Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Sınav Kaygısı Uzmanı Seçme Rehberi: Başarıya Giden Yolda Doğru Destek

Ana SayfaBlog
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu
Son güncelleme: 15 Temmuz 2026
Sınav Kaygısı Uzmanı Seçme Rehberi: Başarıya Giden Yolda Doğru Destek

Çocuğunuzun sınav kaygısı akademik başarısını engelliyor mu? Ankara'da çocuk psikiyatristi Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ile sınav kaygısı tedavisi, BDT yöntemleri ve ebeveyn stratejileri hakkında kapsamlı rehber.

Sınav dönemine giren her dört öğrenciden birinin işlevselliği bozacak düzeyde kaygı yaşadığı tahmin edilmektedir. Çocuğunuzun bildiği soruları sınav anında yapamaması, aylarca süren emeğin karşılığını alamaması ve yaklaşan tarihle birlikte artan gerginlik, ailelerin uzman desteği aramasının en sık nedenidir.

Bu yazı, sınav kaygısının belirtilerini değil, destek sürecinin kendisini ele alır: doğru uzmanı nasıl seçersiniz, ilk görüşmede ne olur, hangi soruları sormalısınız, süreç ne kadar sürer ve ailenin rolü nedir. Belirtiler, nedenler ve normal sınav heyecanından farkı için ayrı bir rehberimiz bulunuyor.

Önemli Noktalar

  • Sınav kaygısı desteğinde uzmanın unvanından çok, değerlendirmeyi hangi kapsamda yaptığı belirleyicidir.
  • İlk görüşme tek başına yeterli değildir; kaygının sınava özgü mü yoksa daha yaygın bir tablonun parçası mı olduğu ayırt edilmelidir.
  • Eşlik eden dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü veya uyku bozukluğu atlanırsa, yalnızca kaygıya yönelik çalışma sonuç vermez.
  • Sürecin okul takvimini aksatmaması planlanabilir; görüşmeler ders saatleri dışına yerleştirilebilir.
  • Ailenin iletişim dilini değiştirmesi, seans sayısından daha belirleyici olabilir.

Sınav Kaygısında Uzman Desteği Ne Zaman Gerekir?

Her gerginlik klinik düzeyde kaygı değildir. Sınav öncesi belirli bir uyarılma hali performansı artırır; sorun, bu uyarılmanın öğrenilen bilgiye erişimi engellediği noktada başlar.

Ankara'da yapılan uzman değerlendirmelerinde eşik, belirtinin şiddetinden çok işlevsellikteki kayıptır. Öğrenci deneme sınavlarında ders çalışma performansının belirgin şekilde altında puan alıyorsa, sınav salonuna girdiğinde zihinsel blokaj yaşadığını tarif ediyorsa, sınav öncesi gecelerde uyuyamıyorsa veya karın ağrısı, bulantı gibi bedensel yakınmalar tekrarlıyorsa, bu tablo tek başına çalışma disipliniyle çözülmez.

Performans ile Potansiyel Arasındaki Fark

Sınav kaygısını ayırt etmenin en pratik yolu, öğrencinin deneme performansı ile ders çalışma performansı arasındaki farka bakmaktır. Evde konuyu anlatabilen, soru çözerken zorlanmayan bir öğrenci, sınav salonunda aynı soruları yapamıyorsa buradaki sorun bilgi eksikliği değildir. Öğretmenler bu durumu sıklıkla "biliyor ama yazamıyor" diye tarif eder.

Bu fark ölçülebilir: son üç-dört denemede alınan netlerin, öğrencinin konu tekrarlarındaki başarısının belirgin biçimde altında kalması anlamlı bir işarettir. Aile bu iki performansı yan yana koyduğunda, tabloyu tembellik ya da isteksizlik olarak yorumlama eğilimi de azalır.

