilineni MOXO dikkat performans testidir. MOXO testi, çocuğun dikkat, zamanlama, dürtüsellik ve hiperaktivite parametrelerini objektif olarak ölçer ve yaş normlarıyla karşılaştırır.

Ancak Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre, MOXO ve benzeri testler tek başına tanı koydurucu değildir. Bu testler, klinik görüşmeden elde edilen verileri desteklemek ve takip sürecinde tedavi yanıtını ölçmek amacıyla kullanılmalıdır. Bir çocuk dikkat testinde normal performans gösterebilir ancak gerçek yaşam koşullarında belirgin zorluklar yaşayabilir; ya da tam tersi durumlar da söz konusu olabilir.

Nöropsikolojik değerlendirme ise daha kapsamlı bir süreçtir ve özellikle eşlik eden öğrenme güçlükleri, zekâ düzeyi veya yürütücü işlev bozuklukları söz konusu olduğunda uygulanır. Bu değerlendirme, çocuğun bilişsel profilini detaylı şekilde ortaya koyar ve tedavi planlamasına yol gösterir.

Öğretmen ve Aile Değerlendirmesi

DEHB tanısının güvenilirliğini artıran en önemli unsurlardan biri, birden fazla bilgi kaynağından veri toplanmasıdır. Ankara'daki çocuk psikiyatristi, tanı sürecinde mutlaka öğretmen geri bildirimi talep eder.

Conners Öğretmen ve Ebeveyn Derecelendirme Ölçekleri, Ankara'da en yaygın kullanılan standart değerlendirme araçlarıdır. Bu ölçekler, çocuğun dikkat, hiperaktivite, dürtüsellik ve karşıt olma davranışlarını hem ev hem de okul ortamında değerlendirmeye olanak tanır. Öğretmenin ve ebeveynin bağımsız olarak doldurduğu bu formlar karşılaştırılarak, belirtilerin ortamlar arası tutarlılığı incelenir.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, Ankara'daki okullarla yakın işbirliği kurmanın tanı doğruluğunu önemli ölçüde artırdığını belirtmektedir. Öğretmenin sınıf içi gözlemleri, çocuğun akranlarıyla karşılaştırmalı performansı ve akademik ilerleme raporları, klinik tabloyu tamamlayan değerli verilerdir.

DEHB Tedavi Seçenekleri

DEHB tedavisi, tek bir yöntemle değil, çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre şekillendirilen çok bileşenli bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Ankara'da çocuk psikiyatristi tarafından hazırlanan tedavi planı; çocuğun yaşı, belirtilerin şiddeti, eşlik eden durumlar ve ailenin tercihleri gözetilerek kişiselleştirilir.

Davranışsal Müdahaleler

Davranışsal müdahaleler, özellikle okul öncesi yaş grubundaki çocuklarda ve hafif düzeyde belirtileri olan vakalarda birinci basamak tedavi olarak önerilmektedir. Bu müdahaleler, çocuğun çevresinin yeniden yapılandırılmasını ve olumlu davranışların pekiştirilmesini hedefler.

Davranışsal müdahalelerin temel bileşenleri arasında yapılandırılmış günlük rutin oluşturma, görevleri küçük adımlara bölme, görsel hatırlatıcılar kullanma, ödül sistemleri geliştirme ve tutarlı sınır koyma yer alır. Bu yöntemler, çocuğun öz düzenleme becerilerini zaman içinde geliştirmesine yardımcı olur.

Ankara'daki çocuk psikiyatrisi kliniklerinde bilişsel davranışçı terapi (BDT) yöntemleri de DEHB tedavisinde kullanılmaktadır. Özellikle ergenlik dönemindeki hastalar için BDT, planlama becerileri, zaman yönetimi, organizasyon stratejileri ve duygusal düzenleme konularında somut araçlar sunar.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre, davranışsal müdahalelerin başarısı büyük ölçüde ailenin tutarlılığına ve kararlılığına bağlıdır. Yalnızca klinikte uygulanan stratejiler yeterli değildir; bu stratejilerin ev ve okul ortamına aktarılması hayati önem taşır.

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisi, DEHB'nin orta ve ağır düzeyde seyrettiği, belirtilerin çocuğun akademik ve sosyal işlevselliğini ciddi şekilde bozduğu durumlarda gündeme gelir. Ankara'da çocuk psikiyatristi tarafından reçete edilen DEHB ilaçları, dünya genelinde en fazla araştırılmış psikiyatrik ilaçlar arasındadır ve etkinlikleri güçlü bilimsel kanıtlarla desteklenmektedir.

DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar temel olarak iki gruba ayrılır. Birinci grup olan stimülan ilaçlar (metilfenidat türevleri), beynin prefrontal korteksinde dopamin ve noradrenalin seviyelerini düzenleyerek dikkat, odaklanma ve dürtü kontrolünü iyileştirir. Bu ilaçlar kısa etkili, orta etkili ve uzun etkili formülasyonlar halinde mevcuttur ve çocuğun günlük ihtiyacına göre uygun form seçilir.

İkinci grup olan non-stimülan ilaçlar (atomoksetin, guanfasin gibi) ise stimülan ilaçların uygun olmadığı veya tolere edilemediği durumlarda alternatif olarak kullanılır. Bu ilaçların etki mekanizması farklıdır ve genellikle tam etki için birkaç haftalık düzenli kullanım gerektirir.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, ilaç tedavisi konusunda ailelerin sıklıkla kaygı duyduğunu ve bu kaygıların büyük çoğunluğunun bilgi eksikliğinden kaynaklandığını belirtmektedir. Ankara'daki kliniğinde ilaç tedavisine başlamadan önce aileye kapsamlı bilgilendirme yapılır; ilacın etki mekanizması, beklenen yararları, olası yan etkileri ve izlem planı ayrıntılı şekilde anlatılır. İlaç tedavisi hiçbir zaman tek başına yeterli değildir ve mutlaka davranışsal müdahaleler, ebeveyn eğitimi ve okul işbirliğiyle birlikte yürütülmelidir.

İlaç dozunun ayarlanması bireysel bir süreçtir. Düşük dozla başlanır, yanıt ve yan etkiler dikkatle izlenir ve optimal doza ulaşılana kadar kademeli artış yapılır. Ankara'da çocuk psikiyatristi, bu süreçte aile ile sık görüşmeler planlayarak tedavi yanıtını yakından takip eder.

Ebeveyn Eğitim Programları

DEHB tedavisinin en kritik bileşenlerinden biri ebeveyn eğitimidir. Araştırmalar, ebeveyn eğitim programlarına katılan ailelerin çocuklarında belirtilerin daha hızlı ve daha kalıcı biçimde iyileştiğini göstermektedir.

Ebeveyn eğitim programları, anne ve babanın DEHB'yi anlamasını, çocuğun davranışlarını doğru yorumlamasını ve etkili ebeveynlik stratejileri geliştirmesini hedefler. Bu programlarda öğretilen başlıca beceriler arasında olumlu pekiştirme teknikleri, tutarlı disiplin yöntemleri, etkili iletişim becerileri, çatışma çözüm stratejileri ve stres yönetimi yer alır.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, Ankara'daki kliniğinde ebeveyn eğitimine özel bir önem vermektedir. Ailelerin DEHB'li çocuklarının güçlü yönlerini keşfetmesine, çocuğun özgüvenini korumasına ve aile içi ilişkilerin olumlu kalmasına yönelik rehberlik sunmaktadır. DEHB'li bir çocuğun ebeveyni olmak duygusal açıdan zorlayıcı olabilir; bu nedenle ebeveynlerin kendi duygusal sağlıklarına da dikkat etmeleri gerektiğini vurgular.

Okul İşbirliği

DEHB'li çocuğun günün büyük bölümünü geçirdiği okul ortamının tedavi sürecine dahil edilmesi, başarı şansını önemli ölçüde artırır. Ankara'daki çocuk psikiyatristleri, gerekli durumlarda okul rehberlik servisleriyle iletişim kurarak çocuğun sınıf içi düzenlemelerden yararlanmasını sağlar.