Ertelemenin Bedeli

Ailelerin sık yaptığı hata, "sınav geçsin, sonra bakarız" yaklaşımıdır. Oysa sınav kaygısı çoğu zaman tek bir sınavla sınırlı kalmaz; kaçınma davranışı pekiştikçe sonraki sınavlarda daha güçlü döner. Ayrıca sınav döneminin ortasında başlayan bir destek süreci, hem öğrencinin programını bozar hem de yeterli süre bırakmaz. İdeal olan, belirtilerin ilk fark edildiği dönemde değerlendirme almaktır.

Yaş Grubuna Göre Farklılaşan İhtiyaç

LGS dönemindeki öğrenci, erken ergenliğin duygusal dalgalanmalarıyla sınav baskısını aynı anda taşır ve kaygısını çoğu zaman öfke ya da isteksizlik olarak dışa vurur. YKS dönemindeki öğrencide ise gelecek kaygısı, kimlik arayışı ve akran karşılaştırması tabloya eklenir. Aynı teknikler her iki gruba aynı biçimde uygulanmaz; değerlendirmede gelişimsel dönem mutlaka hesaba katılmalıdır.

Sık Karşılaşılan Yanlış Yorumlar

Sınav kaygısı yaşayan öğrenciler evde sıklıkla "çalışmak istemiyor", "erteliyor" veya "umursamıyor" olarak değerlendirilir. Oysa kaçınma, kaygının en tipik davranışsal sonucudur: çalışmaya oturduğunda kaygı yükseldiği için öğrenci masadan kalkar, telefona yönelir ve kısa vadede rahatlar. Bu rahatlama kaçınmayı pekiştirir ve döngü kendini besler.

Benzer biçimde, sınav öncesi ortaya çıkan karın ağrısı, baş ağrısı veya bulantı "numara yapmak" olarak yorumlanabilir. Bu yakınmalar gerçektir; kaygının otonom sinir sistemi üzerinden bedensel karşılığıdır. Aile bu iki yanlış yorumu bıraktığında, öğrencinin yardım istemesi de kolaylaşır.

Ankara'da Başvuru Profili

Ankara, sınav hazırlık kültürünün yoğun olduğu şehirlerden biridir ve bu durum sınav kaygısı başvurularına da yansır. Ankara'daki ailelerden gelen taleplerin önemli bölümü, öğrencinin akranlarıyla sürekli karşılaştırıldığı bir çevrede performans baskısı yaşamasıyla ilişkilidir. Deneme sınavı sıralamalarının haftalık olarak paylaşıldığı bir düzende, öğrencinin kendi gelişimini değil konumunu izlemesi kaygıyı besler.

Bu nedenle Ankara'da yürütülen değerlendirmelerde yalnızca öğrencinin belirtileri değil, içinde bulunduğu hazırlık ortamının niteliği de ele alınır: haftalık ders yükü, deneme sıklığı, kurum içi sıralama uygulamaları ve ailenin bu verilere tepkisi.

Uzman Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Çocuk Psikiyatristi mi, Psikolog mu?

İkisi farklı yetkinliklere sahiptir ve çoğu zaman birbirini tamamlar.

  • Çocuk ve ergen psikiyatristi tıp doktorudur; tıbbi muayene yapabilir, tetkik isteyebilir, eşlik eden tabloları ayırt eder ve gerektiğinde ilaç tedavisini yönetir.
  • Klinik psikolog psikolojik test uygulama ve psikoterapi yürütme konusunda eğitimlidir; ilaç yazma yetkisi yoktur.

Sınav kaygısı yalnız başına ise psikoterapi tek başına yeterli olabilir. Ancak tabloya dikkat eksikliği, depresyon, belirgin uyku bozukluğu veya panik atak eşlik ediyorsa, sürecin bir çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Bu ayrımı baştan yapmak, aylar süren yanlış yönlendirmeyi önler.

Yöntemin Kanıta Dayalı Olması

Sınav kaygısında etkinliği araştırmalarla gösterilmiş temel yöntem bilişsel davranışçı terapidir. Uzmanla görüşürken hangi yöntemi kullandığını ve bu yöntemin neden seçildiğini sormak meşru bir sorudur. Kanıta dayalı bir yaklaşım, seansların yapılandırılmış olması, ölçülebilir hedefler konulması ve ilerlemenin izlenmesi anlamına gelir.