Bu düzenlemeler arasında çocuğun sınıfta öne oturtulması, sınav sürelerinin uzatılması, ödevin küçük parçalara bölünmesi, görsel ve işitsel hatırlatıcıların kullanılması ve hareket molalarının verilmesi gibi uygulamalar sayılabilir. Bu tür sınıf içi uyarlamalar, çocuğun mevcut kapasitesini en iyi şekilde kullanmasına olanak tanır.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre, Ankara'daki okullarda DEHB farkındalığının son yıllarda belirgin şekilde arttığını gözlemlemektedir. Ancak hâlâ bazı okullarda DEHB'nin bir disiplin sorunu olarak algılandığını ve çocuğun cezalandırıcı yaklaşımlarla karşılaştığını belirterek, okul personelinin eğitiminin önemine dikkat çekmektedir.

Ankara'da DEHB Tedavisinde Doç. Dr. Mehtap Eroğlu Yaklaşımı

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, Ankara'da çocuk psikiyatristi olarak DEHB tedavisinde kanıta dayalı, bütüncül ve aile merkezli bir yaklaşım benimsemektedir. Bu yaklaşımın temel ilkeleri şunlardır:

Bireyselleştirilmiş tedavi planı her çocuğun farklı olduğu gerçeğinden hareket eder. DEHB belirtilerinin şiddeti, eşlik eden durumlar, çocuğun bilişsel profili, ailenin dinamikleri ve okul ortamının özellikleri dikkate alınarak her hasta için özgün bir tedavi haritası çizilir.

Çok boyutlu değerlendirme ilkesi gereği, tanı yalnızca klinik görüşmeye veya yalnızca testlere dayandırılmaz. Birden fazla bilgi kaynağı ve değerlendirme yöntemi bir araya getirilerek bütüncül bir klinik tablo oluşturulur.

Aile katılımı, tedavinin her aşamasında merkezdedir. Aile bilgilendirilmeden, eğitilmeden ve tedavi sürecine aktif olarak dahil edilmeden kalıcı bir iyileşme sağlanamayacağı düşüncesi esas alınır.

Düzenli izlem ve değerlendirme ilkesi kapsamında tedavi yanıtı belirli aralıklarla gözden geçirilir, gerekli ayarlamalar yapılır ve çocuğun gelişimsel dönemine göre tedavi planı güncellenir. DEHB kronik bir durum olduğundan, uzun vadeli takip büyük önem taşır.

Güçlü yönlere odaklanma ilkesi, DEHB'li çocukların yalnızca zorlukları üzerinden tanımlanmaması gerektiğini savunur. Bu çocukların sıklıkla yaratıcılık, enerji, merak, risk alma cesareti ve hiperfokus gibi güçlü yönleri vardır. Tedavi sürecinde bu güçlü yönlerin keşfedilmesi ve desteklenmesi ön plandadır.

DEHB Tedavisinde Sık Yapılan Hatalar

Ankara'da çocuk psikiyatristi olarak çalışan uzmanların sıklıkla karşılaştığı bazı yaygın hatalar, tedavi sürecini olumsuz etkileyebilmektedir:

İlk hata, tanıyı geciktirmektir. Bazı aileler "büyüyünce geçer" beklentisiyle profesyonel yardım almayı erteler. Oysa erken müdahale, çocuğun akademik gecikmelerini ve duygusal yıpranmasını önlemek açısından kritik öneme sahiptir. Ankara'da çocuk psikiyatristi ile değerlendirme yaptırmak için yıllarca beklemenin, çocuğun özgüveninin aşınmasına ve ikincil sorunların ortaya çıkmasına neden olabileceği unutulmamalıdır.

İkinci hata, DEHB'yi yalnızca ilaçla tedavi etmeye çalışmaktır. İlaç tedavisi DEHB belirtilerini kontrol altına almada etkilidir; ancak davranışsal stratejiler, ebeveyn eğitimi ve okul desteği olmadan uzun vadeli başarı mümkün değildir.

Üçüncü hata, internet bilgilerine dayanarak kendi kendine tanı koymak ya da tedavi uygulamaktır. DEHB tanısı yalnızca uzman bir çocuk psikiyatristi tarafından konulabilir. İnternet üzerinden alınan bilgiler kılavuz niteliğinde olabilir; ancak profesyonel değerlendirmenin yerini tutamaz.