Ücret, Süre ve Pratik Beklentiler

Aileler çoğu zaman sormaya çekindikleri için sürecin pratik yönleri belirsiz kalır. İlk görüşmede seans sıklığının, öngörülen toplam süre aralığının ve izlem görüşmelerinin nasıl planlanacağının netleşmesi, ailenin süreci sahiplenmesini kolaylaştırır. Belirsizlik, ailenin kendi kaygısını artırır ve bu kaygı dolaylı olarak öğrenciye yansır.

İlk Randevuda Sorulması Gereken Sorular

  • Çocuğumun kaygısının altında başka bir tablo var mı, bunu nasıl değerlendireceksiniz?
  • Hangi terapi yöntemini kullanacaksınız ve neden?
  • Kaç seans öngörüyorsunuz, ilerlemeyi nasıl ölçeceğiz?
  • Okulla ve rehberlik servisiyle iletişim kurulacak mı?
  • Seans aralarında evde yapılacak uygulamalar olacak mı?
  • Sınav dönemine denk gelen bir kriz durumunda nasıl ulaşabiliriz?

Uzmanın Deneyim Alanı

Genel yetişkin psikiyatrisi ile çocuk ve ergen psikiyatrisi farklı uzmanlık alanlarıdır. Sınav kaygısı, gelişimsel dönemin özellikleriyle, aile dinamikleriyle ve okul sistemiyle iç içe geçmiş bir tablodur. Ergenin motivasyonunu nasıl kazanacağını, aileyi sürece nasıl dahil edeceğini ve okulla nasıl iş birliği kuracağını bilen bir uzmanla çalışmak süreci belirgin biçimde kısaltır.

Uzmanın sınav sistemine aşina olması da pratikte fark yaratır; deneme takvimi, tercih dönemi ve sınav günü koşulları hakkında somut öneriler verebilmesi, öğrencinin güvenini artırır.

Klinik Süreç Nasıl İşler?

İlk Değerlendirme

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'nun Ankara'daki muayenehanesinde sınav kaygısı değerlendirmesi tek bir görüşmeyle sınırlı değildir. İlk seansta öğrenciyle bireysel görüşme yapılır. Amaç, kaygının yalnızca sınava mı özgü olduğunu yoksa yaygın kaygı bozukluğu, sosyal kaygı veya panik bozukluğun sınav döneminde belirginleşen bir yansıması mı olduğunu ayırt etmektir. Bu ayrım tedavi planını doğrudan değiştirir.

Ardından ebeveyn görüşmesinde ailenin beklentileri, evdeki çalışma düzeni, geçmiş sınav deneyimleri ve aile içindeki konuşma dili ele alınır. Gerektiğinde standart kaygı ölçekleri uygulanır.

Eşlik Eden Tabloların Taranması

Sınav kaygısı görünümüyle gelen öğrencilerin bir bölümünde asıl sorun başkadır. Tanınmamış bir dikkat eksikliği, öğrencinin çalıştığı halde verim alamamasına; özgül öğrenme güçlüğü, okuduğunu anlamada zorlanmaya; uyku bozukluğu ise gündüz bilişsel performansın düşmesine yol açar. Bu tablolar atlandığında, yalnızca kaygıya yönelik çalışma beklenen sonucu vermez. Bu nedenle değerlendirmede dikkat işlevleri, öğrenme becerileri ve uyku düzeni ayrıca sorgulanır.

Terapi Süreci

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu tarafından Ankara'da yürütülen bilişsel davranışçı terapi, öğrencinin sınav öncesi ve sırasındaki yıkıcı düşünce kalıplarını tanımasıyla başlar. "Bu sınavı kaybedersem her şey biter" türü mutlakçı düşünceler, daha gerçekçi ve dengeli ifadelerle değiştirilir. Buna gevşeme teknikleri, nefes çalışması ve kademeli maruz bırakma eklenir: öğrenci önce evde süre tutarak deneme çözer, ardından gerçek sınav koşullarına benzeyen ortamlarda çalışır.

Seans aralarında evde yapılacak uygulamalar sürecin ayrılmaz parçasıdır. Terapinin etkinliği, büyük ölçüde bu ara çalışmaların düzenli yapılmasına bağlıdır.

Sınav Günü İçin Hazırlık

Terapi sürecinin somut bir çıktısı, öğrencinin sınav gününe dair yazılı bir planla çıkmasıdır. Bu plan genellikle şunları içerir: sınavdan önceki gece uyku saati, sabah rutini, salona giriş öncesi uygulanacak nefes çalışması, soru tıkandığında izlenecek adım (soruyu işaretleyip geçme kuralı) ve ara verme noktaları.

Planın önceden yazılmış olması, sınav anında karar verme yükünü azaltır. Kaygının en yoğun olduğu dakikalarda öğrenci, ne yapacağını yeniden düşünmek yerine daha önce üzerinde çalıştığı adımı uygular.

Süreç Ne Kadar Sürer, İlerleme Nasıl Ölçülür?

Sınav kaygısında bilişsel davranışçı terapi genellikle sınırlı sayıda seansla planlanır. Süre, kaygının şiddetine, eşlik eden tabloların varlığına ve ara çalışmaların düzenliliğine göre değişir.

İlerleme öznel izlenimle değil, ölçülebilir göstergelerle takip edilir: kaygı ölçeği puanlarındaki değişim, deneme sınavı netlerinin çalışma performansına yaklaşması, sınav öncesi uyku süresi ve bedensel yakınmaların sıklığı. Bu göstergelerin düzenli kaydedilmesi, hem planın işe yarayıp yaramadığını gösterir hem de öğrencinin ilerlemeyi görmesini sağlar.

İlaç Tedavisi Ne Zaman Gündeme Gelir?

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'nun klinik yaklaşımında hafif ve orta şiddetteki tablolarda psikoterapi tek başına yeterli kabul edilir. İlaç tedavisi, kaygının panik atak düzeyine ulaştığı, öğrencinin sınava hiç giremediği veya eşlik eden bir depresyon bulunduğu durumlarda değerlendirilir. Kullanılan ilaçlar bağımlılık yapmaz ve tedavi süresi baştan planlanır. Karar, öğrencinin ve ailenin bilgilendirilmiş onayıyla birlikte alınır.

Ebeveynler İçin Yol Haritası

Ailenin tutumu, seans sayısından daha belirleyici olabilir. Ebeveyn kaygısı çoğu zaman farkında olmadan çocuğa aktarılır.

Kardeş ve Aile Dengesi

Sınav dönemi çoğu zaman tüm ailenin düzenini yeniden şekillendirir. Evdeki konuşmaların sınava indirgenmesi, kardeşlerin ihtiyaçlarının ertelenmesi ve ailenin sosyal yaşamının tamamen durması, öğrencinin üzerindeki sorumluluk hissini artırır. "Herkes benim için fedakârlık yapıyor" düşüncesi, başarısızlık ihtimalini daha da yıkıcı hale getirir.

Dengeli bir yaklaşım, sınava hazırlanan öğrenciye uygun bir çalışma ortamı sağlarken ailenin olağan işleyişini korumaktır. Bu, öğrenciye "senin değerin bu sınavdan ibaret değil" mesajını sözlerden daha güçlü biçimde iletir.

Destekleyici Yaklaşımlar

  • Süreci övün, sonucu değil. "Bugün üç saat düzenli çalıştın" cümlesi, "kaç net yaptın" sorusundan daha işlevseldir.
  • Koşulsuz güvence verin. "Sonuç ne olursa olsun senin yanındayız" cümlesi, kaygının en güçlü panzehiridir.
  • Uyku ve beslenme düzenini koruyun. Sınav döneminde uykudan çalınan saat, ertesi gün bilişsel performanstan düşer.
  • Hobiye ve harekete alan bırakın. Tamamen sınava indirgenmiş bir yaşam, kaygıyı artırır.