Dördüncü hata, ilaç tedavisini düzensiz uygulamaktır. Bazı aileler çocuğun ilaçlarını hafta sonları veya tatil dönemlerinde kendi kararlarıyla keser. Bu tür düzensiz kullanım tedavinin etkinliğini azaltır ve çocukta istenmeyen dalgalanmalara yol açabilir. İlaç kullanımıyla ilgili her karar mutlaka Ankara'daki çocuk psikiyatristi ile birlikte alınmalıdır.

Beşinci hata, DEHB'li çocuğu sürekli eleştirmek ve cezalandırmaktır. Bu çocuklar zaten akranlarından daha fazla olumsuz geri bildirim almaktadır. Sürekli eleştiri, çocuğun özgüvenini ciddi şekilde zedeler ve kaygı, depresyon gibi ikincil sorunlara zemin hazırlar.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre, bu hataların çoğu bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Ailelerin DEHB hakkında doğru ve güvenilir kaynaklardan bilgilendirilmesi, tedavi sürecinin en önemli parçalarından biridir.

Aileler İçin Pratik Öneriler

DEHB'li çocuğa sahip aileler için günlük yaşamda uygulanabilecek somut öneriler, tedavi sürecini destekler ve aile içi yaşam kalitesini artırır.

Yapılandırılmış bir ev ortamı oluşturun. DEHB'li çocuklar rutin ve öngörülebilirlikten büyük fayda görür. Sabah rutini, ödev zamanı, yemek saatleri ve uyku düzeni mümkün olduğunca tutarlı tutulmalıdır. Görsel çizelgeler ve hatırlatıcılar kullanmak, çocuğun bağımsızlığını destekler.

Görevleri küçük adımlara bölün. "Odanı topla" gibi genel yönergeler DEHB'li çocuk için bunaltıcı olabilir. Bunun yerine "önce yatağını yap, sonra oyuncakları kutusuna koy" gibi somut ve sıralı yönergeler verin.

Olumlu pekiştirmeyi ön planda tutun. Çocuğun doğru yaptığı şeyleri fark edin ve takdir edin. Ödül sistemi oluşturun; ancak ödüllerin maddi olmak zorunda olmadığını unutmayın. Birlikte vakit geçirmek, seçim hakkı tanımak veya özel bir aktivite planlamak güçlü pekiştireçlerdir.

Fiziksel aktiviteye zaman ayırın. Düzenli fiziksel aktivite, DEHB belirtilerini hafifletmede kanıtlanmış bir yöntemdir. Ankara'nın parkları ve spor tesisleri bu konuda zengin olanaklar sunmaktadır. Yüzme, bisiklet, dövüş sanatları veya takım sporları çocuğun enerji düzeyini düzenlemeye yardımcı olur.

Ekran süresini sınırlandırın. Aşırı ekran kullanımı DEHB belirtilerini artırabilir. Yaşa uygun sınırlar koyun ve ekran dışı aktiviteler için çekici alternatifler sunun.

Uyku düzenine özen gösterin. Yetersiz uyku, DEHB belirtilerini belirgin şekilde kötüleştirir. Çocuğunuzun yaşına uygun uyku süresini sağlayın, yatmadan önce sakinleştirici bir rutin oluşturun ve yatak odasında ekran kullanımını önleyin.

Kendinize de zaman ayırın. DEHB'li bir çocuğun ebeveyni olmak yorucu ve stresli olabilir. Kendi fiziksel ve ruhsal sağlığınıza dikkat etmeniz, çocuğunuza daha sabırlı ve etkili bir ebeveyn olmanızı sağlar. Gerektiğinde profesyonel destek almaktan çekinmeyin.

Uzman Görüşü

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, Ankara'da çocuk psikiyatristi olarak yılların klinik deneyimine dayanarak şunları vurgulamaktadır:

DEHB bir hastalık değil, beynin farklı bir çalışma biçimidir. Bu farklılık, doğru anlaşıldığında ve uygun şekilde desteklendiğinde çocuğun potansiyelini tam olarak ortaya koymasını engellemez. Dünya genelinde bilim insanları, sanatçılar, girişimciler ve sporcular arasında DEHB tanısı almış pek çok başarılı birey bulunmaktadır.