Kaçınılması Gereken Tutumlar

  • Akranlarla veya kardeşlerle karşılaştırma yapmak.
  • Sınav sonucunu ailenin onayıyla ilişkilendiren ifadeler kullanmak.
  • Her konuşmayı sınav üzerinden kurmak; yemek masasını deneme sonucu değerlendirmesine dönüştürmek.
  • Kendi kaygınızı çocuğa yansıtmak: sürekli tarih saymak, geri sayım yapmak.

Ebeveyn tutumunun yeniden düzenlenmesi çoğu zaman ayrı bir danışmanlık gerektirir ve bu, sürecin başarısını doğrudan etkiler.

Uzman Görüşü

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'na göre sınav kaygısı, çoğu zaman öğrencinin kendi beklentisinden değil, çevresinin dile getirilmemiş beklentisinden beslenir. Aile doğrudan bir baskı kurmadığını düşünse bile, yemek masasındaki soruların içeriği, sonuç açıklandığında değişen ses tonu ve sessizlikler öğrenci tarafından bir beklenti olarak okunur.

Klinik deneyim, bu örtük beklenti fark edilip açıkça konuşulduğunda kaygı düzeyinin belirgin biçimde gerilediğini göstermektedir. Bu nedenle Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'nun yürüttüğü süreçlerde aile görüşmeleri, öğrenci seanslarıyla eşdeğer bir ağırlık taşır.

Bir diğer sık gözlem, kaygının yalnızca sınavla ilgili olmadığıdır. Sınav, çoğu zaman öğrencinin kendine dair uzun süredir taşıdığı yetersizlik duygusunun ölçüldüğü bir sahneye dönüşür. Değerlendirmede bu daha geniş çerçevenin görülmesi, müdahalenin kalıcı olmasını sağlar.

Ankara'da Değerlendirme ve Randevu Süreci

Ankara'da sınav kaygısı başvuruları belirgin bir mevsimsellik gösterir; LGS ve YKS takviminin yaklaştığı şubat ve mayıs aylarında yoğunlaşır. Bu nedenle değerlendirmenin sınav dönemine sıkışmadan planlanması önerilir.

Görüşmeler genellikle ders saatleri dışına yerleştirilebilir. İlk randevuya gelirken okul rehberlik servisinin gözlem notlarını, son deneme sınavı sonuçlarını ve daha önce alınmış bir psikolojik değerlendirme raporu varsa onu getirmek süreci hızlandırır.

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu, Ankara'da çocuk ve ergen psikiyatristi olarak sınav kaygısını tıbbi ve psikolojik bütünlük içinde ele alır; standart bir protokol yerine öğrencinin gelişimsel dönemine, eşlik eden tablolarına ve aile yapısına göre şekillenen bir plan oluşturur.

Ankara'da çocuğunuzun sınav kaygısı için değerlendirme planlamak isterseniz, çocuk psikiyatrisi hizmeti hakkında bilgi alabilir ve randevu talebi oluşturabilirsiniz.

Okul ve Rehberlik Servisiyle İş Birliği

Sınav kaygısı yalnızca evde ve seans odasında yönetilebilecek bir tablo değildir. Öğrencinin zamanının büyük bölümü okulda geçer ve deneme sınavları orada uygulanır. Ailenin onayıyla okul rehberlik servisiyle kurulan iletişim, Ankara'daki izlem süreçlerinin en verimli bileşenlerinden biridir.

Bu iş birliği kapsamında rehber öğretmen, öğrencinin sınav sırasındaki davranışını gözlemleyebilir, deneme koşullarında küçük uyarlamalar yapabilir ve öğretmenlerin öğrenciye yaklaşımını düzenleyebilir. Okulun tabloyu bir disiplin ya da motivasyon sorunu olarak değil, üzerinde çalışılan bir sağlık konusu olarak görmesi, öğrencinin üzerindeki baskıyı azaltır.

Geleceğe Güvenle Hazırlanmak

Sınav kaygısı, doğru değerlendirme ve kanıta dayalı bir planla yüksek oranda düzelen bir tablodur. Belirleyici olan, desteğin sınav dönemine sıkışmadan, belirtiler ilk fark edildiğinde alınmasıdır.

Sınav Sonrası Dönem

Destek sürecinin sınav gününde bitmediğini bilmek önemlidir. Sonuç açıklandıktan sonraki haftalar, özellikle beklentinin altında bir sonuç alınmışsa, duygusal olarak en kırılgan dönemdir. Bu dönemde ortaya çıkan yoğun çaresizlik, içe kapanma veya kendine zarar verme düşünceleri hafife alınmamalıdır.

Ankara'da yürütülen izlem görüşmelerinde sınav sonrası dönem de planın parçası olarak ele alınır. Tercih süreci, alternatif yolların değerlendirilmesi ve gerektiğinde bir sonraki yıla dair gerçekçi bir planlama, öğrencinin bu dönemi sağlıklı geçirmesini destekler.

Sınav kaygısının belirtileri, nedenleri ve normal sınav heyecanından farkı için çocuklarda sınav kaygısı rehberimize bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Sınav kaygısı için psikoloğa mı yoksa psikiyatriste mi gidilmeli?

Şiddetli sınav kaygısı durumlarında, öncelikle tıbbi değerlendirme yapabilen ve tanı koyma yetkisi olan Ankara'da bir çocuk psikiyatristine başvurulması en sağlıklı adımdır. Psikiyatrist, kaygının altında yatan nörobiyolojik temelleri incelerken, psikologlar daha çok terapi sürecine odaklanır. En etkili sonuçlar, her iki disiplinin koordineli çalışmasıyla elde edilir.

Sınav kaygısı tedavisi ne kadar sürer?

Tedavi süreci, öğrencinin yaşadığı kaygının derinliğine ve eşlik eden durumların varlığına bağlı olarak genellikle 8 ile 12 hafta arasında değişir. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ile yürütülen süreçte bazı durumlarda kısa süreli müdahaleler yeterli olurken, bazen sınav takvimi boyunca düzenli takip gerekebilir.

Sınav kaygısı ilaçları bağımlılık yapar mı veya uyku getirir mi?

Modern psikiyatride kullanılan sınav kaygısı ilaçları bağımlılık yapıcı özellik taşımaz ve uzman kontrolünde kullanıldığında günlük işlevselliği bozmaz. Bu ilaçların temel amacı öğrenciyi uyuşturmak değil, beyindeki kaygı mekanizmasını dengeleyerek odaklanmayı ve öğrenmeyi kolaylaştırmaktır. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'nun denetiminde dozaj bireysel olarak ayarlanır.

Sınav kaygısı olan bir çocuğa anne baba nasıl davranmalı?

Anne babalar, çocuklarının başarısını sadece sınav sonuçları üzerinden değil, gösterdikleri çaba üzerinden takdir ederek destekleyici bir tutum sergilemelidir. Sınavı bir hayat-memat meselesi gibi sunmak yerine, çocuğun her koşulda sevildiğini hissettirmek kaygıyı önemli ölçüde azaltır. Ankara'da ebeveyn danışmanlığı desteği alarak evdeki iletişim dilini iyileştirebilirsiniz.

Sınav kaygısı sadece başarısız çocuklarda mı görülür?

Hayır, sınav kaygısı çoğu zaman akademik başarısı yüksek ve mükemmeliyetçi çocuklarda daha sık karşımıza çıkar. Bu öğrenciler, çevrelerini hayal kırıklığına uğratma korkusu veya kendi koydukları çok yüksek hedeflere ulaşamama endişesiyle yoğun stres yaşarlar. Dolayısıyla kaygı, bilgi eksikliğinden değil, başarısızlık korkusundan beslenir.

LGS hazırlık sürecinde terapiye başlamak için çok mu geç?