Ankara'da DEHB tedavisinde en önemli adım, ailenin doğru ve güvenilir bir çocuk psikiyatristine ulaşmasıdır. Kanıta dayalı yöntemlerle değerlendirilen ve tedavi edilen çocukların büyük çoğunluğu, akademik, sosyal ve duygusal açıdan tatmin edici bir yaşam sürmektedir.

Tedavide sabır ve süreklilik esastır. DEHB kronik bir durumdur ve tedavi süreci aylarca, bazen yıllarca devam edebilir. Ancak her geçen gün çocuğun öz düzenleme becerileri gelişir, başa çıkma stratejileri güçlenir ve yaşam kalitesi artar.

Son olarak, DEHB tedavisinin yalnızca çocuğun değil, tüm ailenin yaşamını iyileştirdiğini belirtmek gerekir. Tedavi sürecinde aile içi iletişim güçlenir, stres düzeyi azalır ve ebeveyn-çocuk ilişkisi olumlu yönde dönüşür. Ankara'daki aileler, bu süreçte yalnız olmadıklarını bilmeli ve profesyonel destek almanın güç değil, bilinçlilik göstergesi olduğunu hatırlamalıdır.

Özetle

DEHB, Ankara'da ve tüm Türkiye'de çocukluk çağının en yaygın nöropsikiyatrik durumlarından biridir. Erken tanı, kanıta dayalı tedavi yöntemleri ve bütüncül bir yaklaşımla DEHB'li çocuklar potansiyellerini tam olarak gerçekleştirebilir.

Ankara'da çocuk psikiyatristi tarafından yürütülen kapsamlı bir değerlendirme süreci, doğru tanının temelini oluşturur. Tedavi; davranışsal müdahaleler, gerektiğinde ilaç tedavisi, ebeveyn eğitimi ve okul işbirliğini kapsayan çok bileşenli bir yaklaşımla planlanmalıdır.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre, DEHB tedavisinde başarının anahtarı bireyselleştirilmiş yaklaşım, aile katılımı, düzenli izlem ve çocuğun güçlü yönlerine odaklanmaktır. Ankara'da yaşayan ve çocuğunda DEHB belirtileri gözlemleyen ailelerin, uzman bir çocuk psikiyatristine başvurarak bu yolculuğa başlaması, atılacak en değerli adımdır.

Sık Sorulan Sorular

DEHB tanısı kaç yaşından itibaren konulabilir?

DEHB tanısı genellikle 6 yaşından itibaren güvenilir şekilde konulabilir. Ancak belirtiler okul öncesi dönemde de gözlemlenebilir ve 4 yaşından itibaren klinik değerlendirme yapılabilir. Ankara'da çocuk psikiyatristi ile erken dönemde görüşmek, tanı sürecini hızlandırabilir.

Ankara'da DEHB değerlendirmesi ne kadar sürer?

Kapsamlı bir DEHB değerlendirmesi genellikle 2-3 seans sürer. İlk seansta aile ve çocukla görüşme yapılır, ikinci seansta gerekli testler uygulanır ve üçüncü seansta sonuçlar aileyle paylaşılır. Süreç ortalama 2-4 haftada tamamlanır.

DEHB ilaçları bağımlılık yapar mı?

DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar, çocuk psikiyatristi tarafından uygun dozda ve tıbbi gözetim altında kullanıldığında bağımlılık riski son derece düşüktür. Araştırmalar, tedavi edilen DEHB'li bireylerde madde kullanım riskinin tedavi edilmeyenlere kıyasla daha düşük olduğunu göstermektedir.

DEHB'li çocuğum okula gitmek istemiyor, ne yapmalıyım?

Okul reddi DEHB'li çocuklarda akademik zorluklar, sosyal sorunlar veya eşlik eden kaygı bozukluğundan kaynaklanabilir. Bu durumda çocuğunuzun çocuk psikiyatristini bilgilendirmeniz ve okul rehberlik servisiyle işbirliği yapmanız önemlidir.

DEHB tedavisinde diyet değişikliği işe yarar mı?

Şeker veya katkı maddelerinin DEHB'ye neden olduğuna dair güçlü bilimsel kanıt yoktur. Ancak dengeli beslenme, düzenli uyku ve fiziksel aktivite genel sağlığı destekler ve belirtilerin yönetimine katkıda bulunabilir. Eliminasyon diyetleri yalnızca uzman gözetiminde denenmelidir.