Ankara'da LGS hazırlık sürecinin son aylarında bile profesyonel desteğe başlamak için asla geç değildir. Doç. Dr. Mehtap Eroğlu ile yapılacak birkaç seanslık odaklı çalışma bile, öğrencinin sınav anındaki stresini yönetmesine ve bildiklerini kağıda yansıtmasına büyük katkı sağlar. Erken müdahale ideal olsa da, son dakika desteği performans üzerinde belirgin bir iyileşme yaratabilir.

Sınav kaygısı uzmanı çocuğuma nasıl yardımcı olacak?

Ankara'da bir sınav kaygısı uzmanı, çocuğunuzun yıkıcı düşünce kalıplarını değiştirmesine ve bedensel stres tepkilerini kontrol etmesine yardımcı olur. Terapi seanslarında öğretilen gevşeme egzersizleri ve zaman yönetimi teknikleri, öğrencinin sınav anındaki odaklanma süresini uzatır. Bu süreç, hayat boyu kullanılabilecek duygusal dayanıklılık becerileri kazandırır.

Sınav anında donup kalma durumu nasıl önlenir?

Sınav anında yaşanan zihinsel blokajları önlemek için seanslarda öğretilen nefes egzersizleri ve topraklama teknikleri o anda uygulanmalıdır. Ankara'da Doç. Dr. Mehtap Eroğlu'nun kliniğinde bu tekniklerin sınav öncesindeki denemelerde düzenli olarak pratik edilmesi, gerçek sınavdaki başarıyı garantileyen unsurdur.

Kaynakça

  1. Zeidner, M. (1998). Test anxiety: The state of the art. Plenum Press. doi:10.1007/b109548
  2. Hembree, R. (1988). Correlates, causes, effects, and treatment of test anxiety. Review of Educational Research, 58(1), 47–77. doi:10.3102/00346543058001047
  3. Ergene, T. (2003). Effective interventions on test anxiety reduction: A meta-analysis. School Psychology International, 24(3), 313–328. doi:10.1177/01430343030243004
  4. Cassady, J. C., & Johnson, R. E. (2002). Cognitive test anxiety and academic performance. Contemporary Educational Psychology, 27(2), 270–295. doi:10.1006/ceps.2001.1094
  5. Von Der Embse, N., Jester, D., Roy, D., & Post, J. (2018). Test anxiety effects, predictors, and correlates: A 30-year meta-analytic review. Journal of Affective Disorders, 227, 483–493. doi:10.1016/j.jad.2017.11.048
  6. Putwain, D. W. (2008). Deconstructing test anxiety. Emotional and Behavioural Difficulties, 13(2), 141–155. doi:10.1080/13632750802027713
  7. Spielberger, C. D., & Vagg, P. R. (1995). Test anxiety: Theory, assessment, and treatment. Taylor & Francis
  8. Segool, N. K., Carlson, J. S., Goforth, A. N., Von Der Embse, N., & Barterian, J. A. (2013). Heightened test anxiety among young children: Elementary school students' anxious responses to high-stakes testing. Psychology in the Schools, 50(5), 489–499. doi:10.1002/pits.21689

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez. Çocuğunuzla ilgili bir endişeniz varsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun. Acil durumlarda 112'yi arayın.

sınav kaygısısınav kaygısı uzmanısınav kaygısı tedavisi ankarasınav kaygısı uzmanı ankaraçocuk psikiyatristi ankaraLGS kaygısıYKS stresisınav stresi tedavisibilişsel davranışçı terapiergen psikiyatristi ankarasınav performansıçocuk psikiyatrisi ankara
Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doç. Dr. Mehtap Eroğlu

Doçent, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi. Uzmanlık eğitimini Ankara Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında tamamladı. 15 yılı aşkın klinik deneyim. Türk Psikiyatri Derneği üyesi.

Tam Profili Görüntüle
Bilimin Işığında, Şefkatle

Her Çocuk Anlaşılmayı Hak Eder

Ruh sağlığı yolculuğunda ailenizle birlikte yürüyoruz. Kanıta dayalı tedavi yöntemleri ve empatik yaklaşımımızla çocuğunuzun yanındayız.