Ankara'da DEHB tedavisi için hangi uzmana başvurmalıyım?

DEHB tanı ve tedavisi çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından yapılmalıdır. Çocuk psikologları ve pedagoglar destekleyici terapi sunabilir; ancak tanı koyma ve ilaç tedavisi yalnızca çocuk psikiyatristinin yetki alanındadır.

DEHB büyüyünce geçer mi?

DEHB belirtileri yaşla birlikte değişim gösterir. Hiperaktivite ergenlikte azalma eğilimindedir; ancak dikkatsizlik ve yürütücü işlev güçlükleri yetişkinlikte devam edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 50-60'ında belirtiler erişkinlikte de sürer.

DEHB'li çocuğuma nasıl ders çalıştırmalıyım?

Kısa çalışma periyotları (20-25 dakika) ve aralarına molalar koyun. Sessiz ve düzenli bir çalışma ortamı sağlayın. Görevleri küçük parçalara bölün, görsel materyaller kullanın ve çocuğun ilgi alanlarıyla konuları ilişkilendirmeye çalışın.

Ankara'da DEHB tedavisi ne kadar sürer?

DEHB tedavi süresi bireysel farklılıklara göre değişir. Davranışsal müdahaleler genellikle en az 6-12 ay sürer. İlaç tedavisi gereken vakalarda tedavi yıllar boyunca devam edebilir. Ankara'da çocuk psikiyatristi düzenli kontroller aracılığıyla tedavinin süresini ve içeriğini belirler.

DEHB ile Otizm Spektrum Bozukluğu aynı anda olabilir mi?

Evet, DEHB ve Otizm Spektrum Bozukluğu birlikte görülebilir. Araştırmalar, DEHB'li çocukların yaklaşık yüzde 20-50'sinde otizm özelliklerinin de bulunabileceğini göstermektedir. Her iki durumun birlikte değerlendirilmesi, tedavi planının doğru oluşturulması açısından kritik öneme sahiptir.

Kaynakça

  1. American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM-5-TR). Washington, DC: APA Publishing.
  2. Barkley, R.A. (2020). Taking Charge of ADHD: The Complete, Authoritative Guide for Parents (4th ed.). New York: Guilford Press.
  3. National Institute for Health and Care Excellence (NICE). (2019). Attention deficit hyperactivity disorder: diagnosis and management. NICE Guideline NG87.
  4. Faraone, S.V., Banaschewski, T., Coghill, D., et al. (2021). The World Federation of ADHD International Consensus Statement. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 128, 789-818.
  5. Türkiye Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Derneği. (2023). DEHB Klinik Uygulama Kılavuzu. Ankara.
  6. Cortese, S., Adamo, N., Del Giovane, C., et al. (2018). Comparative efficacy and tolerability of medications for attention-deficit hyperactivity disorder in children, adolescents, and adults. The Lancet Psychiatry, 5(9), 727-738.
  7. Danielson, M.L., Bitsko, R.H., Holbrook, J.R., et al. (2018). Prevalence of parent-reported ADHD diagnosis and associated treatment among U.S. children and adolescents. Journal of Clinical Child & Adolescent Psychology, 47(2), 199-212.
  8. Sonuga-Barke, E.J., Brandeis, D., Cortese, S., et al. (2013). Nonpharmacological interventions for ADHD: systematic review and meta-analyses. American Journal of Psychiatry, 170(3), 275-289.
  9. Ercan, E.S., Kandulu, R., Uslu, E., et al. (2013). Prevalence and diagnostic stability of ADHD and ODD in Turkish children. Turkish Journal of Pediatrics, 55(6), 639-647.
DEHB AnkaraDEHB TedavisiDikkat EksikliğiÇocuk Psikiyatristi Ankara
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doçent, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi. 15+ yıl klinik deneyim. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Türk Psikiyatri Derneği üyesi.

Tam Profili Görüntüle
Bilimin Işığında, Şefkatle

Her Çocuk Anlaşılmayı Hak Eder

Ruh sağlığı yolculuğunda ailenizle birlikte yürüyoruz. Kanıta dayalı tedavi yöntemleri ve empatik yaklaşımımızla çocuğunuzun yanındayız.